VARAN 86

VARAN 86
Sabahattin İsmail
08.07.2026 Çarşamba 09:00 | Son Güncelleme: 08.07.2026 Çarşamba 09:00

Arıklı'nın ismini açıklamadığı bakanı biliyorum ama cesareti varsa önce kendisi açıklamalı.

Bir pişkin bakan, rüşvet toplayıcısı kardeşi ve 3 olay.

Başbakan Yardımcısı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, "Anex firmasının kuracağı hava yolu şirketini bir bakan engelledi" dedi ama isim açıklamıyor.

Oysa açıklaması şart. Açıklamazsa tüm bakanları şaibe altında bırakır. 

Bakanlar açıklaması konusunda niye ısrar etmiyor? 

Acaba hepsinin mi kaba yerleri pis? 

Arıklı'nın, isimleri üzerinde yarattığı bu şaibeyi nasıl hazmederler?


SABAHATTİN İSMAİL


Pişikin olmak, her insanın harcı değil.

Pişikin olmak maharet ister...

Yüzünde manda derisi olması, yüzünün hiç kızarmaması, utanmayı unutması, yağ gibi üste çıkma becerisinin olması, yavuz hırsız rolünü çok iyi oynaması gerekir.

Bu girişten sonra şimdi size, arşivimde olan birçok olaydan, sadece geçmişte varan serisi içinde yayınladığım ve tümü aynı bakan ve kardeşi ile ilgili olan, 3 olayı aktaracağım:


1.Olay

Birinci olayı, 2 ocak 2026'da "Varan 31" de şöyle yazmıştım:

"....Dev bir devlet ihalesini  kazanan bir inşaat şirketinin, siyaset içindeki kurucusuna, bir bakanın ofisinde, 6'lı çete liderinin kankası olan müteahhit lehine ihaleden çekilmesi hâlinde, önce 300 bin sterlin rüşvet teklif edildi.

Bir bakanın ofisinde, bakan tarafından bu ahlaksız teklifin yapıldığı sırada  odada, rüşvet vererek ihalenin kendisine kalmasını sağlamaya çalışan kanka müteahhit " bodur Guburcu" da vardı. Çünkü rüşvet teklifi onun adına yapılıyordu ve parayı da o verecekti..

Düşük teklif veren ve devletin milyonlarca sterlin tasarruf etmesini sağlayacak olan ihaleyi kazanan inşaat şirketinin kurucusu bu teklifi reddedince, söz konusu bakan, teklif edilen rüşvet miktarını artırarak 500 bin sterline çıkardı.

İhaleye en düşük teklifi veren şirket kurucusu bunu da reddedince görüşme bitti.

 Bir süre sonra 6'lı çete liderinin resmî ofisine davet edildi.

Çete lideri, burada ihaleye en düşük teklifi veren şirket kurucusuna, ' keşif bedelinden çok daha yüksek teklif veren kankası, "bodur Guburcu" lehine ihaleden çekilmesi hâlinde, ona 1 milyon sterlin tutarında bir çek vereceğini' söyledi, 

- "Çeki al ve ihaleden çekil." dedi.

İhaleyi, en düşük teklifi vererek kazanan şirket kurucusu, bunu da reddettikten sonra, ihaleyi mutlaka almak isteyen kanka müteahhit olan "bodur Guburcu"ya, 

- ' Bunlar niye senin ihaleyi alman için çırpınıyor, onlara ne verdin ki bana bu denli baskı ve telkin yapıyorlar?' diye sordu.

İhaleyi almak için çırpınan kanka müteahhit "Guburcu", büyük bir pervasızlık ve rahatlıkla, "İhale bana verilirse, dün ofisinde buluştuğumuz bakana, Hamitköy'de yapmakta olduğum ve şu anda karkas inşaatı biten 5 katlı inşaatı vereceğim" dedi.

Bodur kanka müteahhit devamla, adını verdiği üst Bakana, (6'lı çete liderine) ise "nakit 500 bin sterlin vereceğini" açıkça söyledi.

Bir başka deyişle çete lideri ve malum bakan, kankaları bodur müteahhit ile meşveretleşerek en düşük teklifi vereni tasfiye edip, çok daha yüksek teklif verene 1 milyar TL'yi aşkın dev ihaleyi vererek ve, aradaki farkı rüşvet olarak alarak, devletin, halkın ve Anavatanın parasını çalmak için suç teşkil eden bir kumpas ve tezgah kurmuşlardı.


***

Neyse ki tezgah ortalığa saçılınca, tutuklamalar da olunca, ihale iptal edildi, rezillikleriyle kaldılar.

Bunları uydurmuyorum. 

Ofisinde ilk toplantıyı düzenleyen, 500 bin sterlin karşılığında ihaleden çekilme teklifini yapan, karşılığında rüşvet olarak Hamitköy'deki karkası bitmiş apartmanı kardeşi aracılığı ile alacak olan bakanı biliyorum.

Bilgi birinci elden.

İhaleden çekilmesi için rüşvet teklifi yapılan, siyaset içindeki müteahit bizzat bana, Serdinç Maypa'ya ve daha birçok kişiye tüm detayı ile uzun uzun anlattı..

Serdinç Maypa programında isimleri fe açıklayıp Hodri Meydan dedi..Ses kaydı olduğunu açıkladı.

Ve en acısı, tüm detaylar, polis dosyasında altı imzalı itiraf olarak da var.

Dokunulmazlıkların kalkması bekleniyor.

Daha önemlisi, her şey, tüm detayı ile Türkiye'nin de bilgisine getirildi!


2. Olay


İkinci olayı da 26 şubat 2026'da "Varan 51"de şöyle anlatmıştım:

"...Mesenger üzerinden bir mesaj aldım. Mesaj şöyle;

'  Sabahattin Bey Merhaba, nasılsınız?

Yazdığınız rüşvet olaylarını okuyorum. Maalesef bu hükümet döneminde rüşvetsiz hiçbir şey olmuyor. Yatırımcıları bıktırdılar ve kaçırıyorlar.

Size Türkiye'den yakın dostum işadamı arkadaşımdan dinlediğim bir rüşvet konusunu aktarmak istiyorum. Anımsarsanız, 2022'de bir ara KKTC'ye uçuş yapacak ve KTHY'nin boşluğunu dolduracak şirketlerden söz ediliyordu ya,  ".........." adlı yetkilinin (bakanın) "..........." adlı kardeşi, o şirketlerden birinin sahibi olan "..........." adlı işadamından veya görüşmeleri sürdüren yetkilisinden,

(Bakan olan kardeşi adına) 3 milyon dolar rüşvet istemiş. Bunu vermezseniz bu iş olmaz, demiş. Onlar da, 'bizim bu şekilde verecek paramız yok', diyerek vaz geçmiş. O şirketin uçuşlara başlamamasının nedeni buymuş. Rüşveti vermedikleri için engellenmişler. İsterseniz telefonunu vereyim, arayın konuşun, size söylerler belki.."

(Bana bu bilgiyi aktaran arkadaş ile işyerinde buluştum. Ondan bir daha bu olayı dinledim. Kendi telefonundan o  arkadaşını aradı, durumu anlattı, sonra telefonu bana verdi. Kendimi tanıttım olayın detayını anlatırsa yazmaktan çekinmeyeceğimi söyledim. Ama  kabul etmedi. " Sabahattin bey, bizim için o konu kapanmıştır. Biz büyük bir firmayız. İşimiz başımızdan aşkın. KKTC'de maalesef sistemin nasıl çalıştığını gördük, yaşadık, anladık. KKTC için çok üzüldük. Tekrar başımız ağrısın istemeyiz, yapacak çok işimiz var. KKTC 'ye yatırım konusu bizim için kapanmıştır" dedi

Bu konuşması bile olayın doğruluğunu teyit ediyor ama tanıklık yapmayacakları için isimleri yazmak olası değil"

Ne var ki, bana olayı aktaran arkadaşım isimleri biliyor. 

Gazeteci olduğum için bana, rüşvetçi bakanın adını söylemeyenler  ortak dostumuz olan arkadaşıma söylediler. O da bana her şeyi isim isim anlattı.

Nitekim Erhan Arıklı'nın 3 gün önce yaptığı bu açıklamasını okuyunca, yeniden işadamı arkadaşıma gittim. 

Gülüyordu. 

- Niye gülüyorsun? diye sorduğumda, "Erhan Arıklı'nın bir bakanı suçlayan açıklamasını okuyunca hem gülme geldi, hem de midem bulandı..." dedi.

Tüm detayları bilen dostumla kahvelerimizi içerken pişkinlik üzerine bir sohbete daldık..

- Bu olayı anlatan işadamı arkadaşını arayıp, Erhan Arıklı'nın açıklamasını okusana dedim. 

Aradı ve açıklamayı okudu.

Çok güldü ve çok şey söyledi ama ne söylediklerini buradan yazamam!

Evet aynı bakan ve malum kardeşi, KKTC'nin ulaşım sorununu çözecek bir projeyi, rüşvet isteyerek, böyle engellemişti


****

Bu olay bana 21 Kasım 2025'de yayınladığım "Varan 8"de yazdığım ve itirafçı ifadesiyle polis dosyasına da giren bir başka rüşvet olayını anımsattı.

O olayda da bir Alman firmasının getirdiği "katı atıklardan elektrik enerjisi üretmeyi" öngören çevreci bir proje, 1.5 milyon dolarlık rüşvet verilmedi diye engellenmişti.

Tüm görüşmeler bitmişken ve son bir onay kararı ile yatırım başlayacakken, bu kez daha üst bir bakanın kardeşi firma yetkilisine "Abimin selamı var. 1.5 milyon dolar vermezseniz bu karar çıkmaz." demişti. 

Firma da bu rezillik karşısında yatırımdan vaz geçmişti.

Bazı bakanların kardeşleri vasıtasıyla rüşvet topladığı bilinen bir durum..

Hüseyin Özgürgün, Faiz Sucuoğlu, Ünal Üstel hükümetleri dönemlerinde yaşananları anımsayın.


3. Olay


Yine aynı bakan ve malum kardeşi ile ilgili 3. olayı ise, 26 Mart 2026'da, Alsancak'taki ofisinde ziyaret ettiğim bir dostumdan dinledim ve not aldım.

Notlarımdan aktarayım:

"...Küçük müteahitlik işleri de yapan yakın bir arkadaşım, Karşıyaka'da ana yol üzerinde 1 milyon sterlin kadar harcama yaparak, arabası olan herkesin ihtiyacı olan bir işyeri açacaktı.. Bu niyetini tanıdığı MALUM BAKANIN KARDEŞİNE de açtı.

Hemen telefonu kaldırıp bakan olan kardeşinden randevu aldı .

Randevu günü gittiler.. bakan, gerekli izin için yardımcı olacağını, bunun kolay olduğunu söyledi. El sıkıştılar, tam kapıyı çıkarken, ' bu kez gelirken 1 milyon sterlini cebine koy da öyle gel' dedi. 

Çıkınca bakanın kardeşine 'anlamadım, ne demek istedi?' diye sordu.

' Bu işler beleş olmaz. Vereceği izinle sen kazanacan, bizim de kazanmamız gerekir" yanıtını aldı.

Bir hafta sonra yine bakan kardeşiyle, Bakanlığa gittiler.

Yatırım için izin isteyen arkadaşım ' imkanlarıma baktım ama o kadar parayı bulamadım. Olan paramı da inşaat için ayırdım' dedi. 

Sıkı bir pazarlık başladı.

bakan, 'o zaman 750 bin sterlin ver' dedi. Arkadaşım, 'nakitim yok, ama Geçitköy'de yaptığım bitmek üzere olan villalar var, 2 tanesini vereyim, biri 3+1, biri 4+1' dedi.

Bakanın, bu işlerle ilgilenen kardeşi devreye girerek ' gidip görelim, olmazsa satarız' dedi.

Bir hafta kadar sonra inşaata gidip gördüler, beğendiler, anlaştılar...

Bakan 2 Villayı alacak ve ana yol üstünde özel izin gerektiren yatırım için gerekli prosedürü süratle tamamlayacaktı.

Bakan, ' villaları sana adını vereceğim 2 kişiye devredeceksin. Sana kimlik fotokopilerini göndereceğim' dedi' 

El sıkışıp ayrıldılar.

Ama bir hafta geçmesine karşın kimlik fotokopileri gelmedi. 

İşadamı arkadaşım, bakanın kardeşi ile yeniden Bakanlığa gitti. Kimlikleri niye göndermediğini sordu.

-Bakan, "yakında seçim var, nakit paraya ihtiyacımız var. O villaların bitmesi ve satışı gecikebilir." dedi.

Arkadaşım, "750 bin sterlinim yok" deyince bakan, "O zaman 500 bin sterlin ver, izin bu hafta çıksın" dedi.

1 milyondan 500 bine inmişti.

İşadamı arkadaşım buna sevindim ve eve gidip durumu babasına açtı. 

Babası ise, " yatırımdan vaz geçtim. Bu rüşvetçi hırsızlara 1 kuruş bile vermem. O parayı biz alın terimizle kazanıyoruz. Yeni inşaatlar yaparız, ama onlara yedirmem, o yatırımdan vaz geçtim, izinlerini gö..lerine soksun' dedi.

Bir süre sonra bakanın malum kardeşi işadamı arkadaşımı aradı, parayı sordu... Babasının sözünü söyleyip telefonu yüzüne kapattı..."

Evet, işte böyle...

Kanınız dondu değil mi?

Ben dinlerken midem bulandı, kusma geldi. Bir acı kahve daha içmek zorunda kaldım

Kıbrıs Türk Halkı, kanımız ve canımızla kurduğumuz Devletimiz bu rüşvetçi zibidilere mi kaldı?

Bunlara mı layıkız?

Yazık bu halka, yazık bu devlete.


***

Ve, şimdi Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, "ortak hava yolu şirketi projesini bir bakan engelledi" diye açıklama yapıyor.

Hem gülüyorum, hem de bulanan midemi bastırmak için acı bir kahve daha içiyorum.

Seçimden sonra son 15-20 yılda Başbakan/Bakan olanların ve 1.-2. Derece yakınlarının yurt içi, yurt dışı mal artışları ve banka hesapları mutlaka incelenmeli, kaynağı belirsiz birikimler ve mülkler, " haksız kazanç" kabul edilerek hazineye aktarılmalıdır. 

Bunu yapma sözü vermeyen hiçbir partiye oy vermemeliyiz.


haber365.com
Sabahattin İsmail Yazıları