ABD Ordusu zor durumda...
1991 yılında Irak’a yönelik ilk saldırıyla başlayan ve yaklaşık 36 yıldır süren ABD saldırganlığı, bu ülkenin ordusunu yıprattı. Hatta öyle bir hale geldiler ki, bu savaşların, saldırıların, işgallerin perde arkasındaki derin ABD güçleri dahi, “Rusya’yla Avrupa uğraşsın” demeye başladılar.
ABD’nin derin yapılanmasının en tepesinde bulunan CFR’nin yayın organı Foreign Affairs’te yayımlanan “Amerika için Az Çoktur Stratejisi” başlıklı makale, ABD ordusunun içinde bulunduğu deyim yerindeyse tükenmişlik sendromunu ortaya koydu.
Barry R. Posen imzalı makalede, ABD ordusunun zaten tükenmişlik içinde olduğu, bu nedenle orduyu genişletmenin hiçbir fayda sağlamayacağı dile getirildi. Hatta bu tükenmişlik nedeniyle ABD’nin iki büyük çatışmayla savaşa hazırlık seviyesinde olmasından bile vazgeçilmesi öneriliyor ve Avrupalıları üzecek öneri satır aralarına yerleştiriliyor: “Başlıca Avrupa devletleri, isterlerse Rusya ile kendi başlarına başa çıkmak için fazlasıyla yeterli ekonomik ve teknolojik kaynağa sahiptir.”
Gerçekten de öyle...
ABD ordusunun çok ciddi bir yıpranmışlığı söz konusu.
Posen’in hatırlattığı üzere, “8 Ekim'de USS Abraham Lincoln ve ona eşlik eden taarruz grubu, 320 gün süren deniz yolculuğunun ardından Amerika Birleşik Devletleri'ne döndü. Modern Amerikan ordusu için neredeyse bir rekor olan bu görevlendirme tartışmalara yol açmıştı. Grubun gemileri aylar boyunca limana uğramadan yolculuk ederken, koşullar hızla kötüleşti. Denizciler malzeme kıtlığı, tesisat sorunları ve su kirliliği bildirdi. Moral belirgin şekilde düştü; sekiz denizci intihar girişiminde bile bulundu. Gemiler nihayet Orta Doğu'dan ayrıldığında, yaşadıkları zorluklar ülke genelinde manşetlere taşınmıştı”.Gerçekten de Posen’in aktardığı USS Abraham Lincoln uçak gemisinin dışında tüm uçak gemilerinin ve askerlerinin durumu “içler acısı”. Amerikan merkezli Military Times sitesinin aktardığına göre, mevcut ve eski askeri personelin ifadelerine göre, ABD Donanması'na ait uçak gemilerinde görev yapan denizcilerin ruh sağlığını desteklemek için tasarlanan sistem, uzun süreli muharebe görevlerinin gerektirdiği talebi karşılayamıyor.
Military Times'a konuşan kaynaklara göre, gemilerdeki psikologlar ve iletişim danışmanlarının kapasitesi çoğu zaman yetersiz kalıyor ve bazılarının ihtiyaçları karşılamak için haftalık çalışma saatlerini 40'tan 90'a çıkardığı belirtiliyor.
Ruh sağlığı uzmanları denizcileri muayene etse bile, diğer bekleyen hastaların yoğunluğu nedeniyle denizciler ihtiyaç duydukları tedaviyi alamıyorlardı.
USS Harry S. Truman ve USS Abraham Lincoln gemilerinde uzun süreli görevlerde bulunan denizcilere göre, bir sağlık uzmanıyla randevu almak haftalar, hatta aylar sürebiliyordu.Lincoln gemisinde görev yapan ve geminin yakın zamanda Orta Doğu'ya konuşlandırılması sırasında hizmet vermiş olan bir denizci, "İntihar düşünceniz olduğunu söylemediğiniz sürece, askeri ruh sağlığı uzmanlarından randevu almak için haftalarca beklemeniz gerekiyor" dedi.
Özetle, Amerikan donanmasında görev yapan askeri personelin uzun süreli harekatlarla ilgili ciddi psikolojik sıkıntılar çekmeye başladığını, doğrudan Amerikan kaynakları ifade ediyor.
Ayrıca çeşitli bağımsız kaynakların aktardığına göre ABD ordusunda ciddi mühimmat ve füze sıkıntısı var. Örneğin General Dynamics'in Dallas yakınlarında kurduğu ve 155 mm’lik top üretme mesaisi başarısızlıkla sonuçlandı.
Yine Foreign Affairs’teki yazıda aktarıldığı üzere, ABD ordusunun silahlanmasını, şiddetli saldırıya dayalı ve kısa süreli savaşlara göre yaptığı aktarılıyor:
“Washington bu savaşların uzun süreceğini hiçbir zaman beklemedi. Bunun yerine, bu tür çatışmaların yaratacağı şiddetli baskı altında düşmanın pes edeceğini veya savaşın nükleer tehditlere ya da daha da kötüsü nükleer kullanıma dönüşeceğini hayal etti. Örneğin, Soğuk Savaş sırasında Amerika Birleşik Devletleri ve müttefikleri, Sovyetler Birliği'ne karşı son derece yoğun, yaklaşık 30 günlük bir çatışma planlamıştı. Günümüzün askeri planlamacıları muhtemelen Pekin veya Moskova ile bir savaş hakkında benzer varsayımlarda bulunmuşlardır. Amerikan düşüncesine göre, son derece yetenekli konvansiyonel kuvvetler ve nükleer tırmanma riski bir saldırıyı caydırmalıdır. Caydırıcılık başarısız olursa, ABD planlamacıları düşmanı durdurmayı ve düşmanın hatalarını fark edip rotasını değiştirmeye çalışacak kadar büyük tırmanma riskleri yaratmayı umuyorlar.”
Bu strateji belki Irak işgalinde tuttu. Ancak İran’a saldırıda fiyaskoyla sonuçlandı. Çok şiddetli saldırılara İran’ın direnmesi, ABD’nin tüm stratejilerini alt üst etti. Foreign Affairs yazarı Barry R. Posen, şöyle devam etmiş: “bu düşünce tarzı, Washington'ın uzun süreli, büyük güçler arası çatışmaları sürdürecek kaynaklara sahip olmadığı anlamına gelir. Hava kuvvetleri, donanma ve deniz piyadelerinin temel unsurlarından biri olan F-35 savaş uçakları, tanesi 100 milyon dolar değerinde olup, seri üretim için tasarlanmamıştır. Aynı şekilde, böyle bir savaşın ilk günlerinde tercih edilecek mühimmat olacak uzun menzilli füze sistemleri de seri üretim için uygun değildir.”
Bu yüzden de ABD’nin İran’da en çok yaşadığı sıkıntı saldırı ve savunma mühimmatlarının stoklarının hızla azalması oldu. Posen’in aktardığı gibi seri üretime hazır olmayan ABD’de füzelerin yeniden hazırlanması için sözü edilen üretim süreleri 48 ay ve 60 ay olarak dile getiriliyor.
Çok daha fazla neden ve Amerikalı siyasetçilerin kolayca ABD ordusunu oraya buraya sürmesi nedeniyle Amerikan ordusunun çok ciddi bir şekilde yıpranmış olduğu ortada.
Amerikan askerinin psikolojisi bozuk, gemilerin bakım onarım süreleri uzuyor ve çok övündükleri F-35’lerin bile ABD ordusundaki harbe hazır olanların oranı yüzde 25 seviyesinde.
İşte tam da bu noktada ABD’nin Avrupa’ya bakış açısı Cumhuriyetçi-Demokrat fark etmeden değişiyor. Posen’in yukarıdaki satırların devamında aktardığı ifadeler, adeta Trump’ın ağzından çıkmış gibi:
“NATO'nun Yüksek Müttefik Komutanı hala bir Amerikalı, oysa bu pozisyonun bir Avrupalı tarafından doldurulması gerekiyor. On binlerce ABD askeri hala Avrupa'nın dört bir yanında konuşlanmış durumda; birçoğunun eve dönmesi gerekiyor. Pentagon web siteleri ve Avrupa'daki Amerikan komutanlıklarının web sitelerinde, yalnızca ileri konuşlanmış ABD kuvvetlerini değil, aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri'nde konuşlanmış birliklerin dönüşümlü konuşlandırmalarını da içeren kıta genelindeki tatbikat ve manevraların uzun listeleri yer alıyor. Bu sayılar da azalmalı.”
ABD çöküyor...
Çöküşün en önemli göstergesi ise tüm dünyaya göstermeye çalıştığı ordunun durumuyla yansıyor.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!