Bu yazıda sözüm akıl sahiplerine. Çünkü; ilk paragrafta dua yerine Peygamber Efendimizin (S.A.V)Hazretlerinin bu zümreye tavsiye ettiği bir duayı nakletmenin sevabına talibim.
Şöyle buyuruyor;
“Akıl sahibinin belli saatleri olmalıdır: Vaktinin bir kısmını Rabbine duâ ve münâcata (yakarmaya), bir kısmını Yüce Allah’ın sanat ve kudretini tefekküre, bir kısmını geçmişte işlediklerini muhasebe etmeye ve gelecekte yapacaklarını plânlamaya, bir kısmını da helâlinden maişetini kazanmaya ayırmalıdır.”
Bize planlı ve programlı davranmamızı ve hayat olarak verilen zamanı israf etmememizi işaret ediyor.
Dua için bir zaman kısıtlaması yoktur. Ama; O’nu örnek edinmek istiyorsak Peygamberimiz (SAV) geceleri az uyumuştur ve bu süre zarfında Rabb’i çok zikretmiştir. Seher vakitlerinde duayı bol yapmıştır. Namaz ardı edilen dualar da çok önemlidir…
Bu konuda kısa ve öz olarak Peygamber Efendimizin yaşadığı şu hadiseyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Peygamberimizi (SAV) ile birlikte seher vakti camiye birlikte gitmek niyetiyle Hz. Bilal O’na uğrar. Bu esnada Hz. Bilal, Peygamberimizin (SAV) gözlerinin dolu dolu olduğuna şahit olur. Efendimiz ise kendisine yeni ayetlerin inzal olduğunu, bu ayetlerden Maide Suresinde yer alan 51. Ayetten 56. Ayet de dahil olmak üzere bu ayetlerin çok tefekkür edilmesini buyurur.
Emre uyduk, biz ettik, edenlerden de yararlandık ve düşüncemizi kuran terazisinde tarttık. Keşke bazı Molla geçinenlerde doğru tartsa
Maide 51 de “Evliya” kavramına alakasız anlam yüklendiğini ve bu nedenle hakikatın saptırıldığını bir önceki yaImızda açıkça izah ettik. Nedense; ayetlerde yer alan, refik, Evliya, veli kelimelerini özellikle seçerek onların yerine “Dost”kelimesi ile Tercüme etmişlerdir. Bahsi geçen yazımızın linkini sizlerle tekrar paylaşma ihtiyacı hissediyorum. Lütfen doğru anlayalım.
http://www.haber365.com/yazarlar/dr-hikmet-aytek/evliya-mi-dost-mu-aramiza-nifak-sokanlara-cevap-1129
Kur’an’ın ayetleri birbiri ile sıkı sıkıya ilişkilidir. Bir ayet hatta bir kelimenin mealinde meydana gelen eksiklik, yanlış anlama veya yanlış tanımlama Kur’an’ın tamamında de eksikliğe ve anlam kaymasına yol açabiliyor. Böyle bir durumda yanlış anlama bizi arzu edilen doğrularla buluşturamaz. Nitekim Maide Suresinde yer alan 54,55 ve 56. Ayetler şu şekildedir;
“Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, (bilin ki) Allah onların yerine öyle bir topluluk getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar mü'minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı güçlü ve onurludurlar. Allah yolunda cihad ederler. (Bu yolda) hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. İşte bu, Allah'ın bir lütfudur. Onu dilediğine verir. Allah lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir.” Maide 54
55. “Sizin veliniz (rehberiniz), ancak Allah, O'nun elçisi, rükû ediciler olarak namaz kılan ve zekâtı veren mü'minlerdir.
56. “Kim Allah'ı, Resûlü'nü ve iman edenleri veli (yol göstererici) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah'ın taraftarlarıdır.
Aziz dostlarım; Din konusunda eksik ya da yanlış bilgi, bu yolda yürüyenlerin yoldan sapmasına neden olmaktadır. Doğrusunu anlayarak, bu doğruyu hayatlarına uygulayarak ehli hal olanların ise; ilim ve irfanı artmaktadır.
Evliyayı bilmeyen o yol göstericiden yararlanamaz ki…Kur’an’da yazılanı anlayamayan yerde ve gökteki ayeti nasıl anlayacak ve yararlanıp manevi mesafe alacaktır?
Ayet; Delil ve belge anlamına gelmektedir Yusuf suresi 105 ayette geçen ifade şu şekildedir;
“Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, onlar bu delillerden yüzlerini çevirip geçerler.”
Çünkü satırdan yani yüzeysel ve üstünkörü okuyanlar o delilleri ve ilmi ne bilsin? Sadr’dan yani gönülden okuyan bir Yol göstericisi, yani irşad görevlisi, yani evliyası olmayan nasıl yorumlasın? Yaşadığı çağa göre hayati nizamını güncelleyeni olmayan nasıl ileri düzeyde yorumlasın ve nasıl ileri düzeyde yol alsın?
Allah’ın söylediklerini her kul kendi irfanınca anlar. En doğrusunu Hz. Allah’ın resulü ve O’nun varisi olan evliya anlar. Bu nedenle de rehberdirler. Rabbim yol ve izlerinden mahrum eylemesin ...
- Kur’an Ne Anlatıyor? Biz Ne Anlıyoruz! 27.02.2026
- Evliya mı? Dost mu? Aramıza Nifak Sokanlara Cevap… 24.02.2026
- Laiklik ve Gerçek Anlamı Üzerine 23.02.2026
- Tümünü Gör