Donald Trump’ın eşi Melanie Trump daha dün Ukrayna’da ölen çocuklara çok üzüldüğünü söylemişti. Hatta geçenlerde “Ukrayna’da kaybolan çocukları ailelerine kavuşturdu.” Reklamıyla PR çalışması da yapmıştı zat-ı âlileri. Ne güzel…
Peki First Lady İran’da kız çocuklarının kendi askerlerince katledildiğini bilmiyor mu? Biz dahi biliyorsak tabi ki biliyordur. Orada kaybolan çocukları da aileleri ile kavuşturmak için bir gayrette bulundu mu?
Peki “Dünya’nın jandarması” görevi kisvesine kendi kendine bürünen ülkenin First Lady’si Gazze’de katledilen ve kaybolan binlerce çocuk için her hangi bir girişimde bulundu mu? Peki Epstein Adası’nda kanı içilen, tacize uğrayan çocuklara üzüldüğünü hiç duydunuz mu?
Sorduğum soruların tamamının cevaplarını hepimiz biliyoruz …
Çocuklar masumdur. Dili, dini, ırkı farketmeksizin her çocuk masumdur ve saç teline dahi zarar gelse, üzülmeyen merhametsizdir lakin merhametten yoksun olan bu iblis tohumları neden üzülsünler ki? Kendi siyasi emellerine alet etmek adına yeryüzünün günahsız kullarını kullanmaktan çekinmeyen bu güruhtan merhamet beklemek anlamsızdır…
Yine Ramazan Aylarına denk getirilerek, sahurlarda katledilen Iraklı 2 milyonu aşkın insanı umursamayan bir vicdan fukarası güruhtan bahsediyoruz.
“İsrail’in güvenliği” denilerek gerekçe gösterilen ama gerçek dışı bahanelerle, ürettikleri bombaları Ortadoğu ülkelerinin insanları üzerinde deney malzemesi olarak kullanmadılar mı? Binlerce masum insanın katledilmesine kör, sağır ve dilsiz kalarak üç maymunu oynadılar mı?
Beyaz tenli, mavi gözlü diye Ukraynalı cesetleri ayırıp ağlayanlar onların öldürdüğü Rusya vatandaşlarını, Bosna da ve Srebrenitsa da ölen Muhammedî mavi gözlüleri de görmezden geldiler çünkü onları kendi elleriyle katillere bu alçaklar teslim ettiler!
Zalimce saldırılara göz yuman ve sözüm sizlere ses çıkarmayanlar şimdi bazı şeylerin ucu kendilerine dokununca yırtınmaya başladılar. “Barış gelsin falan” diyorlar.
İran’ın, ABD üsleri olan ülkeleri vurması çok yanlışmış (!) “Hemen dursun” diyorlar. Ulan Siyonizme boyun eğmiş güruh, haçlıya teslim olmuş münafık ülke yöneticileri ve Türk-İslam düşmanı batılı ülkelerin yönetici ve vatandaşları Niye; “ABD üslerine alan ve imkân veren ülkeler derhal izinlerini iptal etsin” demiyorsunuz nalıncı keserleri!
Bu çağın put peresleri. Kendi aklını put etmiş ona tapıyor. Onunda üst akıl olarak kabul edilmesi uğrunda mücadele ediyorlar.
Siyonist planlara göre durmak bilmeksizin hareket edenler Hz. Allah’ın aslında en büyük plan yapıcı olduğunu bilmeyen cahil kafirlerdir.
Biz yazılarımızda devamlı ne dedik? “Hak şerleri Hayr Eyler.”
Yaptığı ve ABD’ye yaptırdıkları ile Netanyahu; Dünyada büyük bir uyanışa neden oldu. Bu uyanış öyle bir hal aldı ki uyanan herkes siyonizme lanet etti. Siyonizme hizmetkar olan sözde islam- özde münafık olanlar artık yolun sonuna geldiler. Mızrak artık çuvala sığmıyor. Tabanlarını oluşturan halklar, onların bu pozisyonuna başkaldırmaya yakın hale geldiler ve hızla uyanmaya başladılar. Bunun ardı şahlanmadır! Bunun adı kıyama durmadır.
Mevcut yöneticiler ya caddelerde ayaklarından faşist Musolini gibi sürüklenerek parçalanacak ve geberecek ya da tövbe ederek kendi toplumlarına öncelik vereceklerdir. Hz. Allah, yıllardır petrol geliri için yapmadığı şerefsizlik kalmayan emperyalistleri ve onun yerli işbirlikçilerini petrol sopası ile dövecek...
Her şey birden bire ansızın düzelecek diye bir şey yok. Bu bir süreç ve yeni bir çağa giriyoruz. Yaşadıklarımız da onun doğum sancıları. Katlanılır… Hakk uğruna elbette çekilecek.
ABD'yi ;“o hiç batmayacak” diye düşünülen Titanik gibi düşünelm her türlü donanıma sahip bu gemi bir buz dağına çarpıp battı. Buz dağlarının üçte biri su üstünde görünür alta doğru kalınlaşarak inen geri kalan üçte ikilik yapısı daha vardır. Titanik neden buz dağına çarptı? Gözetim kulesindeki iki gözcü işini doğru yapmadığı için… Kaptan, gemisi ile birlikte okyanusun dibini boyladı.
Trump’ta aynı Titanik örneğinde olduğu gibi Netanyahu’nun gözlemlerine ve ülkesini ahtapot gibi saran Yahudi kökenli, Siyonist amaçlı, küresel hedefli haramilere kendini ve ülkesinin geleceğini teslim etti. Gözetim kulesindeki gözcüler halüsinasyon görüyorken Trump’ın Titanik’i de elbette batacak. Kennedy’den sonra gelenlerin tamamı da zaten bunu yapmıştı. Trump alenen ve hesapsız davrandı. Bu da ABD'nin yıkılış sürecini başlattı. ABD yok olmaz ama küçülerek devam eder. Tıpkı Osmanlı’dan sonra gerekli dersleri alan bizler gibi. İnşallah ders alırlar.
Anlaşılıyor ki; Bölgede ABD'nin etkisi gittikçe azalacak ve doğrudan karşı durmasalarda bölgedeki partnerleri de bu güvenilmez yandaş ile tedricen yollarını ayırmak zorunda kalacaklar.
Türkiye bölgenin güvenilir limanı ve doğal lideridir. Bu durumları öngören devletimiz kendi içimizdeki ve çevremizdeki etki alanlarımızda terörsüz ortam için gerekli adımları atmaya gayret etmektedir. Çünkü bölgede açıktan bir rakibimiz yoktur bizim yolumuzu kesmeye veya yavaşlatmaya ancak terör ile niyet edebilirler. Bu konuda da uzun bir süredir Almanya organize olmaktadır. Amaç Bölgeyi AB için bir sömürü alanı haline getirmektir. Güçlenen Avrupa’yı İsrail’e hizmet ettirmektir. İçimizdeki Alman vakıf ve iktisadi kuruluşlarının ve de Milliyetçi maskeli, siyasi topluluklarım izlendiğini düşünüyorum. Niye hiç İngiltere’den bahsetmedim? Çünkü Almanlar gibi onlar da Siyonizmin bendesidir. Amiral gemisidir Saksondur. Statüsü çok daha yüksektir. Aslında siyonizmin beyindir. O eli kolu ile iş görür...
Rusya’nın dahi içindeki nüfus oranını öne sürerek Türk Cumhuriyeti olarak kabulünü isteyeceği günleri de görmek sürpriz olmayacaktır…
“Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne de Türkistan! Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir, TURAN!” Bir ülkenin Biiznillah büyümesi evlatlarının büyük ve büyüme düşüncesi ile kaimdir. Büyümek için atılması gereken en önemli ilk adım, içimizdde bulunan ve iç düzenimizin imkanlarını bize ihanet yolunda kullanan hainlerin ayıklanmasıdır. İran da olanları mutlaka dikkate almalıyız.
Dr. Hikmet Aytek
03. Mart 2026