Haber365 YouTube kanalında yayınlanan Pusula programında Seda Ateşoğlu’nun sorularını yanıtlayan Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda KKTC’nin uluslararası toplumca tanınmasına yönelik yaptığı tarihi çağrıyı ve Doğu Akdeniz’deki son diplomatik gelişmeleri değerlendirdi.
"Türkiye Kıbrıs politikasından çark mı etti?" endişelerine yanıt
Kamuoyunda ve Doğu Akdeniz takipçilerinde zaman zaman samimi endişelerin doğduğunu belirten Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye'nin Kıbrıs vizyonunda herhangi bir sapma olmadığını ifade etti:
"Kamuoyunda 'Acaba Türkiye Kıbrıs politikasından çark mı etti? Vaz mı geçiliyor? Federasyon tezi geri mi geldi, Annan Planı dönemine mi dönüyoruz?' diye samimi tereddüt yaşayanlar var. Sayın Cumhurbaşkanımızın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasını baştan sona okudum. Bu konuşma, bu tür endişelerin tamamen haksız olduğunu ve endişe etmememiz gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Türkiye'nin uluslararası diploması ve politika vizyonu o konuşmada özetlenmiştir."
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın BM’deki 3 Ana Mesajı
Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’nda Kıbrıs konusundaki mesajlarını üç temel sütunda özetledi:
1. Egemen Eşitlik ve Eşit Uluslararası Statü
Kıbrıs Türk halkının devlet statüsünün tanınması ve uluslararası alanda eşit konumda yer alması gerektiği vurgulanmıştır.
Yaycı, özellikle "siyasi eşitlik" ile "egemen eşitlik" terimleri arasındaki çizgiye dikkat çekerek Tufan Erhürman ve federasyon yanlısı söylemleri eleştirdi:
Siyasi Eşitlik (Federasyon modeli): "Tufan Erhürman gibiler 'siyasi eşitlik' diyor. Siyasi eşitlik; 'Sen de oy ver, ben de oy vereyim, Rum da versin, Yunan da versin' demektir. Yani bir devletin 'içinde' sağlanan bir eşitliktir. Siyasi eşitlik anlayışı ancak ve ancak federasyonla olur."
Egemen Eşitlik (Devlet modeli): "Cumhurbaşkanımızın vurguladığı egemen eşitlik ise devletler arası eşitliktir. 'O da devlet, ben de devletim. O ne kadar egemense ben de o kadar egemenim' demektir. İkisi arasında devasa bir fark vardır. Türkiye, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesini şart koşarak devlet çözümünün arkasında durduğunu ilan etmiştir."
2. Gayri-İnsani İzolasyonların Sonu
KKTC'ye uygulanan spor, kültür, eğitim ve akademideki ambargoların kabul edilemez olduğu belirtilmiştir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dikkat çektiği gayri-insani izolasyonlar başlığını somut örneklerle detaylandıran Cihat Yaycı, Rum ve Yunan ikilisinin uyguladığı baskıların insani boyutları aştığını vurguladı:
"KKTC’ye inanılmaz bir ambargo uygulanıyor. Yabancı doktorlar gelip konferans veremiyor, Türk sporcular uluslararası hiçbir müsabakaya katılamıyor. Hatta öyle bir boyuta ulaştı ki; Barselona'nın Katalan çocuk futbol takımı KKTC’de kamp yapacaktı, Yunanistan ve Rum yönetimi adeta seferber olarak baskıyla o kampı iptal ettirdiler. Bir Sırp organizasyon şirketi konser düzenleyecekti, 'Oraya giderseniz sizi unuturuz, mahvederiz' diyerek onu da engellediler. Çocukların spor yapmasına, bir konsere bile tahammülleri yok!"
"Seçim bile yapmadan KKTC şehirlerine Belediye Başkanı atıyorlar"
Rum tarafının KKTC'nin meşru idari yapısını yok sayan vesayetçi yaklaşımına da tepki gösteren Yaycı, Rum yönetiminin absürt uygulamalarını deşifre etti:
"Rumlar, KKTC'deki meşru belediye başkanlarını asla tanımıyor ve o unvanı kullanmalarına izin vermiyor. İşin daha da vahim tarafı; Rum yönetimi, KKTC'deki her bir şehir için kendi kafasına göre sözde belediye başkanları atıyor! Kendi içlerinde seçim dahi yapmıyorlar; 'Buranın belediye başkanı sensin, şuranınki sensin' diye atama yapıyorlar. Bu kadar hukuksuz, bu kadar gayrimeşru bir anlayışla karşı karşıyayız. İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın BM’deki çağrısı, bu gayri-insani ve absürt izolasyon zırhını kırmaya yöneliktir."
3. Uluslararası Tanınma Çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası topluma bir kez daha net bir çağrıda bulunarak, "KKTC vardır; bu devleti tanıyın, onunla siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis edin" demiştir.
Cihat Yaycı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tanınma çağrısının ne kadar kritik olduğunu Suriye ve Somali'de yaşanan çarpıcı örneklerle deşifre etti:
"Sayın Cumhurbaşkanımız her Genel Kurul'da net olarak 'KKTC vardır ve bunu tanıyın, onunla ilişki tesis edin' çağrısı yapıyor. Ancak sahada öyle durumlarla karşılaşıyoruz ki; Suriye bile KKTC’nin varlığını kabul etmek yerine Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile kablo döşeme anlaşması yapıyor.
Çok taze bir skandal daha aktarayım: Somali Meclis Başkanı seçildiğinde, KKTC Meclis Başkanı Ziya Öztürkler kendisine bir kutlama mesajı gönderdi. Somali’yi ayakta tutan, limanını, havaalanını, askerini, harpokulunu eğiten kim? Türkiye! Somali Meclis Başkanı da sosyal medyadan 'KKTC Meclis Başkanı'na teşekkür ediyorum' diye bir mesaj yayınladı. Ancak Rum ve Yunan tarafı adama öyle bir baskı yaptı ki, adam o mesajı silmekle kalmadı, 'Güney Kıbrıs Rum Yönetimi adanın tek temsilcisidir' diye açıklama yaptı.
Biz Türkiye olarak varımızla yoğumuzla destek verdiğimiz Somali’ye bile KKTC’yi kabul ettirmekte zorlanıyoruz. İşte Sayın Cumhurbaşkanımızın BM’deki tanınma çağrısı, bu diplomasi zafiyetlerini aşmak ve KKTC’nin varlığını uluslararası topluma kabul ettirmek adına son derece hayatidir."
Tufan Erhürman’a sert tepki: "Yakanda KKTC bayrağı yok, bu devletin onurunu düşürmeyin"
CHP ve muhalefet kanadının KKTC tutumunu ve Tufan Erhürman’ın BM temaslarındaki tavrını eleştiren Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, Kıbrıs Türk halkının duruşuna dikkat çekti:
"Ben bu anlayışı anlamıyorum. Rumlar ve Yunanlar KKTC liderleriyle kimse görüşmesin diye kapı kapı dolaşıyor. Erhürman New York’a gidiyor; yakasında KKTC bayrağı yok, rozeti yok! Sayın Ersin Tatar pandemi döneminde bile New York sokaklarında üzerinde KKTC bayrağı olan maskeyle geziyordu. Rauf Denktaş’ın, Derviş Eroğlu’nun, Ersin Tatar’ın duruşu ortadadır.
Rum tarafı hâlâ 'Kıbrıs Yunandır, Türkleri buradan atmak lazım' diye bağıran başpiskoposların peşinden giderken, karma evliliklerden doğan çocuklara bile vatandaşlık vermezken siz neyin federasyonunu görüşeceksiniz? Kimse Kıbrıs Türk devletinin ve Kıbrıs Türk halkının onurunu bu kadar düşürmemeli, hor geride kapı aşındırmamalıdır!"
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!