Ceyhun Bozkurt anlattı: PKK nasıl başladı, nasıl bitiyor? Çerçeve Yasa'daki tartışmalar

Gazeteci Ceyhun Bozkurt, Haber365 YouTube kanalında yayınlanan Görüş Alanı programında, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen tarihi "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"un tüm ayrıntılarını, yasal sınırlarını ve bölge jeopolitiğine etkilerini değerlendirdi. Türkiye’nin 50 yıla yaklaşan terör yükünden kurtulduğunu belirten Bozkurt; yasanın genel af olmadığının, kanlı eylemlere karışan örgüt üyelerinin ve Abdullah Öcalan’ın bu düzenlemeden yararlanamayacağının altını çizdi.


PKK’nın 1970'li yıllardan bu yana Türkiye’ye yaşattığı tahribata ve emperyalist odaklar tarafından koz olarak kullanılmasına dikkat çeken Ceyhun Bozkurt, gelinen noktanın askeri zaferin bir sonucu olduğunu belirtti:

"1973 Çubuk Barajı toplantısından bu yana 50 yılı aşkın ideolojik altyapısı olan bu terör belası, ülkemize devasa zararlar verdi. 15 bin güvenlik gücümüz ve sivil vatandaşımız şehit oldu; dağa kandırılarak çıkarılan ve operasyonlarda etkisiz hale getirilen 70 binden fazla örgüt mensubuyla birlikte toplam insan kaybımız 85 bini buldu. Sayın Cumhurbaşkanımızın açıkladığı gibi 40 yıllık süreçte 2.3 trilyon dolarlık bir ekonomik kaybımız var. Yılda ortalama 55-60 milyar dolarımız heba oldu. Emperyalizm ve siyonist akıl bu örgütü Türkiye’nin sıçrama yapmasını engellemek için hep koz olarak kullandı. Ancak kahraman askerimizin ve polisimizin kararlı mücadelesiyle örgüt sahada tamamen bitti."

"Sınır ötesinde 'İsrail Koridoru'na hançer saplandı, PKK için deniz bitti"

Çukur teröründen Pençe operasyonlarına kadar yürütülen kararlı mücadelenin terör örgütünü çaresiz bıraktığını vurgulayan Bozkurt, devletin zamanlamasına dikkat çekti:

"2015’teki Çukur teröründe devletimiz şehirlere tek bir çakıl taşı dahi bırakmayacağını gösterdi. Ardından Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarıyla İsrail ve ABD’nin kurmak istediği 'garnizon koridoru'na ilk hançer saplandı. Irak sınırında Pençe serisiyle bağlantıları kesildi. İsrail’in bölgemizdeki saldırganlığını artırdığı bir dönemde devlet aklı devreye girdi; örgütü tamamen devreden çıkartarak Kürt kardeşlerimizi emperyalizmin ateşinden koruma ve iç cepheyi tahkim etme hamlesini başlattı. Sayın Devlet Bahçeli’nin başlattığı süreç ve ardından gelen adımlar bu stratejik vizyonun ürünüdür."

"Milli Dayanışma Yasası genel af değildir: Kanlı eyleme katılanlar faydalanamaz"

Kamuoyundaki kaygıları gidererek 12 maddelik kanun teklifinin içeriğini aşama aşama özetleyen Ceyhun Bozkurt, suça karışmış kişilerin af kapsamına girmediğini ifade etti:

"Milletimizin haklı olarak 'Şehidimizin katilleri af mı ediliyor?' kaygısı var. Hayır, yasa açık ve nettir. MİT ve ilgili güvenlik kurumları PKK'nın fiilen lağvedildiğini ve silah teslimini tespit edecek, MGK teyit edip Resmi Gazete'de yayımlayacak. Kanlı eylemlere karışmamış, sadece örgüte üye olmuş, yardım/yataklık etmiş veya propagandasını yapmış kişiler kapsama giriyor. Kasten öldürme suçuna karışanlar, kanlı eylemleri yönetenler ve 2005 öncesi müebbet alanlar kesinlikle kapsam dışındadır. Bu düzenleme, Abdullah Öcalan’ın da yasa kapsamı dışında olduğunu gösteren en net veridir."

"5 İla 10 yıllık denetimli süreç: Suça karışan anında hapse girecek"

Silah bırakan örgüt mensuplarının topluma uyum sürecinin sıkı denetim kurullarıyla takip edileceğini aktaran Bozkurt, sürecin işleyişini şöyle anlattı:

"Resmi Gazete’deki MGK kararından itibaren 6 ay içinde yazılı başvuru şartı aranacak. Ceza ertelemeleri ceza üst sınırına göre 5 ila 10 yıl arasında değişecek. Bu süreler boyunca takip ve adli kontrol devam edecek. Eğer bu 5 veya 10 yıllık erteleme süresinde tek bir suça dahi karışmazlarsa davaları düşecek. Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında; Adalet, İçişleri, Dışişleri, Milli Savunma Bakanları, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri’nden oluşan üst kurul tüm süreci adım adım denetleyecek."

"Öcalan 'PKK ömrünü tamamladı' dedi; bu yolun sonu ölüm, gelin kanundan faydalanın"

Sürecin örgüt tabanına verdiği mesaja değinen Ceyhun Bozkurt, terörün son bulmasıyla Türkiye'nin önünün açılacağını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

"Yıllarca terör eylemlerini yönlendiren Öcalan dahi 27 Şubat açıklamasında 'PKK ömrünü tamamlamıştır, devlet tüm çatlakları onarmıştır' demek zorunda kaldı. Örgütü besleyen akla da, Kandil’e de, DEM Parti içindeki marjinal yapılara da karşıyız. Ancak 'PKK bitmiştir, feshedilmelidir' diyen iradeye alan açmak devlet aklının gereğidir. 85 bin insanını kaybetmiş bir ülke olarak dağdakilere sesleniyoruz: Bu yolun sonu ölümdür. Gelin bu kanundan faydalanın, silahları bırakın, ailenizle ve toplumla helalleşin. Artık bu iş bitti."

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!