Aksa Tufanı 100 yıllık zulme karşı direniştir… İsrail artık bölgede varolma savaşı veriyor

Haber365'te yayınlanan Bir Bilene Sor programına konuk olan Filistinli Gazeteci Muhammed Ebu Takiye, Aksa Tufanı’nın yüz yıllık işgal ve 17 yıllık Gazze ablukasının kaçınılmaz bir sonucu olduğunu vurguladı. Ateşkese rağmen katliamların sürdüğüne dikkat çeken Ebu Takiye, İsrail’in saldırganlığının 7 ülkeyi ve Türkiye sınırlarını tehdit ettiğini belirterek, İslam dünyasını İsrail’e soykırımın bedelini ödetmeye ve Mescid-i Aksa’ya sahip çıkmaya çağırdı.


Haber365 YouTube kanalında yayınlanan “Bir Bilene Sor” programına konuk olan Filistinli gazeteci Muhammed Ebu Takiye, Aksa Tufanı operasyonunun arka planı, Gazze’de yaşanan insani trajedi ve İsrail’in tüm Ortadoğu’yu kapsayan saldırganlığı hakkında açıklamalarda bulundu.

Aksa Tufanı’nın tek başına bir başlangıç noktası olarak görülmesinin tarihi bir hata olacağını belirten Ebu Takiye; operasyonun yüz yıllık işgal, 17 yıllık Gazze ablukası ve Filistin davasını tamamen tasfiye etme planlarına karşı meşru bir direniş yanıtı olduğunu söyledi.

"Aksa Tufanı yüz yıllık işgal ve 17 yıllık ablukanın sonucudur"

Aksa Tufanı’nı anlamak için tarihsel sürece bakılması gerektiğini vurgulayan Ebu Takiye şu ifadeleri kullandı:

"Bu operasyonu sadece başladığı günden itibaren değerlendirirsek büyük bir okuma hatası yapmış oluruz. Meseleye hakkaniyetle yaklaşabilmek için yüz yıllık işgal tarihine ve yakın geçmişe gitmek gerekir. Gazze, operasyondan önce 17 yıldır ağır bir kuşatma altındaydı. Filistin; uluslararası kurumların, dünya siyasetinin ve vicdanların gündeminden tamamen düşürülmüş, haritadan silinmek üzere olan bir davaydı. Aksa Tufanı, Filistinlilerin ellerinde kalan son parçaları ve kaleleri savunmak için başvurdukları istisnai ve meşru bir operasyondur."

Aksa Tufanı öncesinde Netanyahu’nun Birleşmiş Milletler haritası üzerinden bölgeyi yeniden çizme ve bölgenin lideri olma planlarını hatırlatan Ebu Takiye, gerçekleştirilen askeri ve istihbari hamlenin Filistin’i yok olmaktan kurtaran stratejik bir dönüm noktası olduğunu belirtti.

Askeri ve istihbarat açısından mucizevi operasyon

Aksa Tufanı’nın stratejik, askerî ve istihbari boyutlarına özel vurgu yapan Ebu Takiye, sürecin dünyadaki tüm dengeleri sarstığını belirtti:

"Bugün Filistin, hem İslam dünyasında hem de tüm küresel kamuoyunda hakikatleri açık bir şekilde ortaya çıkaran bir konumdadır. Askerî açıdan baktığımızda; hazırlık süreçlerinden karşı istihbarat adımlarına kadar dostun da düşmanın da kabul ettiği son derece kritik, stratejik ve mucizevi bir operasyonla karşı karşıyayız. Bu hamle, Filistin’i unutturmak isteyenlerin tüm planlarını altüst etmiştir."

"Ateşkese rağmen soykırım sürüyor: Gazze’nin %70’i işgal edildi"

İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü katliamın boyutlarını rakamlarla açıklayan Ebu Takiye, ateşkes süreçlerinin dahi saldırıları durdurmadığına dikkat çekti:

Operasyon öncesinde Gazze’nin yalnızca %5’ini kontrol eden İsrail, bugün Gazze topraklarının %70’ini işgal etmiş durumdadır.

İmzalanan ateşkese rağmen bu süreçte 1.500’e yakın Filistinli katledilmiş, 5 binden fazla kişi yaralanmış ve 200’den fazla kişi esir alınmıştır.

Saldırılarda 22 binden fazla çocuk yaşamını yitirirken, yüzlerce insan açlık ve susuzluk nedeniyle hayatını kaybetmiştir.

İsrail’in bölgesel liderlik hayallerinden saparak kontrolsüz bir "varoluş çılgınlığı" içine girdiğini belirten Ebu Takiye, işgal yönetiminin sadece ayakta kalabilmek adına vahşice saldırdığını vurguladı.

"İsrail tehdidi 7 ülkeye ulaştı, 'Orta Doğu NATO'su' tuzağı çöktü"

İsrail’in bölgesel liderlik hayallerinden saparak kontrolsüz bir "varoluş çılgınlığı" içine girdiğini belirten Ebu Takiye, işgal tehdidinin Filistin sınırlarını aşarak tüm bölgeyi kapsadığını söyledi:

"7 Ekim öncesinde ABD dayatmasıyla kurulmak istenen 'Orta Doğu NATO'su' ve İsrail ile normalleşme adımlarının ne kadar büyük bir tehdit olduğu bugün netleşmiştir. Eğer zamanında Gazze’de İsrail’in eli tutulmuş olsaydı, bugün saldırıların farklı İslam ülkelerine kadar ulaşmasını konuşmuyor olacaktık. İsrail bugün Yemen, Irak, Katar, Lübnan, Suriye, İran ve Mısır olmak üzere 7 ülkeye saldırmış, Türkiye’nin sınır hatlarına kadar ulaşan bir meydan okuma içerisine girmiştir. İsrail, güçten başka hiçbir dilden anlamayan bir işgal projesidir."

İslam dünyası ve bölge ülkeleri için 3 temel sorumluluk

Filistinli gazeteci Muhammed Ebu Takiye, programın sonunda İslam dünyası, bölge hükümetleri ve vicdan sahibi tüm insanlık için acil olarak yerine getirilmesi gereken üç temel sorumluluğu sıraladı:

Soykırımın Bedelini Ödetmek: İsrail’in işlediği insanlık suçlarının ve soykırımın hesabını sormak, uluslararası hukuku işleterek işgalcilere dünyayı dar etmek.

Yaraları Sarmak ve Kutsalları Korumak: Gazze’deki derin insani yıkıma hızla müdahale etmek; Batı Şeria’da Filistinlilerin elinde kalan %5’lik son vatan toprağına ve son haftalarda 13 bin işgalcinin baskın düzenlediği Mescid-i Aksa’ya somut adımlarla sahip çıkmak.

Küresel Uyanışı Sürdürmek: Aksa Tufanı ile birlikte dünya halkları nezdinde başlayan vicdani uyanışı desteklemek, gerçekleri ortaya çıkaran bu haklı mücadele yolunu kararlılıkla sürdürmek.

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!