MHP: Bir Parti Değil, Ortak Bir Ruhun Adıdır

MHP: Bir Parti Değil, Ortak Bir Ruhun Adıdır
Ramda Afsar
10.02.2026 Salı 17:18 | Son Güncelleme: 10.02.2026 Salı 17:18

MHP: Bir Parti Değil, Ortak Bir Ruhun Adıdır

Bazı hareketler vardır; seçim takvimiyle anlatılmaz.

Bir “kampanya” gibi başlayıp bir “dönem” gibi bitmez. Çünkü taşıdığı şey yalnızca siyaset değil; bir karakter, bir duruş, bir reflekstir.

Milliyetçi Hareket Partisi 57 yaşında.

Ve ben MHP’ye bakınca şunu görüyorum: MHP bir parti olmanın ötesinde, ortak bir ruhun adıdır ve MHP bu ortak ruhun neden bulmuş halidir.

Bu “ruh”, akıllara gelen herhangi bir sloganla oluşmadı.

Bu ruh bu bedene menfaat beklentileri ile oluşmadı.  

Bu ruh bu bedene vatan sevgisini her şeyden ve her türlü menfaatten önde tutanların emekleriyle oluştu.

8–9 Şubat 1969’da Adana’daki kongreyle CKMP’nin MHP adına dönüşmesi, yalnızca bir isim değişikliği değildi; Türkiye’de milliyetçi düşüncenin siyasal bir iradeye kavuşmasıydı. 

 

Zor zamanlar, en ağır görevi kime verir?

Türkiye’nin yakın tarihinde bazı dönemler vardır…

Böyle dönemlerde herkes kısa cümleler kurarak riskten kaçar. Herkes “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışı ile “bin yaşayacağını” zanneder. Sessizleşir…

Hatta bazen bazı topluluklar “tabanımızın tepkisini alırız, oy kaybederiz.” düşüncesi ile, doğru bildiklerini telaffuz etmekte dahi zorlanırlar.

Kendilerince haklı sebepleri de vardır. Her katilin, kendini haklı çıkaracak sebepleri olduğu gibi…

Böyle dönemler, bir milletin kaderinin değişeceği yol ayrımlarını işaret eder.

Hiç kimse taşın altına elini koymak istemezse, şahsi menfaatler, milli menfaatlerin önüne geçerse bedelini halk öder. Oysa milli menfaatler şahsi menfaatlerin üzerinde tutulursa devlet kazanır.

İşte o kırılma anlarında halk, sorumluluğu üstlenecek birilerine ihtiyaç duyar. Yanlışa “Dur” diyecek bir sese, şahsi menfaatlerini bir kenara bırakarak sadece milli menfaatleri gözetecek birilerine ihtiyaç duyar…

MHP’yi “var eden” şey tam da bu görev bilincidir…

Kolay günlerin konforunu yaşamak değil, zor günlerin yükünü omuzlamak için vardır MHP.

 

57. Hükümet ve “kriz dönemi sorumluluğu” (1999–2002)

28 Mayıs 1999’da DSP–MHP–ANAP arasında imzalanan koalisyon protokolüyle 57. Hükümet kuruldu. Bu hükümet, Türkiye’nin ekonomik ve siyasal olarak sert dalgalanmalar yaşadığı bir dönemde görev yaptı. 

Bu örnek şunu gösterir:

MHP’nin hikâyesi “muhalefette kalıp konuşma” hikâyesi değil; gerektiğinde yönetme sorumluluğuna da giren bir çizgidir.

Sistem kırılımı ve 2017–2018 süreci

2017’de kabul edilen anayasa değişikliği sonrası, 2018 seçimlerinin erkene alınması sürecinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli birlikte gerekçe açıklayan aktörler olarak Türkiye tarihinde yerlerini aldılar.

MHP’nin 2018 seçim beyannamesinde de Cumhur İttifakı ve sistemin uygulama dönemine geçişi açık biçimde yer almaktadır 

Bu, “siyasi tercih” tartışmasının ötesinde şu gerçeği gösterir:

MHP, Türkiye’de kritik eşiklerde oyuncu değil, çoğu zaman denge unsuru ve emniyet sigortası rolü üstlenmiştir.

 

“Terörsüz Türkiye” vurgusu ve birlik dili (2026 – 57. yıl programı)

57.yıl programı haberinde Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” vurgusu ve “Türk’ü ile Kürt’ü ile Türk milleti…” şeklindeki birlik dili öne çıkıyor. 

Bu tür cümleler, MHP’nin kendini hangi zeminde konumladığını anlatır:

Bu zemin, milleti ayrıştıran değil, birleştiren bir devlet-millet omurgası oluşturma bilincinin ve sorumluluğu zeminidir.

 

Peki “MHP bir ruh” derken neyi kastediyoruz?

Ben bunu 4 olgu ile özetlerim:

  • Aşırılığın yükseldiği yerde “ölçüyü” hatırlatmak
  • Devletin dar boğaza girdiği anlarda zorluklara göğüs gererek, direnç göstererek “set” olmak,
  • Siyasette ciddiyet ve sürekliliğin temsilcisi olmak
  • Makama değil; ülkenin bölünmez bütünlüğüne, her koşulda ve şeraitte milli menfaatlere sadakatle bağlı kalmak.

Bu yüzden MHP sadece “parti” değildir. Parti olarak nitelendirerek basite indirgemek, bu yola gönül vermiş binlerce insanın emeğini de basite indirgemektir.

57 yıl… “Şanla ve Şerefle”

57 yıl; bir hareketin “zaman aşımı” değil, zaman testidir, tecrübe dehlizidir.

Bugün MHP’ye dair herkes farklı fikirde olabilir. Bu doğaldır.

Hatta bazı kararların alınmasında MHP’li isimler bile “Neler oluyor?” diye düşünerek bazen tepki bile gösterirler ama öyle bir zaman gelir ki herkes hatta MHP’li olmayanlar bile “İyi ki…” der.

“Devlet aklı” dediğimiz olgu da tam olarak böyle işler…

İşte, tam olarak da bu yüzden Türkiye’nin en kritik anlarında MHP’nin “kenarda duran” değil; yük alan tarafta olduğunu inkâr etmek imkansızdır.

O yüzden ben şunu söylüyorum:

MHP bir siyasi parti olmanın çok ötesinde, ruhunu milli reflekslerden alan bir hareket ve felsefi bir ekoldür.

“Şanla, şerefle 57 yıl, Kutlu olsun MHP”


haber365.com