Türkiye ekonomisinde 16 Eylül Çarşamba günü; finansal piyasalardaki satış baskısı, konut ve kira verileri ile ekonomi yönetiminin enflasyona ilişkin açıklamaları öne çıktı. Küresel tarafta ise gözler ABD Merkez Bankasının faiz kararına çevrildi.
Borsada kayıp derinleşti
BIST 100 endeksi güne yüzde 0,17 düşüşle 13.868 puandan başladı. Açılışta sınırlı kalan satışların gün içinde hızlanmasıyla endeks, ilk yarıda yüzde 3,80 değer kaybederek 13.363 puana geriledi.
Önceki işlem gününü de yüzde 2,41 düşüşle tamamlayan BIST 100’de iki günlük kayıp dikkat çekici boyuta ulaştı. Küresel belirsizlikler, yüksek enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki olası etkileri ve şirket kârlılıklarına ilişkin temkinli beklentiler satış baskısını artıran başlıca unsurlar oldu.
Endekste 13.300–13.500 aralığı kısa vadeli destek bölgesi olarak izlenirken satışların sürmesi, yatırımcıların risk iştahındaki bozulmanın devam ettiğine işaret ediyor. Olası toparlanmalarda ise 13.800 ve 14.000 puan seviyeleri yeniden aşılması gereken ilk direnç alanları olarak öne çıkıyor.
Döviz ve altın yüksek seviyelerde
Serbest piyasada dolar/TL güne 48,66, euro/TL ise 56,22 civarında başladı. Döviz kurlarındaki kademeli yükseliş eğilimi, ithalat maliyetleri ve fiyatlama davranışları açısından yakından izleniyor.
Gram altın günün ilk bölümünde 6.770 liranın üzerinde işlem gördü. Küresel altın fiyatları ile döviz kurunun birlikte etkili olduğu iç piyasada, yatırımcıların güvenli liman talebi güçlü kalmayı sürdürdü.
Akşam saatlerinde açıklanacak ABD Merkez Bankası faiz kararı ve karar sonrasında verilecek mesajlar; dolar, altın, gelişmekte olan ülke para birimleri ve sermaye hareketleri üzerinde belirleyici olacak. Fed’in ekonomik projeksiyonları ve gelecek dönem faiz patikasına ilişkin yönlendirmeleri Türkiye piyasaları açısından da yakından takip edilecek.
Konut fiyatları arttı ancak enflasyona yenildi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının ağustos ayı verilerine göre Konut Fiyat Endeksi, bir önceki aya kıyasla yüzde 0,9 artarak 236,8 seviyesine çıktı. Konut fiyatları yıllık bazda nominal olarak yüzde 23 yükselmesine rağmen reel olarak yüzde 6,5 geriledi.
Üç büyük şehir arasında aylık en yüksek artış yüzde 2,7 ile İzmir’de gerçekleşti. Konut fiyatları İstanbul’da yüzde 1,9, Ankara’da ise yüzde 1,5 arttı. Yıllık artış İstanbul’da yüzde 26,3, Ankara’da yüzde 24,8 ve İzmir’de yüzde 23,3 olarak hesaplandı.
Yeni Kiracı Kira Endeksi ise ağustosta aylık yüzde 2,3, yıllık yüzde 26,4 yükseldi. Buna karşın kira artışı da enflasyondan arındırıldığında yüzde 3,9’luk reel gerilemeye işaret etti. Veriler, konut ve kira fiyatlarındaki nominal yükselişin devam ettiğini ancak artış hızının genel fiyat seviyesinin altında kaldığını gösterdi.
Şimşek’ten dezenflasyon mesajı
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyondaki düşüşün arzu edilen hızda gerçekleşmediğini ancak dezenflasyon programından vazgeçilmeyeceğini açıkladı. Dış kaynaklı gelişmelerin, özellikle savaş ve enerji fiyatlarının enflasyon görünümünü olumsuz etkilediğini belirten Şimşek, bu koşullar yaşanmasaydı yıl sonu enflasyonunun yüzde 20–22 aralığında tamamlanabileceğini ifade etti.
Orta Vadeli Program’da 2026 yılı büyüme tahmini yüzde 3,3, yıl sonu enflasyon beklentisi ise yüzde 28,4 olarak yer alıyor. Şimşek ayrıca 2026 yılı bütçe açığının millî gelire oranının hedeflenen yüzde 3,5 yerine yüzde 3,1 düzeyinde gerçekleşmesinin beklendiğini bildirdi.
Kamu çalışanları ile emekli aylıklarının en az enflasyon oranında artırılacağını belirten Şimşek, akaryakıtta uygulanan eşel mobil sisteminin motorin için yıl sonuna kadar devam edeceğini, gelecek yıl ise uygulamanın sürdürülmesinin düşünülmediğini söyledi.
Reel sektörün bilançosu büyüdü
2025 yılı sektör bilançoları, Türkiye’deki firmaların toplam aktif büyüklüğünün 123 trilyon 970 milyar liraya ulaştığını gösterdi. Firmaların toplam yabancı kaynakları 67 trilyon 229 milyar lira, öz kaynakları ise 56 trilyon 741 milyar lira olarak hesaplandı.
En yüksek aktif büyüklüğün imalat sektöründe oluşması, sanayinin ekonomik yapı içerisindeki ağırlığını koruduğunu ortaya koydu. Bununla birlikte yüksek finansman maliyetleri, işletme sermayesi ihtiyacı ve borçların vade yapısı reel sektör açısından temel risk başlıkları olmayı sürdürüyor.
Günün ekonomik görünümü
16 Eylül itibarıyla Türkiye ekonomisinde bir tarafta dezenflasyon süreci ve mali disiplin mesajları, diğer tarafta yüksek enerji maliyetleri ve finansal piyasalardaki riskten kaçış eğilimi bulunuyor.
Konut fiyatlarının reel olarak gerilemesi, sıkı para politikasının iç talep ve varlık fiyatları üzerindeki etkisini gösterirken borsadaki sert kayıp piyasalarda güven ve beklenti yönetiminin önemini artırıyor. Fed’in akşam açıklayacağı kararın ardından küresel doların yönü, altın ve petrol fiyatları ile yabancı sermaye hareketleri, Türkiye piyasalarının kısa vadeli seyrinde belirleyici olacak.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!