Ceyhun Bozkurt'tan kardeşliğe uyarı: Türkiye ve Azerbaycan arasındaki kardeşliği kimler hedef alıyor?

Ceyhun Bozkurt, Görüş Alanı programının yeni bölümünde Türkiye-Azerbaycan tırmandırılmak istenen dezenformasyon kampanyalarını, Karabağ zaferinin arkasındaki askeri modeli, Zengezur Koridoru’nun stratejik önemini ve İsrail’in iki ülke ilişkilerini bozmaya yönelik sinsi planlarını ayrıntılarıyla analiz etti.


Haber365 Youtube kanalında yayınlanan Görüş Alanı programının yeni bölümünde Ceyhun Bozkurt, son dönemde sosyal medya üzerinden tırmandırılmaya çalışılan Türkiye-Azerbaycan karşıtlığını, iki ülkenin stratejik ittifakını hedef alan dezenformasyon dalgasını, İsrail ve emperyalist odakların bölgedeki sinsi planlarını ve Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) küresel dengelerdeki kritik rolünü ayrıntılarıyla analiz etti.

Küresel arayışlar ve Türk Devletleri Teşkilatı modelinin doğuşu

Dünyanın 1990’lar sonrasındaki tek kutuplu yapıdan çıkarak çok kutuplu yeni bir dengeye evrildiğini belirten Ceyhun Bozkurt, ABD ve Batılı müttefiklerinin işgalci ve saldırgan politikalarına karşı Türkiye’nin milli çıkarları doğrultusunda alternatif ittifak kanalları geliştirdiğini ifade etti. Bu kapsamda Türk Devletleri Teşkilatı’nın sadece ekonomik değil; siber güvenlik, savunma ve jeopolitik alanlarda da ortak güç oluşturma yolunda emin adımlarla ilerlediğini aktardı.

Türkiye ile Azerbaycan arasındaki güvenlik iş birliğinin 1990’lara uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Bozkurt, 2006-2007 yıllarında ABD’li diplomat ve istihbaratçıların Ankara’da soruşturmalar yürüterek "Türkiye’nin Azerbaycan ordusu içindeki etkisi ve desteği ne boyutta?" sorusunun peşine düştüklerini hatırlattı. Bu askeri ve stratejik danışmanlık modelinin, kahraman Azerbaycan ordusunun binlerce şehit vererek gösterdiği destansı mücadeleyle birleştiğini ve 30 yıllık Karabağ işgalini zaferle sona erdirdiğini belirtti. İki ülke arasında imzalanan Şuşa Beyannamesi ile taçlanan bu modelin, TDT üyesi tüm Türk devletleri için adeta bir NATO 5. Maddesi benzeri kolektif güvenlik zeminine dönüştürülmesi gerektiğine dikkat çekti.

İran, Zengezur Koridoru ve İsrail’in sinsi oyunu

Kafkasya jeopolitiğinde Türkiye ve Azerbaycan’sız hiçbir planın yürütülemeyeceğini ifade eden Bozkurt, Tahran yönetiminin geçmişten bu yana iki Türk dünyası coğrafyasının fiziki olarak birleşmesini engelleme arayışında olduğunu hatırlattı. Zengezur (Turan) Koridoru’nun açılmasıyla Türk dünyasının kesintisiz bir hatta kavuşacağını vurguladı.

Azerbaycan’ın İran’ın geçmişteki tutumlarına karşı geliştirdiği İsrail ile ilişkiler boyutuna da değinen Bozkurt, bu durumu üçe ayırarak şu kritik analizlerde bulundu:

Sosyal medyada fırsat kollayarak doğrudan Azerbaycan düşmanlığı yapan kesimlerin siyonist ve emperyalist odakların ajanı/aparattı gibi hareket ettiğini belirtti.

Haklı hassasiyetlerle tepki gösterenlerin siyonizmin oyununa gelmemesi gerektiğini, Azerbaycan düşmanlığı üretmenin doğrudan İsrail’in işine yarayacağını söyledi. İsrail’in Türkiye’yi açıkça hedef aldığını, İdlib’den Kıbrıs’a kadar tehditler savurduğunu hatırlatan Bozkurt, "Azerbaycan İran’dan kaçarken İsrail’e yakalanmamalı" değerlendirmesini aktardı.

Azerbaycan’ın bağımsız bir devlet olarak kendi dış politikasını yürütme hakkına saygı duyulması gerektiğini ancak İsrail’in iki kardeş ülke arasındaki bağı koparma arayışlarına karşı uyanık olunmasının şart olduğunu dile getirdi.

Kardeşlik hukuku, başörtüsü hassasiyeti ve Cumhurbaşkanı Aliyev’e çağrı

Azerbaycan’ın iç hukukuna ve devlet iradesine kimsenin müdahale edemeyeceğinin altını çizen Ceyhun Bozkurt, Türkiye’nin 1990’larda yaşadığı sosyolojik tecrübelere dayanarak kardeşane bir tavsiyede bulundu. Azerbaycan’da başörtüsü nedeniyle bazı öğrencilerin ve şehit çocuklarının okullara alınmadığına dair kamuoyuna yansıyan haberlerin toplumda sosyolojik yaralar açabileceği uyarısında bulundu.

İnançlı insanların sırf kılık kıyafetleri nedeniyle dışlanmasının geçmişte Türkiye’ye hiçbir fayda sağlamadığını ve toplumsal fay hatlarını tetiklediğini belirten Bozkurt, Azerbaycan Başkomutanı ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in bu konuda hassasiyet göstererek gerekli adımları atacağına inandığını ifade etti.

Bozkurt konuşmasını şu 4 temel ilkeyle tamamladı:

Kardeşlik Temeli: Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağını hiçbir güç bozamaz.

Egemenlik Hakkı: Kardeş ülkenin iç hukukuna ve bağımsız iradesine dışarıdan müdahale edilemez.

Siyonist Tuzak: İran’a karşı dururken sinsi İsrail yapılanmasının tuzağına düşülmemeli; Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozma hamlelerine geçit verilmemelidir.

Kardeş Tavsiyesi: Başörtüsü gibi hassas sosyolojik konularda toplumda yara açmayacak, birlik ve beraberliği pekiştirecek adımlar atılmalıdır.

Pusuda bekleyen "yam yamlara" iki ülkenin stratejik kardeşliğinin yem edilmeyeceğini belirten Bozkurt, Türk dünyasına selam göndererek değerlendirmesini bitirdi.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!