Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan ittifakı İsrail’i tehdit edebilir mi?

Gazeteci Ceyhun Bozkurt, Görüş Alanı programının yeni bölümünde Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan tarihi Mekke Anlaşması’nın arka planını değerlendirdi.


Haber365 YouTube kanalında yayınlanan Görüş Alanı programında Gazeteci Ceyhun Bozkurt; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan tarihi Mekke Anlaşması’nın arka planını, değişen bölgesel güvenlik dengelerini ve Doğu Akdeniz-Körfez hattındaki jeopolitik kırılmaları değerlendirdi. ABD'nin güvenlik şemsiyesinin çöktüğünü ve bu ittifakın doğrudan İsrail-Hindistan eksenine bir yanıt olduğunu belirten Bozkurt, Siyonist tehdidin DAEŞ’ten çok daha tehlikeli bir boyutta olduğunun altını çizdi.

"Siyonist tehdit DAEŞ'ten milyon kat daha tehlikeli"

Gazeteci Ceyhun Bozkurt, İsrail’in Gazze’deki soykırımcı politikaları ve bölgesel yayılmacılığı ile terör örgütü DAEŞ arasındaki niteliksel farka dikkat çekerek, Siyonizmin küresel çaptaki tehlikesini şu sözlerle açıkladı:

"7 Ekim’e bir günde gelinmedi, Aksa Tufanı haklı bir isyandı. İsrail zaten Batı Şeria’daki işgalin benzerini Gazze’de yapacağını Mart 2023’te açıkça ilan etmişti. DAEŞ bir terör örgütüdür; TSK ve bölgesel aktörlerle imha edilebilir. Ancak Siyonist yapılanma öyle değil. Amerikan ordusu dahil dünyadaki büyük orduları, finans kapitali ve siyaseti kontrol ediyorlar. Bu yüzden Siyonist tehdit, DAEŞ’ten 1 milyon kat, belki milyonlarca kat daha tehlikeli bir zihniyettir."

"Amerikan güvenlik şemsiyesi çöktü, Körfez gerçeği gördü"

ABD'nin Ortadoğu'daki müttefiklerini İsrail’in çıkarları uğruna yalnız bıraktığını belirten Bozkurt, Körfez ülkelerindeki stratejik zihniyet değişimini özetledi:

"ABD'nin Hindistan'dan başlayıp İsrail üzerinden Avrupa'ya uzanan IMEC projesiyle başlayan süreçte görüldü ki; Washington için merkezi nokta sadece İsrail’in güvenliğidir. Katar’a yapılan saldırılarda veya İran ile yaşanan 40 günlük savaşta ABD güvenlik şemsiyesi Körfez ülkelerini koruyamadı. İsrail, ABD’yi istediği felakete sürüklüyor. Bu durumu gören Suudi Arabistan yönetimi, İsrail ile normalleşmeyi reddedip Filistin şartını öne sürerek daha bölge merkezli ve rasyonel bir hatta geçti."

"Mekke Anlaşması: Nükleer güç, askeri güç ve finans birleşti"

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması’nın detaylarına ve kapsadığı ortak savunma vizyonuna değinen Ceyhun Bozkurt, iş birliğinin boyutlarını aktardı:

"Eylül 2025'te Pakistan ile Suudi Arabistan arasında yapılan stratejik savunma anlaşmasıyla Riyad, İslam dünyasının tek nükleer gücü olan Pakistan'ın nükleer şemsiyesine girmişti. Müzakereler sonucu Türkiye’nin de dahil olmasıyla Mekke Anlaşması tarihi bir boyuta taşındı. Türkiye önemli bir askeri güç, Pakistan nükleer güç, Suudi Arabistan ise büyük bir finans gücü. Anlaşmaya göre bir ülkeye yapılan saldırı diğerlerine de yapılmış sayılacak."

"Suudi Arabistan F-35 yerine KAAN’a yöneliyor"

Savunma sanayiindeki bağımsızlaşma adımlarına ve Milli Muharip Uçak KAAN’ın önemine değinen Bozkurt, F-35’lerin İsrail karşısındaki zaaflarına dikkat çekti:

"ABD, Suudi Arabistan’a silah verirken İsrail’e denk veya üstün sistemler vermiyor. Hatta F-35 verseler bile yazılımsal ve deposal sınırlamalarla İsrail karşısında açık hale getiriyorlar. İsrail tehdidini gören Suudi Arabistan bu yüzden milli muharip uçağımız KAAN ile yakından ilgilenmeye başladı. KAAN, ABD ve İsrail bağımlılığını kıracak en güçlü alternatif modeldir."

"Bu ittifak İran'a değil, İsrail ve Hindistan eksenine karşıdır"

Gelişen ittifakın mezhepsel bir blok olmadığını ve ana hedefin İsrail’in saldırganlığını frenlemek olduğunu belirten Ceyhun Bozkurt sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu anlaşma kesinlikle İran’ı hedef almıyor. Türkiye, Suudi Arabistan veya Pakistan, İran ile bir savaşa girmez. Bu ittifak, Netanyahu ve Modi’nin kurduğu İsrail-Hindistan eksenine karşı bir güç birliğidir. Eski İsrail Başbakanı Bennett ve Netanyahu’nun 'Karşımızda yeni bir ittifak kuruluyor' diyerek paniklemesi bundandır. Yarın bu yapıya Mısır, Katar ve Azerbaycan da eklenebilir. İran’ın da aklıselim davranıp bu ittifaka yaklaşması bölge dengeleri açısından kritik öneme sahiptir."


Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!