ABD Başkanı Donald Trump’ın Amerika kıtasını yeniden tam kontrol altına almak için Monroe Doktrinini Donroe Doktrini olarak yeniden revize etmesinin ardından başlayan süreçte ABD ile birlikte İsrail etkisinin Güney Amerika’da artması dikkat çekiyor.
Güney Amerika’da anti-Amerikan/siyonist/emperyalist yönetimlerin tamamen İsrail yanlısı yönetimlerle değişmesi dikkat çekici.
Gelişmeleri sıraladığımızda karşımıza büyük bir Siyonist operasyon çıkıyor.
Nisan ayında İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, kendisini "dünyanın en Siyonist başkanı" olarak nitelendiren Arjantin Cumhurbaşkanı Javier Miley'i sıcak bir şekilde karşıladı. O dönemde bu ittifak, özellikle İsrail ordusunun Gazze'deki soykırım eylemlerinden sonra, Tel Aviv'e oldukça düşük bir saygı duyan diğer Latin Amerika ülkeleriyle karşılaştırıldığında tuhaf görünüyordu. Ancak aniden değişimler yaşandı ve bölgedeki devletler İsrail ile temas kurmaya başladı.
Venezuela
Başkan Hugo Chávez'in iktidarı döneminde, 2009 yılında Venezuela İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti. Bunun nedeni, Caracas'ın "Filistin halkına yönelik insanlık dışı bir zulüm" olarak tanımladığı Gazze'deki Dökme Kurşun Operasyonu'ydu.
Chavez'in halefi Nicolas Maduro, Filistin halkını desteklemeye devam ederek Netanyahu'yu soykırım yapmakla suçladı ve onu "modern zamanların Herod'u" olarak nitelendirdi.
Ancak ABD, Maduro’nun gayri meşru bir saldırıyla kaçırılması ve sonrasında Venezuela’da başlayan yeni dönemde İsrail ile ilgili ufak da olsa bazı değişiklikler gerçekleşiyor. On yedi yıl sonra, iki ülke büyükelçiliklerini karşılıklı olarak açıyor.
Bu durum Venezuela'da protestolara yol açtı. Yani ülkede İsrail’e yakınlaşan bir yönetim ve halkın tepkisi var.
Kolombiya
Bir diğer önemli gelişme de Kolombiya'da yaşandı. Ülke, Gustavo Pedro’nun şüpheli bir seçimle kaybetmesinden sonra İsrail’e yönelim gösteriyor. Yeni yönetim, uluslararası hukuka göre Suriye'nin bir parçası olarak kabul edilen Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tanıdı.
Aslında uzun bir süre boyunca Bogotá, Latin Amerika'da Tel Aviv'in en yakın müttefiklerinden biri olarak kabul ediliyordu ve Tel Aviv de önemli bir savunma ürünleri tedarikçisiydi. Ancak, Başkan Gustavo Petro döneminde iki ülke arasındaki ilişkiler değişti. Filistinlilere yönelik politikaları nedeniyle İsrail'i defalarca eleştirdi ve nihayet 2024'te büyükelçisini geri çağırdı.
Petro'nun yerine geçen Abelardo de la Esprilla, İsrail ile ilişkileri normalleştirme ve Kudüs'te tartışmalı büyükelçiliği açma planlarını derhal açıkladı.
Honduras
İsrail'in yeni "dostları" arasında Honduras da yer alıyor. Ülkenin yeni cumhurbaşkanı Nasry Asfura yönetimi, büyükelçisinin İsrail'e geri döndüğünü duyurdu. İlginç olan detay, Asfura aslında Filistin kökenli... Ancak İsrail’in 2023'teki Demir Kılıçlar saldırısı nedeniyle askıya alınan ilişkileri yeniden başlattı.
El Salvador
Honduras’taki Nasry Asfura gibi Filistin kökenli olan El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele de İsrail yanlısı politikalar izliyor. San Salvador belediye başkanı olduğu dönemde Bukele, İsrail’i ziyaret etmiş ve Ağlama Duvarı olarak bilinen yerde dua etmişti.
Middle East Eye'ın aktardığına göre, Kaliforniya Üniversitesi, Santa Barbara'da görev yapan El Salvadorlu araştırmacı Amy Fallas, şunları söylüyor: "Ülkedeki siyasi önceliklerinin Filistin davasına olan bağlılığından daha ağır bastığına inanıyor. 'Filistinli olmaktan gurur duyuyorum' diyebilir, ancak Filistin davası, işgale karşı direniş veya adil bir çözüm söz konusu olduğunda, Filistin'in geleceğini egemenlik, kendi kaderini tayin etme veya bu tarihi adaletsizliklerin ortadan kaldırılması yoluyla değil, iş ve teknoloji yoluyla görüyor."
Şili
Özellikle, Hitler'in Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi’nin bir üyesinin oğlu ve diktatör Augusto Pinochet'in hayranı olan José Antonio Kast'ın Mart ayında iktidara geldiği Şili de Ortadoğu dışında en büyük Filistin nüfusuna ev sahipliği yapmasına rağmen İsrail'i destekliyor.
Ekvador
İsrail kısa süre önce Ekvador ile terörle mücadele ve ekonomik işbirliğinin genişletilmesi konusunda bir mutabakat zaptı imzaladı.
Bölge nüfusunun büyük çoğunluğunun Siyonizme karşı olmasına rağmen, yönetimlerdeki bu dönüşüm, önümüzdeki dönemde Amerika kıtası için büyük sorun teşkil edecek gibi gözüküyor.
Arjantin Cumhurbaşkanı Milley tarafından tasarlanan ve İbrahim Anlaşmaları'nın Latin Amerika versiyonu olan İshak Anlaşmaları, adım adım hayata geçirilmek isteniyor. Temmuz ayında, 12 Güney Amerika ülkesinden parlamenterler Buenos Aires'te düzenlenen bir konferansta bu anlaşmayı imzaladılar. Bu ülkeler Brezilya, Arjantin, Venezuela, Ekvador, Kolombiya, Honduras, Şili, Kosta Rika, Guatemala, Paraguay, Uruguay, Bolivya ve Panama.
Middle East Eye, Ekim ayında seçime gidecek Brezilya'da anti-emperyalist Lula da Silva’nın da kaybedenler listesine eklenebileceğini yazdı.
Lula da Silva’nın rakibi eski Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu Flavio Bolsonaro. Bolsonaro, Trump'ın desteğini almış durumda ve Brezilya'nın İsrail'in tarafına geçmesini umuyor.
Özetle sadece Filistin, Lübnan, Suriye ve bölgemiz değil insanlık da Siyonist saldırıyla karşı karşıya...
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!