İsrail birliklerimizin 10 km yakınında! Kıbrıs ve Suriye’de büyük tuzak ortaya çıktı

Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Pusula programının yeni bölümünde Seda Ateşoğlu'nun Doğu Akdeniz, Ebu Zuhur ve Kıbrıs sorularını yanıtlarken İsrail’in Türkiye sınırına 3 dakikalık mesafedeki hamlelerini deşifre etti. Kıbrıs’ta kışkırtılmak istenen sivil itaatsizlik oyunlarına ve paranın kaynağına dikkat çeken Yaycı, Karadeniz’deki ticaret savaşında 50 Türk gemisinin kullanılamaz hale geldiğini vurguladı.


Haber365 YouTube kanalında yayınlanan Pusula programının yeni bölümünde Seda Ateşoğlu’nun sorularını yanıtlayan Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı; İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıların ardındaki gizli tehlikeyi, Kıbrıs’ta sahnelenmek istenen sivil itaatsizlik oyununu ve Karadeniz’de Türk deniz ticaretini hedef alan saldırıları anlattı.

Programın açılışında bölgesel krizlerin Doğu Akdeniz’e uzanan boyutuna dikkat çeken sunucu Seda Ateşoğlu; Yunanistan’ın Girit’e Patriot hava savunma bataryası taşımasıyla bölgede yaşanan hareketliliği hatırlattı. İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırılarının Türkiye-İsrail gerilimini tetikleyip tetiklemeyeceğini soran Ateşoğlu’nun, "Bu gerilim neye mal olur ve bu denklemde Kıbrıs nerede yer alıyor? İsrail’in Doğu Akdeniz’de GKRY ve Yunanistan’ı askeri olarak desteklediği bir ortamda Suriye’deki gelişmeler Kıbrıs’a nasıl yansır?" sorusunu yanıtlayan Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, sahada kurulan tehlikeli kumpası gözler önüne serdi.

İsrail Türkiye sınırının 15 kilometre ötesini vurdu: "3 dakikalık mesafedeler"

Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne yönelik İsrail saldırısının sadece Suriye'yi değil doğrudan Türkiye'yi hedef alan bir gözdağı olduğunu vurgulayan Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, tehlikenin boyutunu şu sözlerle anlattı:

"Ebu Zuhur Üssü Türkiye’ye sadece 70 kilometre uzaklıkta. Bir F-16 veya F-35 ile 3 dakikalık bir yol demektir. Yani 3 dakika daha gitse uçak Türkiye’de olacak! '70 kilometre uzak' deyip geçmeyin; Suriye’nin kuzeyinde görev yapan Türk birliklerimizin neredeyse 10-15 kilometre ötesini bombaladılar.

Türkiye’nin oraya radar ve hava savunma sistemleri kuracağı söylenince İsrail ‘benim buna tahammülüm yok’ diyor. Ben buranın hakimiyim diyor. Sen 1000 kilometre öteden gelip vuruyorsun ama Türkiye’ye ‘yanı başındaki yere gelemezsin’ diyorsun. Tezatı görebiliyor musunuz? Türkiye hemen yanını kullanıyor aşağı inemez ama ben aşağıdan gelirim oraya ve vururum diyor. 

İsrail, Suriye hava sahasını kullanıyor. Bizim uçaklarımız benim bildiğim kadarıyla hala Suriye hava sahasını kullanamıyor. Ama İsrail kullanıyor. İsrail burayı kendi arka bahçesi ilan etmiş durumda, 'Artık Suriye benim' diyor."

Saldırı öncesi Şam-Mossad trafiği ve "Çatışmasızlık Mekanizması" tuzağı

18 Ağustos’taki saldırı öncesinde diplomatik temaslar yürütüldüğünü belirten Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, önerilen barış söylemlerinin arkasındaki tasfiye planını deşifre etti:

"18 Ağustos’taki saldırı öncesinde, 14 Ağustos günü Mossad Başkanı ile Suriye Dışişleri Bakanı uzun uzun görüştü. Ardından İsrail, Amerika’ya 'biz burayı bombalayacağız' dedi, Amerika da onay verdi. ABD Büyükelçisi Tom Barrack ise bize bilgi vermediği gibi çıkıp saldırı için 'haksız' değil, sadece 'gereksiz oldu' yorumunu yaptı.

Şimdi de sahada bir 'çatışmasızlık mekanizması' kurulsun diyorlar. Ne demek bu çatışmasızlık mekanizması? İsrail'in dediğini yaparsan çatışmasızlık olur. Türkiye, Suriye ve İsrail arasındaki çatışmasızlık mekanizmasının kurulması için Türkiye'nin orada hiçbir varlık göstermemesi lazım. Ne Ebu Zuhur'da, ne Palmyra'da... Biliyorsunuz Türkiye orayı geliştirecek diye Palmyra'yı, Hama'yı, Humus'u, T4'ü de bombaladılar."

"Suriye ordusu silahsızlandırıldı, ağır silahlar PKK/YPG’ye geçiyor"

İsrail saldırıları sonucu Suriye ordusunun tamamen işlevsiz hale getirildiğine dikkat çeken Yaycı, ortaya çıkan tehlikeli tabloyu aktardı:

"Şu anda Suriye ordusu İsrail tarafından tamamen silahsızlandırılmış durumda. Ne gemileri kaldı, ne uçakları, ne de füzeleri... En ufak bir askeri güç bırakmadılar. Peki ordu silahsızlandırılırken bölgede tankı, topu, tüfeği, helikopteri yani ağır silahları olan kim kaldı? PKK ve YPG! Suriye ordusunun imkanları ve alanları entegre edilerek doğrudan bu terör örgütlerinin eline geçiyor."

"Dananın kuyruğu Kıbrıs'ta kopacak: İçeriden sivil itaatsizlik tezgahlanıyor"

Pentagon ve CIA'in çok önemli adamı Michael Rubin gibi isimlerin ve İsrail medyasının Kıbrıs’ı açıkça hedef gösterdiğini belirten Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, Ebu Zuhur ile Kuzey Kıbrıs’ın aynı enlemde yer aldığına ve sıranın Kıbrıs'a getirilmek istendiğine dikkat çekti:

"PKK terörist elebaşı Duran Kalkan 'Dananın kuyruğu Kıbrıs’ta kopacak' demişti. Buna çok dikkat etmemiz lazım. 'Kuzey Kıbrıs Rumların ve Yunanların sorunu değildir sadece, İsrail'in de sorunudur' dediler. Kuzey Kıbrıs’taki Türk askeri varlığını da tıpkı Ebu Zuhur’daki gibi kendilerine tehdit görüyorlar. Ebu Zuhur ile Kuzey Kıbrıs'ın enlemleri hemen hemen aynıdır. 'Buraya tahammülümüz yok' diyorlar.  Sonra ne dediler biliyor musunuz? 'NATO'nun 5. maddesi ne Suriye'nin kuzeyinde ne de Kuzey Kıbrıs'ta Türkiye için işlemez, çünkü ülke topraklarında geçerli' diyerek propaganda yapıyorlar.

KKTC içerisinde bazı sendikalar ve gruplar eliyle 'Türkiye bizi işgal ediyor' söylemleriyle bir sivil itaatsizlik eylemi başlatılmak isteniyor. Günlerce süren eylemlerde öğretmenlerin maaşlarını ödeyen, milyonlarca liralık platformlar kuran bu yapılar finansmanı nereden sağlıyor? Bu paraların kaynağı derhal mali soruşturmayla incelenmelidir."

Karadeniz'de tehlikeli boyut: "Savaş ticaret savaşına dönüştü, 50 Türk gemisi kullanılamaz halde"

Karadeniz’deki son durumu değerlendiren Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, çatışmaların artık Rusya-Ukrayna sınırını aşıp doğrudan Türk ticaretini vurmaya başladığını ifade etti:

"Karadeniz’deki savaş artık bir ticaret savaşına dönüşmüştür ve bundan en büyük zararı Türkiye görmektedir. Savaşın başından bu yana 50 Türk gemisi kullanılamaz hale geldi. Sigorta primleri gemi başına 205 bin dolara kadar yükseldi, başa çıkmak imkansız.

Üstelik sanılanın aksine en çok saldırıyı Ukrayna yapıyor. Sadece bir haftada 116 gemiye saldırdılar. Novorossiysk limanında bir Türk gemisini vurdular, yardıma giden diğer Türk gemisi Ural’ı da hedef aldılar ve bir gemicimiz yaralandı. Rusya’ya giden tırlarımız vuruluyor. Türkiye’nin ithal ettiği ham petrol yarı yarıya düşerken dünyada tahıl fiyatları %17 arttı. Karadeniz’de güvenlik problemi safhadadır ve bu konuyu acilen özel bir dosya olarak ele almalıyız."








Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!