TOBB verilerine göre 2025 yılında 113.779 adet yeni şirket kurulurken 33.270 şirket ise kapandı. Bu veri yaklaşık olarak %30 gibi bir oranla ne yazık ki son 15 yılın en yüksek seviyesi anlamına geliyor.
Son 15 yılda ülke olarak yaşadığımız ekonomik krizler, jeopolitik olumsuzluklar, darbe girişimi, pandemi gibi nedenleri düşündüğümüzde dahi bu oran %20’yi aşmamıştı.
Akıllara ilk gelen sebep ülke ekonomisinin darboğazdan geçmesi olsa da ben bu cevabı yeterli bulmuyorum. Ekonomik krizin, şirket kapanışlarında büyük etkisi olsa da tek sebebi dış etkenlere mâl etmek bir nevî sorumluluktan kaçmak olarak nitelendirilebilir.
Öyle ki, bugün kurulan bir şirketin 5 yıl içinde kapanma olasılığı %50. Yazı-Tura atmaktan farksız bir hâl aldı şirket kurmak. Bunu ben değil istatistikler söylüyor.
Peki neden böyle oldu? Türkiye neden sürekli şirket kuran ama kalıcı kurumlar üretemeyen bir ülke haline geldi?
Acaba şirketler gerçekten ekonomik kriz yüzünden mi kapanıyor; yoksa ekonomik kriz, zaten hasta olan şirketleri görünür mü kılıyor?
Biraz bu konulara değinmeyi kıymetli buluyorum. Çünkü dış etkenlere müdahale etme şansımız olmasa da iç etkenleri bertaraf etmek bizim elimizde.
Benim gözlemlerime göre iç ve dış etkenlerin tamamı sıralandığında önümüze 5 maddelik bir “Nedenler Listesi” çıkıyor.
1. Faizler: 2023 sonrası yükselen kredi faizleri ve finansal kaynaklara ulaşımda yaşanan problemler dışsal etkenlerin ilk sırasında yer alıyor fakat faiz karalarının alındığı kurumlara müdahale şansımız olmadığından bu nedeni dışsal neden olarak değerlendirebiliriz. Şirketlerin üzerne düşen sorumluluk ise bu dışsal etkenin meydana geleceğini öngörerek finans kaynaklarını veya büyüme kararlarını agresif değil defansif hamlelerle vermeleriydi.
2. Maliyet Enflasyonu: Kira, SGK, Maaş ödemeleri, hammadde lojistik gibi işletme giderlerinde meydana gelen artışlar şirketlerin kapanmasında önemli nedenler arasında yer alıyor fakat maliyet enflasyonu da dışsal bir etkendir ve her şirket böylesi kara günlerin geleceğini öngörmeliydi. Pandemi döneminde dağıtılan ucuz kredilerin bedellerinin ilerleyen dönemlerde ödeneceği alenen ortada iken defansif davranmayan ve yedek akçe ayırmayarak tampon oluşturmayan şirketler maliyet enflasyonu altında ezilerek büyük darbe aldılar.
3. Talep Daralması: Enflasyon ve yüksek faiz dönemlerinde insanlar ilk önce mobilya, beyaz eşya, dekorasyon, lüks tüketim, restoran harcamaları, yatırım malları gibi harcamaları keser. Bu da talebin daralmasına neden olur. Bu sektörlerde oluşan kanser hücreleri domino etkisi ile diğer sektörlere sıçrar.
4. Yanlış Girişimcilik: Şirket kurmak kolay. Asıl önemli olan şirketi doğru yönetebilmektir ve doğru bilgiyi edinmeden gerçekleştirilen bütün girişimcilik hikayeleri hüsranla sonuçlanır. Nakit akışı, bilanço okuma, maliyet hesaplamasının yanlış bilinmesi, pazarlama ve yönetim stratejilerinin yanlış uygulanması şirketi uçuruma sürükler. Bu içsel bir etkendir ve bu etken doğru yönetildiği taktirde kriz dönemleri adeta birer kaldıraç görevi görerek şirketin büyümesine çeşitli olanaklar tanır lakin doğru yönetilmediği taktirde aynı kaldıraç ters etki ile çalışır…
5. Finansal Disiplin Eksikliği: Birçok şirkette şu mantık hâkim; “Kasada para varsa kâr ediyoruz”. Oysa bu anlayış şirketin zeminindeki dinamittir. Finansal disiplin sağlanmadan, az evvel bahsettiğim yazı-tura oyununu kazanmak imkansızdır. Bu da içsel bir etkendir ve doğru yönetildiği taktirde şirketin dayanıklılığını önemli ölçüde artırır.
6. Bonus Madde: Bahsettiğim 5 maddelik zincir birbirinden bağımsız değil, aksine iç içe geçmiş ilkeler bütünü olarak ele alınmalıdır. Aksi taktirde yaşanan krizlere karşı dayanıklılıktan söz edilemez. Türkiye’de işletmelerin büyük kısmı “büyümeye” odaklanıyor. Ama çok azı “dayanıklılık” üzerine düşünüyor. Oysa dayanıklılık olmadan hızlı büyümek sadece kanser hücrelerine özgü kontrolsüz bir büyümedir. Bu konuyu doğru algılamayan ve ilkeleri görmezden gelen şirketler maalesef sınıfta kaldı.
Bir ülkenin zenginliği, kaç şirket kurduğu ile değil; kaç şirketini gelecek nesillere taşıyabildiği ile ölçülür.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!