ABD-İSRAL PROVOKASYONU

ABD-İSRAL PROVOKASYONU
Sabahattin İsmail
21.03.2026 Cumartesi 22:49 | Son Güncelleme: 21.03.2026 Cumartesi 22:49

TÜRKİYE-KKTC ARASINDAKİ DENİZDEN, MAVİ VATANIMIZDAN İRAN'A SALDIRI VEYA SAHTE BAYRAK OPERASYONU!

 

SABAHATTİN İSMAİL

 

21 Mart sabahı saat 09.00 sıralarında Türkiye'ye bakan Karpaz'daki BALALAN köyü sahilinde balık avlayan balıkçı Cemal Direkçi, göz ufku içinde denizden havaya ardı ardına füzeler atıldığını gördü.

Hemen cep telefonu ile görüntüyü videoya kaydederek Facebook hikayesi ile Facebook sayfasından paylaştı. (https://www.facebook.com/share/r/18GLiqY9YK/)

Birçok kişi gibi ben de bu videoları görünce sosyal medya Platformu (X- twitter) de şu Twiti attım:

“KKTC KARA SULARI İÇİNDE bir denizaltından birçok füze fırlatıldı. Görüntüyü bir balıkçı çekti. Büyük ihtimalle ABD-İsrail'dir. Radarlarımız ve sahil güvenlik bunu tespit etmedi mi? Bu egemenlik ihlali ve provokasyondur. Yabancı bir denizaltının Türkiye-KKTC arasına girip kara sularımız veya Kıta Sahanlığımız içinde başka bir ülkeye füze atması uluslararası hukuka aykırı düşmanca bir eylemdir. Bu milli güvenlik sorunudur. Savunma Bakanlığı ve TC-KKTC Dışişleri açıklama ve protesto yapmalıdır."

Bu paylaşımım birkaç saat içinde 600 bin kişi tarafından okundu, yüzlerce yorum ve yeniden paylaşım yapıldı.

Bu arada ben de güvenilir bir KKTC askeri kaynakla konuştum. Çok güvendiğim resmi kaynak bana şu açıklamayı yaptı:

"Açık kaynaklarda geçen, KKTC açıklarında yüzer bir unsurun faaliyetleri, KKTC ve Türkiye karasularının dışında uluslararası sularda gerçekleşmiştir. Bazı kaynaklarda geçtiği şekilde KKTC karasuları ileİlgi ve alakası yoktur."

Buna göre " denizdeki bir yüzer unsurdan" füze atışı doğrulanıyor ama bu saldırının KKTC kara sularından değil uluslararası sulardan yapıldığı" teyit ediliyor.

Bu arada "Yüzer unsur" derken, denizaltının değil, bir savaş gemisinin kastedildiği de belirtildi.

Nitekim daha sonra GKK Komutanlığı ve "Dezenformasyonla Mücadele Merkezi” de yaptıkları açıklamalarda, olayın " kara sularımız dışında gerçekleştiğini" yinelediler.

 

ÖYLE BİLE OLSA 

Askeri kaynaklar " KKTC kara suları dışında" dediğine göre, bunu doğru kabul etmek gerekir...

Ne ki aklıma takılan bir başka konu var.

Bu bölge Türkiye'nin " MAVİ VATANIMIZ" olarak kabul ettiği yaklaşık 462.000 km²'lik alanın içinde.

Bilindiği gibi Mavi Vatan, Karadeniz'deki 172.000 km²' deniz alanını, Ege Denizi'ndeki 189.000 km²' deniz alanını ve Akdeniz'deki 101.000 km²' deniz alanını kapsıyor.

Ve diyorduk ki "Mavi Vatan içinde kuş uçsa haberimiz olur, Mavi Vatan'da kimse bizden habersiz hiçbir şey yapamaz, izin vermeyiz..."

Nitekim, geçmişte Rum yönetimi adına araştırma yapan gemileri, donanmamız, Mavi Vatan'dan çıkardı.

İsrail, Rum Yönetimi ve Yunanistan'ın, AB finansmanı ile denizaltı elektrik kablosu çekmesini de önledik.

Bunlar çok doğru ve haklı eylemlerdi.

Ne ki şimdi ABD savaş gemileri Mavi Vatan sularından İran'a saldırıyor...

Ve biz de "madem KKTC ve Türkiye karasularında değil, bizi ilgilendirmez" diyoruz...

Tamam, " kara sularımızda değil ama "TÜRK GÖLÜ" olarak ifade ettiğimiz Türkiye-KKTC arasında; MAVİ VATANIMIZ içindedirler...

Yani " uluslararası su" diyerek buna göz yummamak gerekir diye düşünüyorum.

Bu bağlamda şunu da sormak gerekir:

ABD, niye Güney Kıbrıs yakınından, Limasol açıklarından, İngiliz üsleri civarından, İsrail, Lübnan, Suriye açıklarından değil de Türkiye- KKTC arasındaki denizden bu saldırıları yapıyor?

Amaç İran füzelerini tepemize indirmek için mi?

 

KARA SULARIMIZ DIŞINDA DA HAKKIMIZ VAR 

Uluslararası Deniz Hukuku konusunda bilgili bir uzman ise ilave olarak şu görüşü belirtti:

"Karasularının devamında bitişik bölge vardır. Bitişik bölge, bir devletin karasularının hemen bitiminde (genellikle karasularının ölçülmeye başlandığı esas hattan itibaren 24 deniz miline, yani 44.4 km'ye kadar,) yer alan ve kıyı devletinin belirli konularda yetkili olduğu deniz alanıdır.

Bitişik bölgede başka bir devlete ait askeri geminin faaliyet göstermesi durumunda şu hukuki süreçler işler:

Askeri Faaliyetler ve Güvenlik: Eğer yabancı askeri geminin faaliyeti kıyı devletinin güvenliğine zarar verecek nitelikteyse (örneğin, istihbarat toplama, tatbikat, propaganda, başka bir devlete saldırı), kıyı devleti bu bölgede müdahalede bulunabilir.

Zararsız Geçişin İhlali: Bitişik bölge aslında açık deniz veya münhasır ekonomik bölge rejimi kapsamındadır. Ancak, yabancı bir askeri geminin kıyı devletinin güvenliğini tehdit eden herhangi bir silahlı eylemi veya istihbarat faaliyeti "zararsız geçiş" ilkelerini ihlal eder. Bu durumda kıyı devletinin müdahale hakkı doğar"

Bu konunun uzmanı değilim ama uzmanın bana ifade ettiği görüş bu.

Özetle, KARA SULARIMIZ İÇİNDE OLMASA BİLE, BİTİŞİK BÖLGEDE KOMŞU BİR DEVLETE FÜZELERLE SALDIRI YAPILMASI MEŞRU DEĞİL. "KARA SULARIMIZ İÇİNDE DEĞİL" DİYEREK GEÇİŞTİRİLEMEZ...

 

3 NEDENİ OLABİLİR

Bu saldırının burnumuzun dibinde yapılmasının 3 nedeni olabilir.

1- ABD-İSRAİL'in bu saldırısı "SAHTE BAYRAK" amaçlı olabilir... Körfez ülkelerini Türkiye-KKTC arasındaki denizden, yeri belirlenemeyecek şekilde vurup, suçu İran üzerine atmak istemiş olabilirler

2- İran'ı MAVİ VATAN sularından vurup suçu Türkiye'ye atmak veya Türkiye'nin kendileri ile iş birliği yaptığı algısı yaratmak, İran'ı Türkiye'ye misilleme yapması için kışkırtarak, Türkiye'yi de savaşa sokmak istemiş olabilir.

3- Türkiye'ye " MAVİ VATAN ve KKTC diye bir devlet tanımıyoruz, KKTC karasuları diye birşeyi kabul etmiyoruz, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti'ni tanıyoruz. Kıbrıs Cumhuriyeti ile yaptığımız stratejik iş birliği ve askeri anlaşmalar var. 12 Nisan'a kadar geçerli bir NOTAM da yayınladık. O çerçevede hareket ediyoruz. Sizin karışma hakkınız yok" mesajı vermek istemiş olabilir

Esasen ABD ve Rum yönetiminin 12 Nisan'a kadar KKTC hava sahasını da kapsayan NOTAM ilan etmesi, bu saldırıya hazırlandıklarının habercisiydi.

Türkiye ve KKTC karşı NOTAM yayınladı ama belli ki takmadılar.

 


SALDIRGAN ÜLKE AÇIKLANMALI

Evet, ısrar ediyorum; Doğu Akdeniz'de füze atacakları yer mi bulamadılar ki gelip burnumuzun dibinden atıyorlar?

Bu, KÖTÜ NİYETLERİNİ VE PROVOKASYON peşinde olduklarını kanıtlıyor.

Türkiye, ABD ve İsrail'in bu provokasyonunu teşhir edip, saldırganlıklarını ve sahte bayrak operasyonlarını çökertmelidir.

Bunu şimdi, onları suçüstü yakalamışken yapmazsa, Türkiye'yi savaşa sokmak için bu tür sahte bayrak operasyonlarını artıracaklardır.

Bu amaçla saldırıyı yapan savaş gemisinin adı, hangi ülkeye ait olduğu, saldırı saati, attığı füzenin cinsi ve hedef ülkesi ya resmen açıklanmalı ya da el altından medyaya sızdırılmalıdır.

Bunun yapılması, Türkiye'nin savaşa girmesi için kurulan tezgâhları da boşa çıkaracaktır.

Kanımca ABD, İsrail ve bölgeye savaş gemisi yığan tüm ülkeler, "Mavi Vatanımız içinden başka bir ülkeye saldırı yapamayacakları" konusunda uyarılmalıdır.

MAVİ VATAN içinde "ZARARSIZ GEÇİŞ YAPMA" hakları elbette vardır, ama saldırı yapamazlar...

 

KKTC KARA SULARI KAÇ KM?

Saldırgan ABD savaş gemisinin KKTC kara suları dışında olduğu açıklandığına göre, bu vesileyle kara sularımız hakkında da bilgi vereyim.

KKTC kara suları 12 deniz milidir.

1 deniz mili, 1,852 km'dir.

Buna göre, 12 deniz mili 22,2 km'dir

Yani KKTC kara suları 22.2 km'dir.

Dolayısı ile Balalan sahilinde balık avlarken, saldırı anını cep telefonu ile videoya çeken Cemal Direkçi, 22.2 km'den uzaktaki bir olayı kaydetmiş olmaktadır.

Bu iddianın dayanağı nedir?

Saldırının " KKTC karasuları dışında, uluslararası sularda yapıldığının" açıklanmasıdır.

Konuştuğum bir uzman, ise "açık ufuk görüş mesafesinin14 km olduğunu" söylemiştir.

Bu durumda Balalan köyü sahilinde balık avlayan Cemal Direkçi adlı kardeşimizin, çıplak gözle maksimum 14 km'lik bir mesafedeki hareketi görebilirken, 22,2 km' den fazla bir mesafedeki hareketi nasıl görüp video kaydı yaptığı sorusu akla gelmektedir.

Acaba bu Dünyanın yuvarlak olmasından mı kaynaklanmıştır, bilmiyorum. Uzmanlar değerlendirsin.

Ben, ABD-İsrail'e asla güvenmiyorum, KKTC 'yi ve kara suları sınırımızı da tanımadıkları için, Rum yönetimiyle yaptıkları askeri iş birliği anlaşmalarına dayanarak kara sularımızı ihlal edebilirler, her zaman tetikte olmak gerekir...

 

DENİZALTI DEĞİL 

Son olarak konuştuğum güvenilir bir kaynak saldırıyı yapanın bir denizaltı değil ABD’ye ait “Arlrigh Burke” sınıfına bağlı dev bir muhrip olabileceğini ve ateşlediği füzelerine de “Tomahawk” veya AGM-86 ALCM” Seyir füzeleri olabileceğini söyledi.

Nitekim güvenilir bir kaynağın gönderdiği bir fotoğrafta füzelerin, silueti görülen dev bir muhripten atıldığı görülüyor.

Videoyu çeken kişi, Dünyanın yuvarlaklığı nedeniyle yanılarak, füzelerin denizden çıktığını söylüyor, ancak bu bir göz yanılsaması.

Füzelerin bölgede bulunan ABD'ye ait "Arlrigh Burke" sınıfı bir muhripten atıldığı kesin gibi...

Dilerim Türkiye bunu resmi veya gayrı resmi olarak açıklar ve onlara, Türkiye-KKTC arasındaki denizden veya doğrudan MAVİ VATANIMIZDAN uzak durmalarını söyler.






haber365.com