ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Almanya’da düzenlenen 62. Münih Güvenlik Konferansı’nda yaptığı konuşmada, ABD–Avrupa ilişkilerine güçlü vurgu yaptı. Rubio’nun mesajları, geçen yıl aynı konferansta Avrupa’yı ABD’ye bağımlı olmakla eleştiren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in sert tonundan farklı bir çizgide yer aldı. Konuşmasına ABD ile Avrupa arasındaki bağı “tarihi ittifak” olarak tanımlayarak başlayan Rubio, serbest ticaret, savunma harcamalarının ihmal edilmesi ve göç politikalarına ise daha yumuşak eleştiriler yöneltti.
Enerji politikaları ve göç konusunda Batı’nın ortak hatalar yaptığını ifade eden Rubio, iklim politikaları nedeniyle halkların yoksullaştırıldığını, rakip ülkelerin ise enerji kaynaklarını bir kaldıraç olarak kullandığını söyledi. Sınırların zayıflatılmasının toplumsal bütünlüğü tehdit ettiğini belirten Rubio, “Bu hataları birlikte yaptık. Şimdi ABD ve Avrupa’nın birlikte hareket ederek sorumluluk alması ve yeniden inşa sürecini başlatması gerekiyor” dedi.
“ABD ve Avrupa olarak biz, birbirimize aitiz”
Rubio, ABD’nin Batı medeniyetinin yenilenmesi ve restorasyonu için öncülük etmeye hazır olduğunu, gerekirse bunu tek başına yapabileceklerini ancak tercihlerinin Avrupalı müttefiklerle birlikte hareket etmek olduğunu söyledi. “ABD ve Avrupa olarak biz, birbirimize aitiz” diyen Rubio, iki tarafın tek bir Batı medeniyetinin parçası olduğunu vurguladı. Avrupa kültürüne atıfta bulunarak Mozart, Beethoven, Dante, Shakespeare, Da Vinci, Beatles ve Rolling Stones’u anan Rubio, ortak tarih ve mirasın altını çizdi.
Ulusal sınırların kontrolünün yeniden sağlanması gerektiğini ifade eden Rubio, bunun yabancı düşmanlığı değil egemenlik meselesi olduğunu söyledi. Avrupa’nın güçlü olmasını istediklerini belirten Rubio, “Avrupa’nın geleceği asla bizim geleceğimizden bağımsız olmayacak” dedi.
Küresel kurumlara reform çağrısı
Rubio, mevcut küresel kurumların terk edilmemesi ancak reforme edilerek yeniden inşa edilmesi gerektiğini savundu. Birleşmiş Milletler’in potansiyeline dikkat çeken Rubio, Gazze, Ukrayna, İran ve Venezuela örneklerinde çözümün ABD liderliğiyle mümkün olduğunu ifade etti. Avrupa’yı da bu sürece katılmaya davet eden Rubio, “Zayıf müttefikler istemiyoruz” diyerek kendi savunmasını üstlenebilen bir Avrupa görmek istediklerini dile getirdi.
“Ayrışmayı değil, eski bir dostluğu yeniden canlandırmayı hedefliyoruz” diyen Rubio, Batı’nın kontrollü gerilemesini kabul etmeyeceklerini söyledi.
“Amerikan hikayesi Avrupa’da başladı”
ABD’nin köklerinin Avrupa’ya dayandığını vurgulayan Rubio, İngiliz kolonileri, Avrupa’dan gelen göçmenler ve kültürel miras üzerinden iki kıta arasındaki bağın tarihsel temelini anlattı. “Amerikan hikayesi Avrupa’da başladı” diyen Rubio, kendi kişisel hikayesinin de bu ortak geçmişi yansıttığını belirtti. ABD’nin yeni bir refah yüzyılı hedeflediğini ifade eden Rubio, bunu Avrupa ile birlikte gerçekleştirmek istediklerini söyledi.
Rusya ve Çin mesajı
Panel bölümünde Ukrayna’daki savaşa ilişkin konuşan Rubio, savaşın bitirilmesi için ele alınması gereken başlıkların azaldığını ancak en zor konuların kaldığını söyledi. Rusya’nın barış konusunda ne kadar ciddi olduğunun henüz net olmadığını belirten Rubio, sürecin test edilmeye devam edeceğini ifade etti.
Çin ile ilişkilere dair ise, dünyanın en büyük iki ekonomisi olarak diyalog kurmanın zorunlu olduğunu vurgulayan Rubio, bunun jeopolitik bir gereklilik olduğunu söyledi. Ancak yapılacak hiçbir anlaşmanın ulusal çıkarlar pahasına olmaması gerektiğini belirterek, Çin’in de kendi çıkarları doğrultusunda hareket edeceğini kaydetti.
Kaynak: İHA