Kerkük'te Türkmen Vali Seçilmesine Dair Çıkarımlarım

Kerkük'te Türkmen Vali Seçilmesine Dair Çıkarımlarım
Erdem Bayat
20.04.2026 Pazartesi 14:06 | Son Güncelleme: 20.04.2026 Pazartesi 14:06

102 yıl sonra Kerkük'te bir Türkmen vali seçildi. Mehmet Seman Ağa, vatansever bir Türkmen olarak Kerkük'ün bu toprakların gerçek sahibini, bütün demografik oyunlara rağmen, çok zorlu bir dönemde ortaya koymuş oldu. Peki bu sürece nasıl gelindi? Bir Türkmen şehri olan Kerkük, asli unsurunu göstermek için neden 102 yıl bekledi? Öncelikle bunu irdeleyelim.

Yıllardır Irak'ın kuzeyinde oynanan oyunlar; bölgenin demografisinden Türkmenleri uzaklaştırıp Kürtleri ve Arapları yerleştirmek suretiyle, Kürdistan haritasını tescillemek amacıyla dış güçlerce planlanmıştı. Bu doğrultuda Kerkük'te Türkmen katliamları, tapu dairesi evraklarının yakılması, zorla göç ettirme ve tarihi nüfus kayıtlarının yok edilmesi gibi zulümlere maruz kalındı. 2003 ABD-Irak savaşıyla bu süreç çok daha büyük bir hız kazandı. Savaş öncesinde Sünni-Şii ayrımı gözetmeyen Türkmenler, bu süreçte bilinçli biçimde birbirine düşürüldü. KDP (Barzani) ve KYB (Talabani) birlikleri baskı ve zulümle Kerkük'ü Kürtleştirme politikası güttü.

2010 Irak Ulusal Seçimi'nin analizine göre Kerkük il nüfusunun yüzde kırkını Kürtler, yüzde otuz beşini Araplar, yüzde yirmisini ise Türkmenler oluşturuyordu. 2017 Bağımsızlık Referandumu verilerine göre ise IKBY'nin sınırlarına dahil etmeye çalıştığı Kerkük'te Kürtler yüzde altmışla ciddi bir çoğunluğa ulaşmıştı. Araplar yüzde yirmi beşle ikinci, Türkmenler yüzde on dörtle üçüncü sırada yer aldı. Uygulanan baskı ve göç politikaları neticesinde Türkmenlerin ekonomik, demografik ve siyasi güçlerinin belirgin biçimde azaldığı görülmektedir.

2003'ten bu yana görev yapan valiler şöyledir:

Abdurrahman Mustafa (2003–2011) — Kürt

Necmettin Kerim (2011–2017) — Kürt

Rakan Said el-Cuburi (2017–2024) — Arap

Rêbwar Taha (2024–2026) — Kürt

Peki şimdi ne oldu da bir Türkmen vali seçildi? Bu değişimi İran-ABD geriliminin tırmandığı dönemle birlikte ele almak doğru olur. Onlarca yıldır süren Barzani-Talabani güç çatışması, 2003 savaşıyla birlikte ABD'nin bölgeyi ve makamları paylaştırmasıyla görece dengeye oturmuştu. Ancak Talabani ailesi İran ve Rusya ile yakın ilişkilerini sürdürürken, Barzani ailesi ABD ile ittifakını pekiştirdi. Son Irak seçiminde Şii ve Sünni Araplar ile Türkmenlerin desteğiyle KYB adayı Nizar Amedi'nin cumhurbaşkanı seçilmesi, Türkmenlerin Kerkük'te bir kazanım elde edebileceğine dair ilk sinyali verdi.

Talabani-Barzani arasındaki bu bölünme, Kerkük'teki seçimi Barzani'ye rağmen Türkmenlerin lehine çevirdi. Aynı zamanda yıllarca PKK'yı destekleyen KYB, Türkiye'ye karşı tutumunu gözden geçirdiğine dair bir yeşil ışık yakmış oldu. Yüzyıllarca Türklerin yönetiminde huzur içinde yaşayan Kerkük'te, Türkiye'nin desteğiyle ilerleyen dönemde çok daha olumlu gelişmelerin yaşanacağının ilk adımı atılmış oldu.

Trump, İran'daki Kürtlere ve ayrılıkçılara teslim edilmek üzere gönderilen silahların Kürtlerce çalındığını ve iade edilmediğini açıklamıştı. Bu sürecin Talabani eliyle yürütüldüğü bilinmektedir. ABD'nin Ortadoğu'daki stratejik hatası, Talabani'nin İran'la olan derin ilişkilerini yeterince hesaba katmamasıydı. ABD'nin bölgedeki etkisi azaldıkça satranç taşları, binlerce yıllık tarihsel dengesine geri dönmeye başlıyor.

Tüm bunların ışığında Kerkük'te Türkmen vali seçimi; salt bir hakkın tesisinden öte, yeni dünya düzeninde köklere dönüşün ve Ortadoğu'nun yeniden şekillenişinin simgesi olarak tarihe geçecektir.

haber365.com