İran savaşı nedeniyle kilitlenen Hürmüz Boğazı'nda seyrüseferin yeniden başlamasına karşın, küresel akaryakıt piyasalarında pompadaki yüksek fiyatlar düşmüyor. Amerikan Otomobil Kurumu (AAA) verilerine göre ABD’de benzin fiyatları ortalama 4,36 dolar ile yılın bu dönemi için rekor kırarken, dizel fiyatları tarihi zirvelere yakın seyrediyor. Analistler, Orta Doğu’daki lojistik kilitlenmenin aşılmasına rağmen küresel enerji krizinin derinleşmesinde, savaşın doğasının ve aktörlerinin değişmesinin rol oynadığını vurguluyor.
Hürmüz açıldı ancak "reel fiyat" uçurumu ve lojistik maliyetler sürüyor
Hürmüz Boğazı'ndan ham petrol çıkışı fiziki olarak sağlansa da, devam eden çatışma ortamı nedeniyle lojistik maliyetler görülmemiş seviyelere ulaştı. Uluslararası piyasalarda ham petrol vadeli işlemleri (Brent) 100 dolar bandında işlem görürken; S&P Global Platts verilerine göre fiziksel teslimat maliyetini yansıtan "Dated Brent" fiyatının 135,74 doları aşması aradaki makası ortaya koyuyor.
İngiltere merkezli denizcilik araştırma kuruluşu Clarksons, Gulf Oil ve The Wall Street Journal (WSJ) analizlerine göre lojistik maliyetlerdeki tırmanış rakamlara şu şekilde yansıyor:
Süper Tanker (VLCC) Günlük Kiralama: Londra merkezli Clarksons verilerine göre Basra Körfezi-Çin hattında savaş öncesi 65 bin dolar olan günlük VLCC kiralama bedeli 1,6 milyon dolara kadar yükseldi.
Fiziki Çıkış Maliyeti: Gulf Oil Baş Enerji Danışmanı Tom Kloza’nın aktardığına göre, Körfez'den çıkarılan ham petrolün varil başına lojistik/sigorta maliyeti 2 dolardan 33 dolara fırladı.
Gemi Mürettabatı ve Sigorta: WSJ verilerine göre, savaş bölgesinden geçen tankerler için personelle ödenen risk tazminatı sefer başına 25 bin dolara ulaşırken, seyrüsefer yapan firmalara 30 ila 40 milyon dolar arasında değişen rekor sigorta primleri uygulanıyor.
Yaptırımlar, ihracat kısıtlamaları ve rafineri saldırıları
Küresel piyasalardaki dizel krizinin temelinde, Batı'nın Rus enerjisine uyguladığı yaptırımların yanı sıra Ukrayna'nın Rus rafinerilerine yönelik drone saldırıları yatıyor. Ukrayna saldırıları sonucu rafinerilerde yaşanan hasarlar, Rusya'nın kendi iç pazarında akaryakıt sıkıntısına yol açtı. Bunun üzerine Moskova yönetimi iç piyasayı korumak amacıyla dizel ihracatına geçici kısıtlamalar getirdi. Zaten yaptırımlar altında olan ve ardından üretimin düşmesi ile Rusya'nın ihracatı kısıtlamasıyla sıkışan küresel dizel pazarı, tam anlamıyla bir arz krizine girdi.
Bu gelişmeler üzerine ABD yönetiminin Kiev’e yönelik huzursuzluğu diplomatik kulislere yansıdı. ABD merkezli yayın organı Axios’a konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Rus rafinerilerini vurarak küresel akaryakıt krizini daha da körüklediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Zelenskiy ortamın havasını yanlış okuyor. Rafinerileri vurmaya devam ederek, son altı ayda Trump ile inşa ettiği iyi niyeti aşındırıyor. Zaten yaptırımlar ve kısıtlamalar kıskacında olan Rus enerji altyapısına düzenlenen saldırılar Rusya'ya zarar veriyor ancak bu durum ABD ve küresel piyasalar için de büyük sıkıntı oluşturuyor."
Washington'ın zorunlu muafiyet adımı
ABD Başkanı Donald Trump’ın, yükselen dizel fiyatlarını düşürmek amacıyla Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşerek Hazine Bakanlığı aracılığıyla yaptırımlarda 2027’ye kadar geçici muafiyet tanıması, Washington’ın iç piyasadaki ve küresel dizel kıtlığı karşısında esneklik göstermek zorunda kaldığını kanıtlıyor.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!