KKTC’DE KRİTİK GERİLİM! Erhürman’a sert tepki: “26 Ağustos’ta görüşülecek hiçbir şey yok!”

Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Pusula programının yeni bölümünde 26 Ağustos’ta KKTC ile GKRY arasında gerçekleşecek görüşme öncesinde masadaki tehlikelere dikkat çekti. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın masaya "toplum lideri" sıfatıyla oturmasını ve "sabrımız taşmaz" açıklamasını eleştiren Yaycı; tutuklama kararları, ambargolar ve diplomatik baskılar sürerken şart koşulmadan müzakere yürütülemeyeceğini vurguladı.


Haber365 YouTube kanalında yayınlanan Pusula programının yeni bölümünde sunucu Seda Ateşoğlu'nun sorularını yanıtlayan Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı; 26 Ağustos'ta KKTC ile GKRY arasında ara bölgede gerçekleşecek görüşme öncesinde masadaki tehlikelere ve KKTC tarafının sergilediği tutuma tepki gösterdi.

GKRY lideri Nikos Hristodulidis ile KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın bir araya geleceği 26 Ağustos randevusunu değerlendiren Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı; tutuklama kararları, ambargolar ve diplomatik baskılar sürerken şart koşulmadan masaya oturulmasının Türk milletinin onurunu zedeleyeceğini ifade etti.

"Devletlerin kırmızı çizgisi olur: 'Sabrımız taşmaz' anlayışı yanlıştır"

KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın görüşme öncesi yaptığı "Ne öfkemize yenileniriz, ne soğuk kanlılığımızı kaybederiz, ne de sabrımız taşar" açıklamasını eleştiren Yaycı, devlet adamlığı sorumluluğuna dikkat çekti:

"Bir devlet başkanı 'Bize ne yaparsanız yapın sabrımız taşmaz' diyemez. Devletlerin ilkeleri, duruşu ve kırmızı çizgileri vardır. Şahsi olarak sabırlı olabilirsiniz ama bir devleti temsil ediyorsanız milletin onurunu ve egemenliğini korumak zorundasınız.

Sayın Erhürman masaya hâlâ 'Kıbrıs Türk Toplumu Lideri' sıfatıyla oturuyor; yakasında KKTC rozeti yok, masasında bayrak yok. Karşısındaki isim ise 'Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı' olarak oturuyor. Baştan kabul edilen bu eşitsiz zemin, KKTC’nin devlet varlığını yok saymaktır."

Erhan Arıklı hamlesi, Derinya olayı ve mülkiyet baskısı: "Bunlar masadayken nasıl görüşeceksiniz?"

Rum yönetiminin KKTC Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Türk diplomatlar ve mülk alım-satımı yapan KKTC/Türk vatandaşları hakkındaki tutuklama kararlarına sert tepki gösteren Yaycı, şu ifadeleri kullandı:

"1996’da Derinya’da Türk bayrağını indirmeye kalkan Solomon adlı Rum’a Türk askeri hak ettiği cevabı vermiş ve indirmiştir. Bayrak bez parçası değil, egemenlik simgesidir. Rumlar şimdi bu olayı bahane ederek Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı ve komutanlarımız hakkında tutuklama kararları çıkartıyor. Litvanya’dan bir kadını KKTC’de emlak alıp sattı diye iade ettiriyorlar, diplomatlarımız hakkında davalar açıyorlar.

Sayın Erhürman bunlara hiç değinmiyor, 'Mülkiyet sorunu kapsamlı çözümle mümkündür' diyor. Kardeşim, sen devletsin! Senin tapu ve kadastro sistemin var. Güney’de Türk mallarının hepsini iç etmiş Rum tarafı karşısında kendi devletinin garantisindeki tapuyu savunmayacak mısın? Farklı partiden diye Erhan Arıklı’ya ve tutuklama kararı çıkarılan vatandaşlarımıza sahip çıkmayacak mısın?"

"Festivale bile tahammülü olmayanlarla ne görüşeceksiniz?"

Rum yönetiminin Türk tarafına yönelik baskılarını Girne’deki müzik festivali ve Somali ile yaşanan diplomatik kriz örnekleriyle anlatan Yaycı, şunları söyledi:

"Girne’de Sırp bir organizasyon şirketinin düzenleyeceği müzik festivaline dahi tahammül edemediler. Yunanistan ve GKRY, Sırbistan Başbakanı’na kadar ulaşarak baskı yaptı ve festivali iptal ettirdi. 'Girne bizim toprağımızdır, izin benden alınmalıydı' diyorlar. GKRY, Girne için sözde belediye başkanı bile seçiyor! Müzik festivaline bile tahammülü olmayan bir zihniyetle masada neyi müzakere edeceksiniz?

Benzer şekilde Somali Meclis Başkanı, KKTC Meclis Başkanı’nın tebrik mesajına teşekkür cevabı verdi diye ortalığı ayağa kaldırdılar ve o mesajı geri çektirip rum tezlerini içeren açıklama yaptırdılar. Bu şımarıklığa karşı tavır alınmalıdır."

Türkiye'deki organizasyonda yaşanan skandala tepki: "Sorumlular hesabını vermeli"

Türkiye’de düzenlenen Uluslararası Coğrafya Olimpiyatları'nda GKRY bayrağının açılması ve anons skandalına da değinen Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı,sert eleştirilerde bulundu:

"Türkiye’de yapılan bu olimpiyatlarda Gençlik ve Spor Bakan Yardımcımız da salondayken, ödül töreninde sunucu 'Kıbrıs Cumhuriyeti' diye anons yapıyor ve GKRY bayrağı açılıyor! Kendi evimizde, kendi organizasyonumuzda bu yaşanıyor. Üstelik KKTC gençleri bu organizasyona davet bile edilmiyor. 'Efendim uluslararası organizasyondur, KKTC tanınmadığı için davet edilmedi' gerekçesi kabul edilemez. Bu yarışma Atina’da yapılsa da aynı anons yapılacaktı; bizim bir farkımızın, bir Kıbrıs vizyonumuzun olması gerekmiyor mu?

Suçu sunucuya yüklemesinler. Sunucunun eline o yazılı metni kim verdiyse ağır bir sorumsuzluk göstermiştir ve bunun gereği yapılmalıdır. Hiçbir açıklama yapılmadan üstü örtülüyor. Siz KKTC’deki Türkiye karşıtlarına, KKTC düşmanlarına muazzam bir malzeme verdiniz. Rum tarafı Ercan Havalimanı’ndan uçan İngiliz milletvekilini aforoz ederken, biz kendi ülkemizde GKRY bayrağı açılmasına ve KKTC'nin yok sayılmasına göz yumamayız."

26 Ağustos randevusu için net çağrı: "Masayı terk edin veya şart koyun"

Görüşme masasına oturulmaması gerektiğini savunan Yaycı, Erhürman’a seslenerek konuşmasını tamamladı:

"26 Ağustos’ta görüşülecek hiçbir şey yoktur. Erhan Arıklı ve mülk alım-satımı yapan vatandaşlarımız hakkındaki tutuklama kararları kaldırılmadan, 1996 Derinya bayrak olayından dolayı özür dilenmeden ve masaya 'KKTC Cumhurbaşkanı' sıfatıyla eşit şartlarda oturulmadan o randevuya gidilmemelidir.

Sayın Erhürman 'siyasi eşitlik' değil, 'egemen eşitlik' talep etmelidir. Egemen devletlerin eşitliği esastır. Türk milletinin gururunu ve KKTC'nin egemenliğini kimse ezdirmemelidir."




Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!