12 Eylül cehenneminin taşlarını Amerikan uşağı siyonist iblisler döşedi. Bunlar binbir maske ardındaydılar. En alçakları “kahrolsun Amerika!” diyen ama aslında onun köpeği olan sahte solculardı, masonlardı, etkin ve yetkin jokerlerdi. Sosyal demokrasi ise kapitalizmin son hudut bekçisi olan bir aldatmacaydı. Bugün hepsinin aslına rücu ettiğini rahatlıkla görebiliyoruz. 

Dünün komünistlerinin bugünün Amerikan emperyalizminin uşakları olduğu artık net biçimde görünüyor. 

Bölücü narko terörün silahlı ve siyasi kanadı ve siyasetten siyasete sözde sivil insiyatiflerde artık çekinmeden bir arada görüntü veriyorlar. Bilmem kaçlı masa diye de arada bir fotoğraf veriyorlar.

Bu ülkede Milli toplumsal bilinç ne zaman üst düzeye gelse ve milli çıkarlara sahip çıkan bilinçli nüfus oranı antikor olarak artsa; emperyalizm yeni kurgular ve düzeneklerlerle olumlu algıları bozmaya kartları yeniden kararak istikrarı yıkmaya ve varılan ilerlemeyi geriye çekmeye yönelik kumpaslarını geliştiriyor ve maalesef her defasında milli güç unsurları kendileri bir mücadelenin yeniden başlangıç aşamasında ve adeta helal yolda garanti kazanırken kendisini hileli kumar masasında buluyor. Terörün kökü kurudukça adeta can suyu veriliyor. 

Herkesin bir planı var, bir de yüce Allah’ın planı var. Allah, iman edenlerle ve bu imana delil olan vatanseverlik duygusuna sahip olanlarla beraberdir. Yüce Türk Milleti’nin güçlü psikososyal ve kültürel genetiği her türlü haini bertaraf edecek kabiliyettedir. 

Allah var gam yok var olsun devletimiz, var olsun milletimiz, var olsun kanla irfanla kurduğumuz anamızın ak sütü kadar helal Cumhuriyetimiz…

“Hastaların samimi duası kabul olur” derler.

Rabbimiz; Hükümet-i Cumhûriyetimizi adl ü ihsan ile pâyidâr eyleyip, devlet adamlarımızın mülk-ü millet hakkında, dinimiz, îmânımız, Mukaddesâtımız hakkında hayırlı kararlar alıp tatbik etmelerini nasîb ve müyesser eyleye.

Ordularımızı karada, havada, denizde her zaman ve her yerde düşmanlarımız üzerine mansûr ve muzaffer eyleye. Görevleri başında şehit düşen askerlerimiz ve emniyet mensuplarımızın rûhlarını şâd eyleye.

Düşmanlarımızı “Kahhâr” ism-i şerîfi hürmetine kahr ü perîşan eyleye.

Dertlilere devâ, borçlulara edâ, hastalara şifâlar nasîb ü ihsân eyleyip, darda, bunda, sıkıntıda kalmışlara Allah (c.c.) yardım eyleye.

Allâhümme Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve kınâ azâbe’n-nâr, bi-rahmetike yâ Erhame’r-Râhimîn. Ve selâmün ale’l-mürselîn, ve’l-hamdü lillâhi Rabbi’l-âlemin.

Hayırların fethi, şerlerin def‘i için, bütün insanlık âleminin sıhhat ve selameti için, güzel peygamberimizin ve cümle peygamber ve evliya efendilerimizin aziz ruhları için 

El Fatiha…