Türkiye’ye Karşı Stratejik Eksen: Doğu Akdeniz’de Hindistan-GKRY Yakınlaşması

Türkiye’ye Karşı Stratejik Eksen: Doğu Akdeniz’de Hindistan-GKRY Yakınlaşması
Tuba Çebi
14.02.2026 Cumartesi 23:13 | Son Güncelleme: 14.02.2026 Cumartesi 23:13

Uluslararası ilişkilerde ittifaklar maddi güç, askeri kapasite ya da ekonomik çıkarların toplamı olmakla birlikte, aynı zamanda tehdit algıları ve kolektif korkuların ürünüdür. Doğu Akdeniz’de son yıllarda şekillenen ve 2025 yılında pekişen ABD destekli İsrail–Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) –Yunanistan güvenlik ekseni, bu yapıya Hindistan’ın eklemlenme eğilimi ve bu doğrultudaki adımları dikkat çekilmesi gereken önemli bir konudur.

Son on yılda Hindistan’ın dış politika davranışlarında belirgin bir dönüşüm gözlemlenmektedir. Bu dönüşüm, Hindistan’ın görünür ve etkili bir güç olma çabasını yansıtmaktadır. Doğu Akdeniz’de GKRY ve İsrail ile geliştirilen ilişkiler, Hindistan’ın bu yeni arayışının dışavurumudur. Hindistan’ın bu eksene dahil olmasının temel motivasyonu, çevresel tehdit algısının genişlemesi ve yeni pazar arayışları olarak değerlendirilebilir. Bu doğrultuda Doğu Akdeniz’de kurulacak stratejik bağlar ve Hindistan’ın GKRY’yi Avrupa’ya açılan bir “güvenli kapı” olarak görmesi, hem tehdit algısının hem de iktisadi açıdan yeni pazarlara ulaşma arzusunun bir sonucudur.

İkili ilişkilerin geçmişine kısaca bakıldığında; 1962’de Hindistan’ın Çin ile savaşa girdiği dönemde Kıbrıs’ın gösterdiği destek, iki ülke arasındaki güven bağını güçlendiren dönüm noktalarından biri olmuştur. Bu safhada Kıbrıs, Hindistan’ın egemenlik haklarını savunmuş, Hindistan ise BM’de Rumları destekleyici kararların alınması yönünde destekte bulunmuştur. Dahası, Hindistan’ın Ada’daki BM Barış Gücü (UNFICYP) bünyesinde görevlendirdiği on binden fazla personeli ve üçer kez komutanlık üstlenmesi, iki ülke arasındaki pratik dayanışmanın göstergeleri olmuştur.

2025 itibarıyla Hindistan ile GKRY arasındaki ilişkiler, uzun yıllar süren diplomatik diyalogdan stratejik yönelimli iş birliğine evrilmiş durumda. Bunun kilometre taşlarından biri, Haziran 2025’te imzalanan ve beş yıllık yol haritasıyla kapsamlı bir iş birliği sunan bir anlaşma yapılması olmuştur. Ocak 2025'te görüşülen ve iki ülke arasındaki savunma ortaklığına somut bir ivme kazandıracak olan İkili Savunma İşbirliği Programı Haziran 2025’te imzalanmıştır. GKRY ile Hindistan arasındaki bu yeni yaklaşım, Hindistan’ın GKRY’yi Doğu Akdeniz’de güvenilir bir partner ve Avrupa Birliği (AB) ile etkileşim için kilit bir köprü olarak görmesinin yansıması olarak değerlendirilebilir.

IMEC projesi

GKRY’nin de dahiliyle geliştirilen Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) projesi, kurulan bu stratejik ilişkinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Bu proje Hindistan’ın Avrupa’ya uzanan geniş ticaret ve enerji bağlantısını güçlendirecek bir altyapı vizyonu ile tasarlanarak Çin’in ‘Kuşak ve Yol Projesi’ne alternatif olarak ön plana çıkarılmaktadır. ABD’de bulunan Ulusal Savunma Üniversitesi Profesörü Andrew Novo, vermiş olduğu bir röportajda ABD’nin Doğu Akdeniz politikalarına ilişkin şu açıklamayı yapmıştı: “ABD, Hindistan'a yönelik önemli hamleler yapmaya başladı. Doğu Akdeniz bağlamında bu, Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru'na (IMEC) olan ilginin yenilenmesi anlamına geliyor. Hindistan'ı Körfez ülkeleri, İsrail, Ürdün ve Avrupa'ya bağlamayı amaçlayan bu proje, Çin'in ‘Tek Kuşak, Tek Yol’ girişimine alternatif niteliğinde. IMEC gibi projeler, ABD'nin HAMAS-İsrail savaşına aktif katılımı ve Ukrayna’ya ilgisi, Avrupa ve Doğu Akdeniz’in Amerikan politika yapıcıları için öncelik olmaya devam ettiğini gösteriyor.” IMEC, küresel ticaret dengelerini etkileme potansiyeline sahiptir. Bu yolun güvenliği için GKRY ile ilişkiler Hindistan için kadar önem taşımaktadır. Bu nedenle Haziran 2025’te yapılan toplantıda beş yılı kapsayan bir yol haritası oluşturulmuştur.

Bu süreçte 1 Ocak 2026 tarihinde Avrupa Konseyi dönem başkanlığını devralan GKRY, 17 Haziran 2022'de Avrupa Birliği, Hindistan ile Serbest Ticaret Anlaşması için başlayan görüşmelerde Hindistan’ı destekleyeceğini açıklamıştı.  27 Ocak 2026’da bu müzakereler sonuca vararak anlaşma imzalandı. 1,45 milyar nüfusa sahip Hindistan artık Avrupa pazarına gümrük vergisiz ürün satabilecek. Böylece GKRY, Hint yatırımlarının Avrupa iç pazarına erişimini kolaylaştıran önemli bir destek olarak öne çıkmaktadır.  Bu anlaşmalar Hindistan’ın hem politik hem de iktisadi açıdan Batı’ya doğru etki alanını önemli ölçüde genişletmesinin göstergesidir.

Hindistan’ın ‘karşı hizalama’ politikası

GKRY- Hindistan arasında imzalanan anlaşmanın Doğu Akdeniz’i etkileyen bir diğer boyutu da güvenlik konusudur. Suudi Arabistan ve Pakistan Eylül 2025'te Stratejik Karşılıklı Savunma Anlaşması imzaladı. Bu anlaşmaya göre, her iki ülke birbirine yapılan saldırıyı kendilerine yönelik bir saldırı olarak değerlendirecekleri yönünde taahhüt verdi. Türkiye’nin Pakistan ile müttefiklik ilişkileri, savunma iş birlikleri ve Suudi Arabistan ile onarılan ilişkiler Hindistan açısından Türkiye’nin bu ittifaka katılma ihtimalini doğurdu. Hindistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) iki yakın müttefikler olarak, Suudi Arabistan’ın Pakistan ve Türkiye yakınlaşmasını tehdit algısı olarak değerlendirmektedir. Hindistan tarafından, Pakistan ve Hindistan çatışması durumunda Suudi Arabistan'ın Pakistan’a askeri yardım edeceği ve Türkiye’nin de destek olacağı beklenmektedir. Bu tablo Hindistan’ın güvenlik mekanizmasını güçlendirecek ittifaklar arayışını arttırdı. Potansiyel Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan’dan oluşacak üçlü ittifak, Hintli uzmanlarca ‘İslami NATO’ veya ‘Müslüman NATO’ olarak adlandırılmaya başlandı. Bu faktörler göz önünde bulundurulduğunda; Hindistan, İsrail, Yunanistan ve GKRY ile geliştirdiği ilişkilerle Doğu Akdeniz’deki iş birliklerini ‘karşı bir hizalanma’ seyrinde gerçekleştiriyor.

Hindistan ile GKRY arasında kurulan yeni güvenlik diyalogları, deniz güvenliği ve siber güvenlik gibi çok alanlı konuları kapsayacak biçimde tasarlandı. Aralık 2025’te imzalanan Yunanistan- GKRY -İsrail üçlü askeri iş birliği planına Hindistan’ın dahil edilmesi ve Akdeniz’de ‘3+1’ modelinin uygulanması yönünde tartışmalar öne çıktı. Hatta Hintli uzmanlar tarafından gelecek senaryolarda Birleşik Arap Emirlikleri’nin de bu gruplaşmaya katılma ihtimali ve bu yönde teşviki konuşuluyor. Bu gruplaşma açık bir şekilde Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’a karşı oluşturulmaya çalışılan bir blok olarak karşımıza çıkmaktadır. Aynı dönemde Hindistan-BAE-İsrail merkezli başka bir stratejik koordinasyon biçimi üzerinde de analizler yapılıyor; bunlar resmi ittifaklardan ziyade stratejik denge ve paylaşılan çıkarlar üzerinden şekilleniyor. Ocak 2026’da Hindistan’ın ‘kardeş ülke’ olarak tanımladığı BAE Cumhurbaşkanı Şeyh Muhamed bin Zayed Al Nahyan’ın Hindistan ziyareti birçok Hintli analist tarafından geleceğe dair senaryoda BAE’ninde Akdeniz’e eklemlenme senaryosunu tartışmaya açtı.

Bu anlaşmada neler var?

GKRY ile Hindistan arasında varılan anlaşma, savunma ve güvenlik alanında somut iş birliği haklarının verilmesini içeriyor. Taraflar, savunma sanayileri arasında ortak üretim, teknoloji paylaşımı ve araştırma iş birliği yapma konusunda hak ve imkanlar üzerinde mutabık kaldı. Bu durum, Hindistan’ın GKRY ile ilgili savunma kapasitesini sınırlı askeri ürünler üzerinden değil, kurumsal ve teknik ortaklıklar üzerinden geliştirme olanağı sağlamaktadır. GKRY, Hindistan donanmasının limanlarına daha sık ziyaret ve lojistik destek almasını kolaylaştıracak adımlar üzerinde anlaştı. Bu koşullar Hint savaş gemilerinin Akdeniz’de liman erişimi ve lojistik imkanlar açısından yeni bir hak sağlamaktadır. Ayrıca ortak deniz eğitimi ve tatbikatları düzenleme üzerine mutabakata varıldı; bu da Hindistan’ın GKRY ile deniz güvenliği alanında daha entegre çalışmasının zeminini güçlendirecektir. İki ülke, siber güvenlik, kritik altyapı koruması ve sınır ötesi tehditler konusunda gerçek zamanlı istihbarat ve bilgi paylaşımı mekanizmaları oluşturmak konusunda da uzlaştı.

GKRY, Hindistan’la kriz yönetimi, ortak arama-kurtarma operasyonları ve sivil kriz iletişimi üzerinde koordinasyon yapma haklarını güvence altına aldı. Bu, iki ülkenin kritik olaylarda karşılıklı yardım etme kapasitesini hukuken güçlendirmektedir.

Haziran 2025 anlaşması çerçevesinde Lefkoşa’nın Hindistan’a tanıdığı ekonomik ve ticaretle ilgili haklar da önemlidir. GKRY, Hindistan’ın India–Middle East–Europe Economic Corridor (IMEC) girişimini desteklemeye ve Ada’yı uluslararası ekonomik ağda stratejik bir aktarma merkezi olarak konumlandırmaya istekli olduğunu açıkça belirtti.  Lefkoşa, Hint şirketlerinin denizcilik operasyonlarında ve uluslararası yatırım projelerinde GKRY’yi merkez olarak kullanmalarını teşvik edecek politikaları öne çıkardı. İki ülke ticaret, yatırım ve iş forumları aracılığıyla kamu-özel sektör bağlantılarını geliştirme kararı aldı.

Anlaşma metni, ticari ve askeri bağların ötesinde kültürel ve halklar arası ilişkileri de güçlendirmeye yönelik unsurlar da içermektedir. GKRY’de bir India Studies ICCR Chair kurulmasına karar verildi. Bu karar, Hint akademik çalışmalarının GKRY üniversitelerinde temsil edilme hakkını sağlamaktadır.

Haziran anlaşması çerçevesinde belirtilen hedeflerden biri, GKRY’nin limanlarının Hint donanmasına açılması ve ortak deniz tatbikatlarıydı. Bu taahhüt, fiilen uygulanmaya başlandı. 21 Eylül 2025’te Hindistan’ın INS Trikand isimli modern muhribi Limassol limanına demirledi. Bu ziyaret, iki ülke arasındaki deniz güvenliği ve savunma diyaloğunun somut bir göstergesi oldu ve ardından PASSEX (Passing Exercise) adıyla kısa tatbikatlar yapıldı.

Sonuç: Yeni Bir Jeopolitik Dönem

2025–2026 dönemi, Doğu Akdeniz güvenlik mimarisinin yeni güvenlik dinamiklerinin oluştuğu, enerji koridoru ve ticaret rotalarının güvenlikle harmanlandığı bir süreç olarak öne çıkıyor. ABD destekli İsrail-GKRY-Yunanistan üçlüsü, askeri koordinasyonu ve ortak tatbikatları artırırken, Hindistan’ın giderek bu yapıya entegre olma niyeti yeni birçok taraflı stratejik platform arayışını gündeme getiriyor.

Türkiye için Doğu Akdeniz ulusal güvenliğin ayrılmaz bir parçası olarak kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle GKRY’nin İsrail, Yunanistan ve ABD ile geliştirdiği savunma iş birliklerine ek olarak Hindistan ile kurduğu yeni bağlar, Ankara açısından dikkatle takip edilmesi gereken önemli bir konudur. Hindistan, GKRY, İsrail, Yunanistan denkleminde geliştirilen ittifak çabası, sadece askeri ittifak kurma, enerji güvenliği, deniz bağlantıları dijital ve ekonomik bölgesel entegrasyon gibi çok boyutlu bir stratejik platform  iddiası olarak değil; aynı zamanda Türkiye’nin Akdeniz’deki nüfuzuna set çekme çabası olarak da okunmalıdır. Hindistan’ın Pakistan ile olumlu ilişkileri sahip ülkeleri muhtelif iş birlikleriyle çevreleme politikası yalnızca GKRY özelinde değildir. Benzer örneği  Ermenistan ile olan ilişkilerinde de görebilmekteyiz. Türkiye, Azerbaycan ve Pakistan iş birliğine karşı bir hamle olarak 2022 yılında Hindistan Ermenistan’a yaklaşık 60 milyar rupi (710 milyon dolar) değerinde 15 Akash füze sistemi satışı için anlaşma imzalamıştı.

Bununla birlikte, Hindistan–GKRY yakınlaşmasının Türkiye ve KKTC için kısa vadede doğrudan askeri bir tehdit oluşturduğunu söylemek güçtür. Ancak orta ve uzun vadede, Hindistan’ın İsrail–Yunanistan–GKRY eksenine eklemlenmesi, Türkiye üzerinde psikolojik baskının dolaylı biçimde artması anlamına gelmektedir.

 

haber365.com