Uyanın! Birleşin! Devlete Güvenin!

Uyanın! Birleşin! Devlete Güvenin!
Dr. Hikmet Aytek
14.03.2026 Cumartesi 12:27 | Son Güncelleme: 14.03.2026 Cumartesi 12:27

Herkes mevcut savaştaki ABD, İsrail ve saldırdıkları İran’ın konum ve durumunu konuşuyor. Arada bir Çin ve Rusya faktörleri de işin içine giriyor.

Mevcut savaş Siyonizmin amaçlarına uygun ve hedeflerine yönelik bir savaştır. Bu konuda İngiltereye değinilmemesi pozisyonunun gözden kaçırılması çok büyük ve hayati bir eksikliktir.

İngiltere Siyonizmin beynidir. Ortalıkta görünmeden iş başarma konusunda son derece uzman olan bu sinsi ve şeytani güç Siyonist emperyalizmin operasyonel tertip ve planlayıcısıdır. Güdücü çobanıdır. Konuya müdahil olan veya olmak üzere sırasını bekleyen her unsur talimatı oradan alır. Sözde barış anlaşmaları, onun eseridir.

Karşıt gibi görünen birçok ülkenin bürokrasisi ve hükümeti onun dikte ettiği biçimde düzenlenir. Uluslararası ortamlar şekillenir ve hareketlenir…

Şeytanın oyunu zayıftır. Muhammedî İslam olanlar Kur’an bilgi ve uygulamasından uzaklaştıkça İngiltere güçlenmeye devam etmektedir.

Hayat Kitabı Kur’anın Nisa Suresi 76. ayeti dediklerimi net biçimde doğrulamaktadır.

“İman edenler Allah yolunda, inkâr edenler de şeytanî güçlerin yolunda mücadele ederler. O halde, Şeytan'ın dostlarına karşı mücadele edin! Unutmayın ki Şeytan'ın hilesi kesinlikle zayıftır.”

Atatürk ilk önce İngiliz’in vekil gücü Yunanlıları geldikleri cihetten geri yollamış; Cumhuriyet’i kurarken de bölgemizde hızla yayılan Vahabi mezhebinin önüne set olmuş ülkemizi bu tasalluttan korumuştur.

Bu mezhep İngiliz İstihbarat ve kilisesinin elbirliği ile ve dirençsiz bir İslâm var etmek için icat ettiği bir sözde mezhep, özde felsefi bir yöneltme aracıdır. Bölgemizde bu derde yakalanmış ülkelerin tamamı siyonizmin kuklası haline gelmiştir. Bu sahtekarlık aynı zaman da hedeflenen ülkelerin tarihini değiştirerek tecrübe birikimini yok etmektedir. Bunun menfi sonuçlarını hep birlikte yaşıyoruz.

İngiliz’in ne olduğunu ve kullanma araçlarını bilemezsek o bildiğini okumaya devam edecektir. Atatürk’ün; “Bela geldiği yönden gönderilmelidir” prensibini ben şahsen hayatım da çok uyguladım ve başarı sağladım.

Bir karakteri anlarsak onun kullandığı araçları biliriz veya kullanılan araçlara bakarak karşımızdakini tanıyabiliriz. Anlamak istiyorsak;

• Nasıl Karar alıyor?

• İnisiyatiflereni nasıl kullanıyor?

• Taraftar olduğu şeyler nelerdir?

• İç huzuruna sahip mi yoksa çatıştırıcı veya çatışan bir kişi mi?

• Karar ve inisiyatifleri araştırma ürünü mü yoksa anlık mı?

Sorularının cevaplarını tespit etmeliyiz.

Bizde ise vatandaş kendi kapasitesine göre karar alıyor sonra bu kararla da hükümetlerin kararlarını karşılaştırıyor. Hatta eleştiriyor. Hükümetin karakterinde hainlik hâkim değil ise bu yapılan yanlıştır. Adama sorarlar; “Araştırdın mı?” derler...

Çok hassas günlerden geçiyoruz. Bariz bir ihanet görmedikçe Hükümetin sesine kulak verelim. Ülkemizin tüm unsurlarının senkronize davranması geren bir süreç yaşanıyor...

Dr. Hikmet Aytek

14.03.2026


haber365.com