TÜRKİYE’DEN DOĞU AKDENİZ'DE TARİHİ HAMLE! Yunanistan Ayağa Kalktı: Oyun Bozuldu

Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Pusula programının yeni bölümünde Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de ilan ettiği iki yeni Deniz Milli Parkı’nın Atina ve Rum yönetiminde yarattığı paniği değerlendirdi. Yunanistan’ın açık deniz alanlarını kapsayan park hamlelerine karşı Türkiye’nin de kararlılıkla sahaya indiğini belirten Yaycı; Meis etrafındaki oyunu bozan bu adımların Yunanistan'ın "takımada devleti" tezini çökerttiğini vurguladı.


Haber365 YouTube kanalında yayınlanan Pusula programının yeni bölümünde Seda Ateşoğlu'nun sorularını yanıtlayan Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı; Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’de ilan ettiği iki yeni Deniz Milli Parkı’nın Yunanistan ve GKRY’de yarattığı paniği değerlendirerek Türkiye'nin atması gereken bir sonraki stratejik adımı açıkladı.

Programın açılışında Ege ve Doğu Akdeniz'deki son gelişmeleri aktaran Seda Ateşoğlu; Atina’yı ve Rum yönetimini panikleten, Yunan basınında büyük endişe yaratan 15-16 Ağustos tarihli Cumhurbaşkanı kararlarına dikkat çekti. Mavi Vatan doktrininin tüm dünyada konuşulduğunu belirten Ateşoğlu'nun, "Ege ve Doğu Akdeniz'de ilan edilen bu iki yeni Deniz Milli Parkı ne anlama geliyor?" sorusunu yanıtlayan Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, sürecin arka planını anlattı. 

"Deniz Milli Parkı ilan etmek dolaylı olarak MEB ve sahiplenmek demektir"

Deniz Milli Parkı ilanlarının hukuki boyutuna dikkat çeken Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, şu ifadeleri kullandı:

"Bu süreç aslında 2024 baharında Yunanistan'ın deniz parkları ilan edeceğine dair haberlerle başladı. O dönem bir açıklama yaparak 'Savunmacı diplomasiden vazgeçin' çağrısında bulunmuştum. Çünkü Yunanistan deniz parkı ilan ederek aslında oraları dolaylı olarak sahipleniyor ve Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) iddiasında bulunuyordu. Canlı ve cansız kaynakları koruma hakkı MEB sahibi devlete aittir.

O gün söyledim: 'Sadece itiraz etmekle yetinmeyin, biz de Deniz Parkı ilan edelim. Aynen Libya anlaşmasında olduğu gibi bu sefer onlar uğraşmaya başlasınlar.' Nitekim 2025'te Yunanistan İyon ve Adalar Denizi'nde açık deniz alanlarını kapsayacak şekilde iki park ilan etti. Türkiye de beklendiği gibi itiraz etti ama beklenmedik şekilde 2026 yılında kendisi de iki yeni Deniz Parkı kararı aldı."

Atina'nın haksız itirazlarına tepki: Kendilerine serbest, Türkiye’ye yasak!

Türkiye'nin Fethiye-Kaş ile Gökçeada-Bozcaada-Sarıos Körfezi hatlarında ilan ettiği milli parklar sonrası Yunanistan'ın sergilediği tavrı sert sözlerle eleştiren Yaycı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye kendi kararlarını açıklayınca Yunanistan ayağa kalktı! 'Bizim münhasır ekonomik bölge haklarımızı nasıl ihlal edersiniz?' diye feryat ediyorlar. Orayı kendi bölgeleri olarak görüyorlarmış. Niyeti görüyor musunuz? 'Orası bizim yerimiz' diyorlar. Sen açık deniz alanlarını ihlal edip ilan edince hiçbir şey yok ama Türkiye yapınca 'sen ilan edemezsin' diyorsun. Gerçekten bu Yunan devlet anlayışındaki pişkinlik ve arsızlık dünyada başka hiçbir devlette yok!"

"Meis etrafındaki oyunu bozduk: Takımada tezi çöktü"

Fethiye-Kaş Deniz Milli Parkı kararıyla Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki haksız tezlerinin doğrudan hedef alındığını belirten Yaycı, Meis detayına dikkat çekti:

"Yunanistan kendisini bir 'takımada devleti' gibi gösterip, en dıştaki adalarını birleştiren hattı kendi ülke sınırı kabul ettirmek istiyor. Meis’ten başlayıp Rodos, Kerpe, Kasos, Girit ve Mora’ya uzanan bu hayali hattı deniz toprağı sayma peşindeler.

Türkiye’nin Fethiye-Kaş hattında attığı bu adım, Yunanistan’ın Meis üzerinden kurguladığı o haritayı ve takımada iddiasını tanımadığımızı net bir şekilde sahaya yansıttı. Yunan basınını ve Atina yönetimini çıldırtan esas gelişme işte bu kararlılıktır."

Le Monde gazetesine Mavi Vatan dersi: "Hukuki temellerimizi Fransa basınında anlattım"

Fransız basınının amiral gemisi Le Monde gazetesine verdiği mülakatın detaylarını paylaşan Yaycı, uluslararası kamuoyuna verilen mesaja ilişkin şunları söyledi:

"Le Monde gazetesinde geniş bir açıklamam yayınlandı. Türkiye'nin Mavi Vatan konusundaki hukuki temellerini ve Yunanistan'ın uluslararası hukuka aykırı taleplerini tek tek anlattım. Yunan ve Rum lobileri Le Monde’a baskı yapmaya çalışacaktır ancak Türkiye haklı davasını Batı medyasında da gür sesle anlatmaya devam etmelidir."

"Aynı ile değil, misliyle mukabele: 462 bin km²'de MEB ilan edilmeli"

Diplomaside sadece cevap vermenin yetersiz olduğunu, inisiyatif almanın zorunluluk olduğunu belirten Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Doğu Akdeniz ve Ege için acil eylem planını açıkladı: 

"Aynı ile mukabele ettik, şimdi misliyle mukabele etme zamanıdır. Onlar iki park ilan ettiyse biz krizli alanlarda iki park daha ilan etmeliyiz. Ancak daha da önemlisi; Deniz Milli Parkı kararlarının ötesine geçmeliyiz.

Mavi Vatan 462 bin kilometrekaredir. Karadeniz'de ilan ettiğimiz Münhasır Ekonomik Bölge'yi (MEB), Doğu Akdeniz ve Adalar Denizi’nde de derhal ilan etmeliyiz. Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır ve Libya ile olan karşılıklı kıyılarımızı esas alarak bu kararı resmiyete dökmeliyiz. Libya anlaşmasını kaleme alırken özellikle sınırlandırma metnine 'MEB' ifadesini eklemiştim. Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle atılan bu dev adımlardan geriye gidiş olamaz. Bazı hariciyecilerin 'Libya anlaşması başımıza iş açtı' sitemlerine kulak asılmamalı, devlet menfaatleri her şeyin üstünde tutulmalıdır."

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!