BRICS Türkiye'yi İstiyor| Erdoğan Üyeliği Masaya Koydu | Barış Adıbelli BRICS Zirvesi'ni Anlattı

Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Barış Adıbelli, Yeni Delhi’de gerçekleşen BRICS Zirvesi ve bölgedeki jeopolitik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Haber365 Youtube kanalında Bir Bilene Sor programında konuşan Adıbelli, BRICS’in henüz kurumsal bir kimlik kazanamadığını belirterek, örgütün kendi içinde iki derin bloğa ayrıldığını vurguladı.


Haber365 YouTube kanalının programı “Bir Bilene Sor”*un son bölümünde, Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Barış Adıbelli, Yeni Delhi’de gerçekleşen BRICS Zirvesi ve küresel jeopolitik dengelere ilişkin açıklamalarda bulundu.

Programda BRICS’ten siyasi veya askeri bir çözüm beklemenin gerçekçi olmadığını berliten Dr. Adıbelli, yapının hukuki bir tüzel kişiliği, sekreteryası ve yaptırım gücü bulunmadığını hatırlattı. BRICS’in küresel krizlerde doğrudan taraf olamayacağını belirten Adıbelli, "BRICS siyasi sonuç üretecek bir yapı değildir. Siyasi ve politik karar mekanizması arıyorsanız adres Şanghay İşbirliği Örgütü’dür (ŞİÖ). BRICS, ŞİÖ’nün ekonomik kanadını tamamlayan bir yapıdır" dedi.

Körfez ülkeleri ve İran arasındaki gerilim:

İsrail ve ABD'nin temel planının İran ile Körfez ülkelerini (Suudi Arabistan, BAE) savaştırarak bölgeyi zayıflatmak olduğunu belirten Adıbelli, Körfez yönetimlerinin fevri davranmayarak bu tuzağa düşmediğini söyledi.

İran'ın ABD üslerini hedef alacağını önceden bildirdiğini ve Körfez ile doğrudan bir savaşı olmadığını kaydeden uzman, iki tarafın zirve marjında ikili temaslar gerçekleştirebildiğine dikkat çekti.

BRICS iki bloğa bölündü: Revizyonistler ve statükocular

Zirvenin ardından BRICS içinde iki farklı vizyonun çatıştığını dile getiren Adıbelli, örgüt içindeki ayrışmayı iki gruba ayırdı:
Revizyonist Blok (Çin - Rusya): Uluslararası sistemin, Batı merkezli finans kurumlarının ve Birleşmiş Milletler yapısının radikal şekilde değişmesini savunuyor.
Statükocu Blok (Hindistan - Brezilya): Batı ile ilişkileri tamamen kesmek yerine dengeli bir yaklaşım sergilemeyi ve Doğu ile Batı arasında köprü rolü üstlenmeyi hedefliyor.

Hindistan’ın BRICS’i bağlayıcılığı olmayan G7 veya G20 tarzı bir platform olarak tutmak istediğini belirten Adıbelli, kurumsallaşamamanın arkasındaki ana etkenin New Delhi yönetimi olduğunu kaydetti. 

Çin-Hindistan gerilimi zirveye damga vurdu

Zirve marjında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi arasındaki soğukluğun dikkat çekici olduğunu belirten Dr. Barış Adıbelli, diplomatik protokol tartışmaları ve sosyal medyadaki dezenformasyon savaşlarının zirve kararlarının önüne geçtiğini aktardı. Adıbelli, Hindistan'ın Çin, Rusya ve ABD arasında riskli bir denge oyunu oynadığına dikkat çekti.

"ABD siyasi ittifaklardan değil, alternatif ekonomik sistemlerden korkar"

Küresel finans sistemindeki kırılmalara değinen Dr. Barış Adıbelli, ABD’nin asıl çekincesinin askeri veya siyasi bloklar değil, Dolar’ın küresel hakimiyetini sarsacak ekonomik işbirlikleri olduğunu ifade etti. BRICS’in Asya Yeni Kalkınma Bankası gibi yapılarla Küresel Güney’e alternatif finans kaynakları sunması gerektiğini vurgulayan Adıbelli, "Yeni bir ekonomik düzen kurmadan yeni bir dünya düzeni kurulamaz" değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye BRICS’e girmeli mi?  

Türkiye’nin çok kutuplu yeni dünya düzeninde kendi ayakları üzerinde durması gerektiğini belirten Adıbelli, Türkiye’deki "Soğuk Savaş dönemine ve iki kutuplu sisteme duyulan romantik özlemin" artık karşılığı olmadığını belirtti. Türkiye'nin BRICS ilgisini mantıklı bulmakla birlikte acele edilmemesi gerektiğinin altını çizen Adıbelli, "BRICS tam anlamıyla kurumsallaşmadan, tüzüğü ve araçları netleşmeden Türkiye bu yapıya tam üye olarak girmemeli, süreci bekleyip görmelidir" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.  


Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!