Eski Bakan Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı: 8 şüpheliye iddianame, kayıp telefona dava

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen adli soruşturma tamamlandı. Denizolgun’un özel doktoru, 3 Adli Tıp Kurumu (ATK) görevlisi ve 4 şüpheli hakkında ağır ceza mahkemesine sunulmak üzere iddianame hazırlandı.


Eski Bakan Ahmet Denizolgun'un ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı: 8 şüpheliye iddianame, kayıp telefona dava
Reklam

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli vefatına ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen adli soruşturma tamamlandı. Başsavcılık, ölümdeki ihmal iddialarına yönelik aralarında özel doktor ve 3 ATK görevlisinin bulunduğu 8 şüpheli hakkında iddianame düzenlerken, merhum bakanın kaybolan cep telefonu nedeniyle de kardeşi ve yeğeni hakkında "delil yok etme" davası açtı.

Doktor ve 3 ATK Görevlisi dahil 8 şüpheliye hapis istemi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybettiği bildirilen eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un vefatına ilişkin yürüttüğü ana soruşturmayı tamamladı. Toplanan tıbbi veriler, otopsi raporlarındaki çelişkiler ve tanık ifadelerini değerlendiren savcılık, 8 şüpheli hakkında iddianame tanzim etti.

Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen iddianamede Denizolgun'un özel doktoru, 3 Adli Tıp Kurumu (ATK) görevlisi ve süreçte sorumluluğu bulunan 4 kişi yer aldı. Şüpheliler hakkında "görevi kötüye kullanma", "ihmali davranışla ölüme sebebiyet verme" ve "gerçeğe aykırı belge düzenleme" suçlarından hapis cezası istendi.

Kasten öldürme delili olan telefon yok edildi

Soruşturmanın en dikkat çekici ayağını ise Denizolgun'un ölümünün ardından kaybolan cep telefonu oluşturdu. Olay günü el konulan ve tereke dosyası kapsamında kardeşi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’e teslim edilen cep telefonunun, yapılan emniyet aramalarında bulunamaması üzerine ikinci bir iddianame hazırlandı.

Kardeş Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ve yeğen Hilmi Tuna Kuriş hakkında "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan kamu davası açıldı.

Savcılık: "Mesajlar ve notlar cinayeti aydınlatabilirdi"

Başsavcılık, ölümün ardından cihaz üzerinde detaylı bir bilirkişi veya teknik inceleme yapılmadığına dikkat çekti. İddianamede; telefondaki muhtemel mesaj içerikleri, fotoğraflar ve notların "kasten öldürme" şüphesi taşıyan ana soruşturmanın aydınlatılması bakımından kritik delil niteliği taşıdığı, ancak cihazın bilerek yok edildiği sonucuna varıldığı kaydedildi.




Kaynak: İHA

Beren Alpuğan
Editör: Beren Alpuğan

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!