Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Foreign Affairs dergisi için kaleme aldığı makalede, Batı’nın küresel hegemonyasının sarsıldığını belirterek, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu "orta güçlerin" yeni dünya düzenindeki belirleyici rolüne dikkat çekti.
Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Amerikan dış politika dergisi Foreign Affairs’te yayımlanan “Batı’nın Son Şansı: Çok Geç Olmadan Yeni Bir Küresel Düzen Nasıl İnşa Edilir” başlıklı makalesinde çarpıcı analizlerde bulundu. Stubb, uluslararası sistemin derin bir kırılma döneminden geçtiğini ve Türkiye’nin bu süreçte stratejik bir konumda olduğunu vurguladı.
"Eski Dengeler Yitirildi"
Dünyanın son dönemde Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu ve Afrika’daki çatışmalarla sarsıldığını belirten Stubb, mevcut uluslararası sistemin dengesini yitirdiğini ifade etti. Batılı ülkelerin artık "monolog" yerine "diyalog" kurması gerektiğini savunan Cumhurbaşkanı, yeni bir düzen inşası için tutarlılık ve işbirliğinin kaçınılmaz olduğunu dile getirdi.
Oyunun Kurallarını Değiştiren Ülkeler: "Orta Güçler"
Stubb’a göre, geleceğin dünyasında sadece ABD ve Çin rekabeti belirleyici olmayacak. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu yükselen güçlerin oyunun kurallarını değiştirdiğini belirten Stubb, şu ifadeleri kullandı:
“Brezilya, Hindistan, Meksika, Nijerya, Suudi Arabistan, Güney Afrika ve Türkiye gibi orta güç ülkeleri artık oyunun kurallarını değiştiren bir konuma geldi. Bu ülkeler hem ekonomik araçlara hem de jeopolitik ağırlığa sahip.”
Bu aktörlerin küresel düzeni ya istikrara kavuşturacağını ya da daha büyük çalkantılara sürükleyeceğini belirten Stubb, bu ülkelerin tercihinin dünya siyaseti için hayati önem taşıdığını kaydetti.
Batı İçin "Çifte Standart" Uyarısı
Dünyada "çok taraflılık" yerine "çok kutupluluğun" hakim gelmeye başladığını vurgulayan Stubb, Batı dünyasına şu tavsiyelerde bulundu:
Diyalog: Batı, diğer ülkelerle tepeden bakarak değil, eşit birer ortak olarak konuşmalı.
Tutarlılık: Çifte standartlardan kaçınılmalı; değerler tüm bölgeler için aynı kararlılıkla savunulmalı.
İşbirliği: Tahakküm yerine ortak çıkar odaklı bir sistem kurulmalı.
Küresel Güney’in Yükselişi
Stubb, yeni dünya düzeninin yönünü belirleyecek asıl gücün, coğrafi olarak "Küresel Güney"de yer alan ve sayıları 125’e ulaşan gelişmekte olan ülkeler olacağını ekledi. Bu geniş blok içerisinde Türkiye, jeopolitik tecrübesi ve askeri kapasitesiyle dönüşümün "anahtar aktörü" olarak nitelendirildi.Cumhurbaşkanı Stubb, Batı’nın bu değişime ayak uyduramaması durumunda, küresel çapta çok daha kapsamlı ve yıkıcı çatışmaların kaçınılmaz olacağı uyarısıyla makalesini noktaladı.