Şehit kanı ile sulanan tarihi Yavuz Çıkarma Plajı'nı diskotek, club, Altınbaş'a ait kumarhaneli otel ve özel plaj olmaktan kurtarmak ve açık hava müzesi olmasını sağlamak için verdiğimiz mücadele 30. yılını da doldurdu. 42 yaşımda başladığım mücadeleyi 72 yaşımda da sürdürüyorum. Bu konuda bugüne kadar sayısız yazı yazdım. Usanıp bırakmamı bekleyenler boşuna bekliyor. Sonuç alana kadar asla pes etmeyeceğiz.
Sonradan görme Altınbaş'ın, sahte milliyetçi, şekerlemeci Başbakan Ünal Üstel'i şekerlemelerle mutlu etmesinin sonucu, Yavuz Çıkarma Plajı'ndaki işgal 2. yılını da doldurdu. Kira sözleşmesi Ağustos 2024'te bitti. Altınbaş 2 yıldır ayda 12 bin sterlin olan kirayı ödemeyi durdurdu ancak plajı da boşatmadı.
Vakıfların şu an faiziyle birlikte 350 bin sterlin civarında bir kira alacağı var. Vakıflar İdaresi defalarca tahliye yazısı yazarak plajı boşaltmasını istedi. LAÇ Belediyesi işletme iznini iptal etti. "Escape Beach" tabelasını sökerek "Yavuz Çıkarma Plajı" tabelasını dikti. Ne ki, Ünal Üstel'i şekerlemelerle tatlıya bağlayan Altınbaş, işgale son vermedi.
Ünal Üstel, Vakıflar İdaresi'nin tahliye davası açmasını engellerken, Erhan Arıklı'ya bağlı Limanlar Dairesi ise kira sözleşmesi olmayan ve 6 yıl önce kaçak iskele inşa eden işgalci Altınbaş'a, geçen yıl iskele inşa izni vererek 5 yıllık işgali meşru hale getirdi. 6 aylık izin süresi 31 Aralık 2025'te bitmesine karşın iskele sökülmedi.
İşgalci Altınbaş, yasal kira sözleşmesi olmamasına karşın, bu yıl da plaja giren herkesten 250 TL haraç alıyor. Makbuz vermiyor, vergisini kaçırıyor... Bu paradan aldığı şekerlemelerden kleptoman şekerleme hastalarına da gönderiyor, böylece işgalinin sürmesini sağlıyor.
Oysa geçen yıl yaptığım yoğun yayınlar karşısında açıklama yapmak zorunda kalan Ünal Üstel ve Erhan Arıklı, "plajın açık müze olması için karar alındığını, birkaç ay içinde çalışmalara başlanacağını ve müzenin kısa sürede bitirileceğini" duyurmuşlardı.
Ne ki, aradan geçen 1 yıla karşın çivi bile çakılmadı, Altınbaş işgaline son verilmedi, tahliye davası açılmadı, plajı askeri bölge ilan eden karar alınmadı, plaj, KTBK Komutanlığına devredilmedi... Tam aksi yıllardır her 20 Temmuz akşamı yapılan "Şafak Nöbeti" etkinliği de geçen yıl iptal edildi.
Böylece sözlerini tutmayan, milli şuurdan yoksun sahte milliyetçiler ve siyasi sahtekarlar olduklarını yeniden kanıtladılar.
Tarihi plaja resmen çöken Altınbaş'a ve şekerlemelerle mutlu ettiği sahte milliyetçi Ünal Üstel'e sesleniyorum:
Türk askeri ve mücahit, şehit kanı ile sulanan tarihi plaja çökesiniz diye savaşmadı, halkı haraca kesesiniz diye can vermedi. İşgale ve halktan haraç almaya son verin.
Hükümet derhal plajı tahliye etmeli, plajı askeri bölge ilan etmeli, açık hava müzesi yapılması için KTBK Komutanlığına devretmeli ve Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünde "Şafak Nöbeti" etkinliğini yapmalıdır.
SABAHATTİN İSMAİL
Şehit kanı ile sulanan Yavuz Çıkarma Plajı'nı diskotekçilerden ve plaja göz diken aç gözlülerden kurtarmak için 30 yıldır kesintisiz mücadele ettiğimizi, bu mücadelede, son 4 yıldır, Ünal Üstel'in yoğun saldırıları ve itibarsızlaştırma çabaları ile karşılaştığımı herkes biliyor.
Ne mutlu ki, aralıksız verdiğimiz bu mücadele sonucu tarihi plaja yapılan diskotekleri kaldırttık.
Adını şehit tank üsteğmen Yavuz Sokollu'dan alan Yavuz Çıkarma Plajı'na "Locca Diskotek, Ice Clup, Escape Beach" adı verilerek milli ruhtan koparılmasını sonlandırdık. Bu yoz isim tabelalarını söktürerek, "Yavuz Çıkarma Plajı" tabelasının yeniden dikilmesini sağladık. Milli şuurdan ve milli ruhtan yoksun rüşvetçi sahte milliyetçi Başbakanlara karşı mücadele ederek, baskı ve itibarsızlaştırma çabalarını göğüsleyerek, Plajın milli anlamını ve tarihi önemini yok etme çabalarını boşa çıkardık.
Bu mücadelede bana en çok saldıran, demeç milliyetçisi, şekerleme hastası Ünal Üstel oldu. İşgalci Altınbaş'a kol kanat germekten hiç utanmadı.
Kaçak Başbakan Hüseyin Özgürgün de, Ünal Üstel'den farksızdı.
Şekerleme karşılığı, 2016'da Altınbaş'a, tarihi plajda kumarhaneli otel inşa etme izni bile vermişti.
Bu rezilliği önlemek için de halkımızla birlikte büyük mücadele verdik ve başardık.
Sibel Siber'in başkanlığını yaptığı hükümet, 2017'de bu rezil kararı iptal etti. Yapılaşmayı önlemek için tüm plaj sit alanı ilan edildi
Verdiği şekerlemeleri boşa giden Altınbaş da üzerine bir bardak soğuk su içti.
Bu mücadele, KTBK Komutanlığının Plajı, tarihi anlamına uygun şekilde, Çanakkale'de olduğu gibi, açık hava müzesi yapma kararı almasıyla taçlandı.
2 Yıl Geçti Ama Kararı Çıkarmadılar
Ne yazık ki aradan geçen 2 yıla karşın, KTBK Komutanlığı'nın hazırladığı projenin uygulanması mümkün olmadı.
Çünkü, bunun için şart olan plajın, üstteki askeri bölgeye dahil edilmesi ve KTBK Komutanlığı'na devredilmesi kararı, Ünal Üstel tarafından bir türlü çıkarılmadı.
Sadece bu değil, 2 yıldır süren işgale karşın, Altınbaş aleyhine tahliye davası açılması da, şekerlemeci Ünal Üstel tarafından engellendi. Bereket, Vakıflar İdaresi eski müdürü İbrahim Benter ve şimdiki müdürü Mustafa Tümer, Altınbaş'ın kira sözleşmesini yenilemeyi, kendilerine yapılan baskılara karşı reddettiler.
Vakıflar İdaresi, 7 Mayıs 2025'de ikinci kez Altınbaş'a ait kiracı "Kennedy Trading Ltd."e bir yazı göndererek, kira sözleşmesinin 31 Ağustos 2024'te sona erdiğini hatırlattı ve arazinin askeri bölge kapsamına alınacağı için yenilenmeyeceğini yeniden belirtti.
Altınbaş ise buna kulak tıkayarak Ünal Üstel ile defalarca görüştü, onun desteğini alarak, sözleşme olmadan tarihi plaja çökmeye devam etti.
Bu da yetmedi, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'ya bağlı Limanlar Dairesi Müdürlüğü ise, işgalci olmasına ve kira sözleşmesi ibraz etmemesine karşın, 4 Haziran 2025'de, Altınbaş'a iskele izni verdi.
Oysa o iskele zaten 5 yıl önce izinsiz ve kaçak olarak inşa edilmişti. İskele izin ücretleri de ödenmemişti...
Bunlar olurken, LAÇ Belediyesi, sözleşmesi olmadığı için Altınbaş'ın işletme iznini iptal etmişti. Ama Altınbaş'ın yaz sezonunda plajda kalarak haraç toplamaya devam etmesi için meşru bir dayanağa ihtiyacı vardı.
O nedenle kaçak iskeleyi yapmasından 5 yıl sonra, iskele izni için Erhan Arıklı'ya başvurdu. Sözleşme ibraz etmediği ve geriye dönük 5 yıllık İskele izin ücretlerini faiziyle ödemediği halde, 6 aylık bir süre için iskele izni kopardı. Verilen izin süresi 31 Aralık 2025'de dolmasına karşın hala sökülmedi. Yeni bir izin verilip verilmediği ise bilinmiyor.
Rezillik bu kadar da değil.
Açgözlü, doyumsuz Altınbaş, 2024 ağustos ayından bu yana Vakıflara kira da ödemiyor.
Eski sözleşmeye göre ayda yaklaşık 12 bin sterlin (11945 sterlin) olan kira borcu faiziyle 350 bin sterlini geçti. Vakıflar İdaresi'nin bu borcun tahsili için de alacak davası açması gerekiyor.
Hiç utanması olmadığı ve şekerlemeci Ünal Üstel'e güvendiği için, geçen yıl olduğu gibi, bu yıl da işgalci olduğu plajda halkı haraca kesiyor, her gelenden 250 TL haraç almaya devam ediyor.
Oysa hiçbir yasal statüsü yok, hakkı yok, plaja çökmüş durumda...
Bu arada TMT Mücahitler Derneği'nin 2024 yılında Ünal Üstel'e yazdığı ve plajın açık müze olmasını talep eden yazısına da hiçbir yanıt verilmedi.
Aklınızı Başınıza Alın
İşgalci Altınbaş'a ve hamisi şekerlemeci Ünal Üstel'e sesleniyorum:
Aklınızı başınıza alın!
Şehit kanı ile sulanan tarihi Yavuz Çıkarma Plajı babanızın malı değildir.
Ey Altınbaş, onca zenginliğe, mala, mülke karşın, Şehit kanı ile sulanan tarihi bir Plajı hala işgal etmekten, halktan haraç almaktan utanmıyor musun?
Ordumuzun yapacağı Çanakkale benzeri açık hava müzesini engellemekten, vakıf malını gasp etmekten sıkılmıyor musunuz?
Ünal Üstel'e de sesleniyorum:
Geçen yıl, bu konuda sizi yoğun eleştirince
"Plajın açık hava müzesi olma kararını aldık, KTBK Komutanlığına devredeceğiz, kısa süre içinde müze bitecek. Vakıflar da halk plajı olarak işletecek" demiştiniz...
1 yıl geçti, niye sözünüzü tutmadınız?
Bir başbakan, halka karşı bu denli rahat yalan söyler mi?
Altınbaş'ın akıttığı şerbetler mi ağır bastı?
Barış Harekatı'ndan bu yana 52 yıl geçti. Orası çoktan askeri bölge ilan edilmeli ve Çanakkale benzeri açık müze olmalıydı.
Bir daha vurguluyorum:
- Plajı askeri bölge ilan eden ve KTBK Komutanlığı'na devreden kararı hemen alınız
- İşgalci Altınbaş'ı derhal tarihi plajdan çıkarınız, işgale son veriniz
- Karaoğlanoğlu Şehitliği'ne kadar olan bölgedeki 4-5 özel mülkü kamulaştırıp KTBK Komutanlığına devrediniz. Üstteki açık müzenin Karaoğlanoğlu Şehitliği ve açık müze ile bütünleşmesini sağlayınız.
- Acil bakım isteyen Karaoğlanoğlu Müzesi'ni tamir edip 7 gün 24 saat açık kalmasını sağlayınız.
- Geçen yıl iptal ettiğiniz "Şafak Nöbeti" etkinliğini, 20 Temmuz 1974'ün 52. yıl dönümünde yeniden yapmak için hazırlıklara başlayınız.
Bu adımları atana kadar konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz, peşinizi bırakmayacağız, peşkeşin unutulmasına ve işgalin sürmesine izin vermeyeceğiz.
***
BELGE 1: Sözleşmenin Ağustos 2024'de bittiğini ve kiranının ayda 11945 sterlin olduğunu gösteren belge

BELGE 2: Kira sözleşmesi bittiği an Vakıflar İdaresi'ne fiili tahliye yetkisi veren 17. Madde.

BELGE 3: SİBEL SİBER hükümetinin aldığı bölgeyi SİT ALANI İLAN EDEN karar

BELGE 4,5,6: LAÇ Belediyesi'nin, Altınbaş'ın işletme iznini iptal etme konusunda Vakıflar ve Kaymakamlıkla yazışmaları

BELGE 7-8: Limanlar Dairesi'nin Altınbaş'a verdiği 6 ay süreli İskele izni ve ödeme makbuzu


- VARAN 80 16.06.2026
- VARAN 79 09.06.2026
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıklamasına göre, Türkiye'den yılda 60 milyar dolar götüren KKTC merkezli yasa dışı sanal kumar baronları ve "ödüllü girişimci" Burak Başel ile ilgili iddialar, KKTC'de niye araştırılmıyor? 04.06.2026
- KKTC merkezli yasadışı sanal kumar baronları ve "ödüllü girişimci" Burak Başel ile ilgili iddialar, KKTC'de niye araştırılmıyor? 02.06.2026
- Türkiye'den yılda 60 milyar dolar götüren KKTC merkezli yasadışı sanal kumar baronları ve "ödüllü girişimci" Burak Başel ile ilgili iddialar KKTC'de niye araştırılmıyor? 01.06.2026
- Tümünü Gör