Ceyhun Bozkurt, Görüş Alanı programının bu bölümünde FETÖ ve Gladyo yapılanmasının psikolojik harp yöntemlerine dikkat çekerek, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin kumpas süreçlerindeki rolünü, Kaşif Kozunoğlu'nun şüpheli ölümünü ve Enver Altaylı'nın Pensilvanya'ya sunduğu raporları tüm ayrıntılarıyla aktardı.
Bozkurt; sinema ve televizyon sektörünün Amerikan istihbaratı ve FETÖ tarafından birer propaganda silahına dönüştürüldüğünü, MİT Dış Operasyonlar Dairesi eski Başkanı Kaşif Kozunoğlu’nun sadece yargı ve emniyet kumpaslarıyla değil, popüler kültür unsurlarıyla da hedef alındığını şu detaylarla açıkladı:
"İlk 55 bölüm Gladyo’yu anlatıyordu"
Dizinin Osman Sınav yönetimindeki ilk dönemine (özellikle ilk 55 ve 97 bölümlük sürece) dikkat çeken Bozkurt, bu dönemin Amerikan kültürünün ve söyleminin dışına çıkan bir çizgide olduğunu belirtti. Gladyo yapılanmasını ve devlet içindeki karanlık odakları deşifre eden bu ilk dönemin, toplumun ve vatanperver çevrelerin ilgisini haklı olarak çektiğini vurguladı.
Pusu dönemi ve söylem değişimi: "Senaristleri Zekeriya Öz mü, Ali Fuat Yılmazer mi?"
Osman Sınav’ın yapımcılığı bırakması, ardından gelen kısa soluklu Kurtlar Vadisi Terör denemesi ve nihayetinde başlayan Kurtlar Vadisi Pusu süreciyle birlikte dizinin konsept olarak tamamen kabuk değiştirdiğini anlatan Bozkurt, şu eleştirilerde bulundu:
Kurtlar Vadisi Pusu izlenirken kendi aralarında "Bu dizinin senaristi ya da konsept danışmanı Zekeriya Öz, Ali Fuat Yılmazer veya Ramazan Akyürek mi?" diye espri yaptıklarını söyleyen Bozkurt, dizinin artık FETÖ’cü yargı ve emniyet militanlarının kumpaslarını savunan ve meşrulaştıran bir dile büründüğünü ifade etti. Ergenekon ve diğer kumpas süreçlerinde hedef yapılan isimlerin benzerlerinin dizide karikatürize edildiğine dikkat çeken Bozkurt; "Kazım Kaşifoğlu" ve "İskender Büyük" gibi karakterler üzerinden kumpas mağduru vatanperver isimlerin kamuoyu nezdinde sistemli şekilde itibarsızlaştırıldığını aktardı.
Samanyolu TV yöntemleri ve psikolojik harp
Bozkurt, Kurtlar Vadisi Pusu’daki bu yöntemin, FETÖ’nün yayın organı Samanyolu TV’deki propaganda dizileriyle birebir aynı olduğunu vurguladı. Samanyolu TV’deki dizilerde Yalçın Küçük gibi isimlerin kırmızı atkısıyla "Kaya Minik" olarak ekrana getirilip hedefe konulması gibi, Kurtlar Vadisi Pusu’da da tam anlamıyla Fethullahçı terör örgütünün ajandasına ve psikolojik harp yöntemlerine hizmet eden bir kurgunun işletildiğini ifade etti.
"Kazım Kaşifoğlu" karakteri ve dizi bölümünden 3 gün sonra gelen şüpheli ölüm
Ceyhun Bozkurt, kumpasın en karanlık psikolojik harp boyutunu Kaşif Kozunoğlu örneği üzerinden açıkladı. Dizide Kozunoğlu’nu hedef alan "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin öldürüldüğü bölümün yayınlanmasından sadece 3 gün sonra Kaşif Kozunoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybettiğini hatırlattı.
Kozunoğlu'nun ölümündeki derin şüphelere değinen Bozkurt, şu ayrıntıları aktardı:
Gazeteci Nedim Şener’in bu konudaki araştırmalarına atıfta bulunarak, hastaneye sevk sırasındaki ambulansta 10 dakikalık kayıp bir zaman dilimi olduğunu belirtti.
Ambulansta ikinci damar yolu açılırken kalp krizini tetikleyecek bir müdahalede bulunulmuş olabileceğine dair çok ciddi soru işaretlerinin mevcudiyetini dile getirdi.
Enver Altaylı’nın Pensilvanya raporları: "Kozunoğlu etkisiz hale getirilmelidir"
Kozunoğlu’nun hedef alınmasının tesadüf olmadığını, arkasında küresel Gladyo ve CIA bağlantılı isimlerin yattığını vurgulayan Bozkurt, Enver Altaylı’nın 2008-2009 yıllarında FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’e yazdığı MİT raporlarını hatırlattı.
Bozkurt, Altaylı’nın raporlarındaki dehşet verici ifadeleri şöyle aktardı:
Enver Altaylı’nın Pensilvanya’daki örgüt elebaşına sunduğu raporlarda açıkça "Kaşif Kozunoğlu etkisiz hale getirilmelidir" yazdığı ortaya çıktı.
Altaylı’nın raporlarında "Eğer MİT’in başına bu isim gelirse, Allah cemaate ve Hocaefendi’ye yardım etsin" diyerek Kozunoğlu’nun milli duruşunun örgüt ve arkasındaki güçler için ne denli büyük bir tehdit olarak görüldüğünü belgelediğini ifade etti.
Kozunoğlu’nun Türkiye’nin milli çıkarlarını temel alan perspektifi nedeniyle bu yapılara tehdit oluşturduğunu belirten Bozkurt, yürütülen saldırının tek taraflı olmadığını, çok boyutlu bir konsept dahilinde sahnelendiğini anlattı.
Raci Şaşmaz’ın ifadesine sert tepki: "Kodlanmış FETÖ itirafçıları gibi"
Dizinin yapımcısı ve senaristlerinden Raci Şaşmaz’ın daha sonra verdiği ifadede "Karakterlerin hepsi hayal ürünüydü, gerçekle ilgisi yoktu" şeklindeki savunmasını eleştiren Bozkurt, bu durumu FETÖ yargılamalarındaki inkar taktiklerine benzetti.
Bozkurt, mahkemelerde eşinin fotoğrafı gösterildiği halde "Tanımıyorum" diyen kodlanmış FETÖ militanlarını örnek vererek, dizinin yapımcı kadrosunun ve kumpas süreçlerine medya/dizi ayağında destek veren isimlerin de mutlaka üzerine gidilmesi gerektiğini vurgulayarak konuşmasını tamamladı.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!