VARAN 83

VARAN 83
Sabahattin İsmail
02.07.2026 Perşembe 15:41 | Son Güncelleme: 02.07.2026 Perşembe 15:41

ABD'yi yaklaşık 4 milyar dolar dolandıran İbrahim Khaldoon Hilmi'nin KKTC bağlantıları ve KKTC'de neler yaptığı belirlendi.

Başbakan ve İçişleri Bakanının bildiği ancak bilinçli olarak kamuoyundan gizlediği bilgilere göre, dolandırıcı İbrahim Hilmi, iddia edildiği gibi son 1 yıl değil, 2024'ten beri KKTC'de yaşıyordu. Oysa FBI Direktörü Kash Patel, Hilmi'nin Mayıs 2025'ten beri firari olduğunu açıklamıştı. Bu durumda, "Hilmi 2024'te, daha FBI tarafından aranmazken KKTC'de ne yapıyordu, çalmaya devam ettiği milyarlarca doları burada mı aklıyordu?" sorusu akla geliyor.

İbrahim Hilmi'ye Chamada gazino işletmecisi olan "Grandfalcon Investment Ltd." tarafından 20 Ekim 2024'te çalışma izni çıkarıldığı ve sosyal sigorta yatırımlarını bu şirketin yaptığı da ortaya çıktı. Hilmi, bu izne dayanarak KKTC'de 2 yıl rahatça yaşadı; ABD tarafından hakkında tutuklama kararı çıkarıldığı Mayıs 2025'e kadar, serbest giriş çıkış yaptı. (Bakınız Belge 1, ekteki sosyal sigorta yatırımları ve işe giriş-çıkış tarihlerini gösteren belge)

Bu süre içinde İbrahim Hilmi, Chamada Otel'de kendisi için düzenlenen lüks kral odasında kalıyor ve Chamada sahiplerinin kendisine sağladığı teknik ve fiziki imkanlarla "organize suçlarla bağlantılı uluslararası sanal bahis işi" yaparak, çaldığı milyarlarca dolara milyonlarca dolar ekliyordu.

ABD'yi 4 milyar dolar dolandıran İbrahim Hilmi'nin çaldığı ve anında Hong Kong'a, oradan KKTC'ye aktardığı paraları da, 2024'ten beri Chamada gazinoda aklayarak sisteme soktuğu ortaya çıktı. Ne ilginçtir ki, KKTC'de kara para izi süren Merkez Bankası ve Para Kambiyo Birimi, bu süre içinde milyarlarca doların aklanmasını fark etmemiş!

İbrahim Hilmi'ye çalışma izni çıkararak KKTC'de yasal şekilde kalmasını sağlayan Chamada gazino işletmecisi "Grandfalcon Investment Ltd." şirketi ise Veysel Şahin ailesine ait.

Chamada Prestige Hotel-Casino'nun, 2023'teki hissedarları ise İsmail (Murat) Şahin, eşi Çiğdem Şahin, oğulları Çağrı Şahin ve UBP Girne ilçesi üyelerinden, iş takip firması sahibi olan Ünal Üstel'in yakın dostu Ersan Tömay. Girne'de aşırı bir zenginliği olduğu bilinmeyen ve 2021'de yıllık sadece 38 bin 100 TL gelir gösterip 10 bin TL vergi veren Ersan Tömay'ın, Chamada Oteli'nin yüzde 18.91 hissesine sahip olduğu da ortaya çıktı. Bu durum "Acaba Tömay, hangi siyasetçinin veya iş adamının emanetçisidir?" sorusunu akla getirdi. (Bakınız belge 2, 3, 4, 5; ilgili Bakanlar Kurulu kararı ve Mikro Makro'da Can Sarvan'ın 15 Eylül 2023'teki araştırması)

Yaptığım araştırmada, Bakanlar Kurulu'nun, Veysel Şahin ailesine ait olan "Grandfalcon Investment Ltd."e şans oyunu işletmeciliği izni verdiğine ilişkin karara da ulaştım. (Bakınız belge 6, ekteki Bakanlar Kurulu kararı)

Bu arada KKTC'de, iddia edildiği gibi 1 yıl değil, 2024'ten beri Chamada sahibi Murat Şahin'in korumasında ve onun otelinde yaşayan İbrahim Khaldoon Hilmi'nin, sanıldığı gibi ABD'de dolandırıcılıktan arandığı için değil, "organize suç örgütlerine bağlı uluslararası sanal bahis faaliyetleri" nedeniyle "yasaklı göçmen" ilan edildiği ortaya çıktı. Nitekim Bakanlar Kurulu kararında sadece bu gerekçe ortaya kondu. (Bakınız belge 7, ekteki 16 Ekim tarihli Bakanlar Kurulu kararı)

Bakanlar Kurulu'nun, 2 yıldan sonra aniden "yasaklı göçmen" ilan ettiği ve üzerindeki elbiselerle ihraç ettiği İbrahim Haldun'un odasında, üzerinde ve banka hesaplarında kaç milyon dolar parası, kaç arabası ve ne kadar değerli şahsi eşyası olduğu; bilgisayarları, cep telefonları, bunlara kimin el koyduğu ise açıklanmadı. Bunlara devletin mi, yoksa Murat Şahin'in mi el koyduğu, eşyaları ve parasıyla ilgili tutanak tutulup tutulmadığı ve niye mahkemeye çıkarılıp yasa dışı sanal bet ve kara para aklama soruşturması yapılmadığı açıklanmalıdır!

İbrahim Hilmi'nin, KKTC bağlantıları, nasıl kara para akladığı ve birlikte yasa dışı sanal bet işi yaptığı kişileri açıklamasından mı korkuldu? Bunun için mi bir günde sınır dışı kararı alınıp ülkeden çıkarıldı?

Bilindiği gibi Avustralyalı uyuşturucu baronu Mark Douglas Buddle da "yasaklı göçmen" ilan edilip sınır dışı edilince, odasındaki çok pahalı saatlere ve milyonlarca dolara, birlikte iş yaptığı "B. A." adlı iş adamının el koyduğu iddia edilmiş ve Buddle'ın şimdi bunları geri almak için "B. A." adlı iş adamını tehdit ettiği basına yansımıştı.

Şimdi soru şudur:

Dolandırıcı, sanal betçi ve organize suç örgütü bağlantılı İbrahim Khaldoon Hilmi, Türkiye/ABD iadesini istediği için mi FBI'a teslim edildi; yoksa çaldığı ve kazandığı paralara burada birileri el koyduktan sonra ondan kurtulmak için mi Bakanlar Kurulu alelacele onu "yasaklı şahıs" ilan etti?

Dolandırıcı İbrahim Hilmi'nin KKTC'de yaşadığı 2 yıl içinde kimlerle "suç örgütü bağlantılı uluslararası sanal bahis" işi yaptığı, hangi iş adamları ve siyasilerle görüştüğü, banka hesapları, para trafiği, kripto para/soğuk cüzdan transferleri Polis Mali Şubesi ve Merkez Bankası Kambiyo Bölümü tarafından araştırıldı mı? Araştırılmadıysa niye?

Bakanlar Kurulu'nun onu "yasaklı göçmen" ilan eden kararının gerekçesi olarak gösterilen "bağlantıda olduğu suç örgütü" kime aittir?

Kararda belirtilen "uluslararası sanal bahis faaliyetini" kimlerle birlikte yapmaktaydı? Bu kişi Murat Şahin mi? Polis; Murat Şahin ve Chamada otel/gazino yöneticileri ile "Grandfalcon Investment Ltd." yetkililerinin ifadesini de aldı mı? İbrahim Hilmi ile iş bağlantılarını araştırdı mı? Araştırmadıysa niye?


Sabahattin İsmail



Önce, okumayanlar için, dünkü yazımda detaylı anlattığım hususları ve Başbakan Ünal Üstel ile İçişleri Bakanı Dursun Oğuz'a sorduğum soruları anımsatayım:

1- ABD sağlık sistemini yaklaşık 4 miyar dolar dolandıran ve Interpol kırmızı bülteni ile aranan, İbrahim Khaldoon Hilmi adlı Irak asıllı ABD vatandaşının 23 Haziran tarihinde "Türkiye'de tutuklandığı, FBI'a teslim edildiği, FBI başkanının Türk polisine teşekkür ettiği" fotoğraflı haber olarak Türk medyasında yer aldı. (Bakınız ekteki haberler)

2- Bu haberden 2 gün sonra, 25 Haziran 2026'da bir haber yapan "MYK Haber Ajansı", "İçişleri Bakanı Dursun Oğuz ile konuştuğunu, İbrahim Hilmi'nin Türkiye'de değil KKTC'de yakalandığını, 1 yıldır Çatalköy'de yaşadığını, Bakanlar Kurulu tarafından 16 Haziran'da yasaklı göçmen ilan edildiğini ve sınır dışı edilerek FBI'a teslim edildiğini" duyurdu ve haberi abonelerine dağıttı. Haber 25 Haziran'da yerel basında çıktı.

3- MYK Haber Ajansı'nın bana gönderdiği haberi okuyunca midem bulandı ve dünkü yazımda bu çelişkiyi ortaya koydum; Ünal Üstel ve Dursun Oğuz'a şu soruları sorup yanıt istedim:

İbrahim Hilmi ne zaman ve hangi yoldan KKTC'ye geldi? Yasal giriş kapılarından mı geldi, yoksa yasa dışı giriş mi yaptı?

Turist olarak geldiyse, ülkede 1 yıl nasıl kaldı? Kaçak olarak mı, oturma izniyle mi, çalışma izniyle mi?

1 yıl boyunca nerede kaldı? Ev mi aldı, otelde mi, kirada mı yaşadı?

Interpol tarafından kırmızı bültenle arandığından KKTC polisinin haberi yok muydu ki 1 yıl KKTC'de rahatça yaşadı?

KKTC bağlantıları, ona sahip çıkanlar, yardım edenler, koruyanlar, iş birliği yapanlar kimlerdir?

Banka hareketleri ve para trafiği araştırıldı mı?

Acaba çaldığı paraları burada birlikte akladığı kişiler, paraları aldıktan sonra İngiliz dolandırıcı Garry Robb ve Avustralyalı uyuşturucu baronu Mark Douglas Buddle'ın sınır dışı olaylarında olduğu gibi, ondan kurtulmak için sınır dışı ettirme ve FBI'a teslim etme yoluna gitmiş olabilirler mi? Bunun için hükümetteki bağlantılarını kullanmış olabilirler mi?

Onu sınır dışı etmeden, KKTC bağlantılarının ve çaldığı 4 milyar doları KKTC'ye getirip getirmediğinin, burada aklayıp aklamadığının araştırılması gerekmiyor muydu?


Gelen önemli mesaj

Bu soruları sordum ama Ünal Üstel ve Dursun Oğuz'ın, her zaman olduğu gibi "sin da gulle geçsin" taktiği uygulayarak yanıt vermeyeceklerinden emindim.

Konuyu tam dünkü yazımla bırakacaktım ki bilmediğim, tanımadığım bir kaynaktan yazılı bir mesaj geldi.

Mali Polis ile Merkez Bankası Para Kambiyo Bölümünün araştırması gereken çok ciddi iddialar içeren mesaj şöyleydi:

"Merhaba, size çok sağlam bir bilgi aktarmak istiyorum. Piyasada dönen o 'Türkiye'den ya da Çatalköy'den alındı' haberlerinin tamamı uydurma, arkasında bambaşka bir tezgâh var. Eğer konunun üzerine gidecekseniz gerçek veriler ve olayın aslı tamamen şudur:

Bu adam, 1 yıldan fazladır Chamada Casino'da çalışan olarak gösteriliyor. ABD'den çalındığı düşünülen paraları casino ve otel aracılığı ile temizleyip yeni yatırımlar yapıyorlar. Savoy Otel ve Casino'nun alınması, mevcut Chamada Prestige Otel ve Casino'nun birikmiş borçlarının ödenmesi gibi tüm büyük atılımlar ve inşaat çalışmaları tamamen bu paralarla fonlandı. Zaten dikkat ederseniz, Chamada'nın son birkaç yıldaki tüm bu patlaması ve satın almaları tam olarak İbrahim Haldun'un gelişi ile başladı.

Murat Şahin (orijinal adı İsmail Şahin) ve ekibi, 1 yıldan uzun süredir kurdukları bu düzende parayı casino içerisinde çatır çatır akladılar. Adamın yakalanma mevzusuna gelirsek; Murat Şahin'in Ünal Üstel ile olan bağları ve baskısıyla olayı..."

Mesaj burada, yani en önemli noktada kesildi, cümle tamamlanmadı.

Bilinçli olarak mı, yoksa başka bir teknik nedenle mi devamı gelmedi, bilmiyorum...


Araştırmaya başladım

Bu mesajı alınca ve dünkü yazımda sorduğum sorulara yanıt almayınca; temiz toplum, halkın haber alma hakkına saygı ve gazetecilik sorumluluğuyla iddiaları kendim araştırmaya başladım.

Ulaştığım ilk bilgi, ekteki belgede görüleceği gibi İbrahim Hilmi'nin Sosyal Sigortalar Dairesi işe giriş çıkış belgesi oldu. (Bakınız ekteki Sosyal Sigortalar işe giriş çıkış belgesi)

Bu, onun ülkeye yasal yoldan geldiğinin ve çalışma izniyle ülkede bulunduğunun kanıtıydı.

Buna göre İbrahim Hilmi, 10 Ekim 2024 tarihinde sigortalı olmuş ve 31 Ocak 2026'da işten durmuştu.

Ertesi gün, yani 1 Şubat 2026'da yeniden sigortalı olmuş ve 3 Haziran 2026'da işten durdurulmuştu.

Bu tarihten 13 gün sonra ise tutuklanmış ve mahkemeye çıkarılmadan, sorgulanmadan, ifadesi alınmadan alelacele çıkarılan Bakanlar Kurulu kararı ile "yasaklı göçmen" ilan edilerek sınır dışı edilmişti.

Hilmi aynı gün Türk polisine teslim edilmiş ve Türk polisi de onu FBI'a teslim etmişti.

Hilmi 19 Haziran'da artık ABD'de idi ve FBI Başkanı Kash Patel, onun yakalandığını 23 Haziran'da ABD basınına gururla açıklamış, haber aynı gün Türk basınına da düşmüştü.

Bu durum mesajdaki iddiaları doğrulamaktaydı.

Benim bu bilgilerden anladığım; İbrahim Hilmi 3 Haziranda bilinmeyen bir nedenle Chamada gazino ile iş bağlantısını kopardıktan sonra, birilerinin onu alelacele sınır dışı ettirip FBI'a teslim ettiği ve ondan kurtulduğudur.

Sosyal sigorta belgesi ne diyor?

Elimdeki sosyal sigorta işe giriş çıkış belgesinden çok ilginç bir sonuç daha çıkmıştır.

ABD belgelerinde İbrahim Halil'in Mayıs 2025'te firari olduğu ve 22 Mayıs 2025'te KKTC'ye geldiği belirtilmektedir.

KKTC polisi de son 1 yıldır KKTC’de bulunduğunu açıklamıştır.

Oysa İbrahim Halil, KKTC'de 10 Ekim 2024'te sosyal sigortalı olmuştur. Bu durumda en iyi ihtimalle Eylül 2024'te veya en az 3 ay önce KKTC'ye gelmiş, Murat Şahin'in himayesine girmiş ve birlikte çalışmaya başlamıştır.

Yani iddia edildiği gibi 1 yıl değil 2 yıldır KKTC'dedir. Gerçek bu iken niye "1 yıldır KKTC’de yaşadığı" ileri sürülmüştür?

Diğer bir soru ise, ABD'de 2025'ten itibaren aranıyorsa, 2024 Eylül ayında niye Murat Şahin'e gelmiştir? Bu, onun ABD'de çalmaya devam ederken gelip çaldığı parayı burada akladığını mı gösteriyor?

Belgeden ortaya çıkan bir diğer gerçek ise ona çalışma iznini çıkaran şirketin, "Grandfalcon Investment Ltd." şirketi olmasıdır.

Bu şirketi araştırınca ekte yayınladığım Bakanlar Kurulu kararına ulaştım.

Bu kararda da görüldüğü gibi söz konusu şirket, Chamada gazinonun işletmecisi olan şirkettir. (Bakınız ekteki ilgili Bakanlar Kurulu kararı)

Araştırmaya devam ettiğimde ise, Chamada Prestige Hotel-Casino'nun, Eylül 2024'teki hissedarlarının ise İsmail (Murat) Şahin, Eşi Çiğdem Şahin, oğulları Çağrı Şahin ve UBP Girne ilçesi üyelerinden, iş takip firması sahibi olan Ünal Üstel'in yakın dostu Ersan Tömay olduğunu buldum. (Bakınız ekteki Bakanlar Kurulu kararı ve Mikro-Makro'da Can Sarvan'ın hisse oranlarını açıklayan yazıları)



Sınır dışı kararı

Bütün bunlardan sonra ulaştığım 16 Ekim 2026 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ise şöyle diyor:

"..... ABD uyruklu, 31.08.1967 New Jersey doğumlu İbrahim Khaldoon Hilmi'nin organize suçlarla bağlantılı uluslararası sanal bahis faaliyetleri içerisinde yer aldığından yasaklı göçmen ilan edilmesine karar verildi." (Bakınız ekteki Bakanlar Kurulu kararının orijinali)

Görüldüğü gibi kararda yasaklı göçmen ilan edilip sınır dışı edilmesinin nedeni ABD'de yaptığı dolandırıcılık ve Interpol tarafından kırmızı bültenle aranması değil, "organize suç örgütü bağlantılı uluslararası sanal bahis faaliyetlerinde bulunması"dır.

O zaman sormak gerekir:

"Organize suç örgütü bağlantılı uluslararası sanal bahis faaliyeti" yapması sınır dışı edilmeyi gerektiren bir suç olduğuna göre, ona bu konuda teknik ve fiziki yardım yapan iş ortakları ve KKTC bağlantıları niye tutuklanmamıştır? Niye ifadeleri alınmamıştır?

Bu işi tek başına yapamayacağına ve çok geniş profesyonel bir kadroya ihtiyaç duyulduğuna göre, kaldığı Chamada Otel ve çalışır gösterildiği Chamada gazino işletmecisi "Grandfalcon Investment Ltd." yetkilileri ile iş birliği yapmamış olabilir mi?

Polis neden bu konuyu da araştırmamıştır?

Niye ona çalışma izni çıkarıp ülkede yasal şekilde kalmasını sağlayan Grandfalcon Investment Ltd. yetkilileri de tutuklanmamıştır?

Nedeni, başta Murat Şahin ve UBP Girne örgütü üyesi Ersan Tömay'ın, Ünal Üstel'in ve oğlunun yakın dostları olması mı?

Diğer birçok rüşvet, peşkeş ve yolsuzluk olayında da olduğu gibi, polisimizin elini kolunu bağlayan acı gerçek bu mu?

Soru budur!






haber365.com