İran lideri Mücteba Hamaney, ABD ile yaşanan gerilimin bölgesel ve uluslararası etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Washington'ın Orta Doğu'daki askeri varlığını ve bölge ülkeleriyle ilişkilerini ele alan Hamaney, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin bölgedeki güç dengelerini değiştirdiğini savundu. İran'ın dış baskılara karşı kendi savunma kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı.
Aydınlık
Hürmüz Boğazı üzerinden ABD'yi eleştirdi
Basra Körfezi'ndeki gelişmelere değinen Hamaney, ABD'nin askeri üstünlüğüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hürmüz Boğazı'ndaki durumun Washington'ın bölgesel etkisini ortaya koyduğunu savunan İran lideri, şu ifadeleri kullandı:
“Basra Körfezi sahnesi, özellikle de Hürmüz Boğazı —tıpkı Amerika'nın yenilmezliği efsanesinin batıllığını tescillediği gibi— kendi milletinden başka bir güce dayanan hükümetlerin zayıflık ve zilletini, ayrıca büyük güçlerin kendi güdümlü hükümetlerini savunmadaki vefasızlığını ve acziyetini göstermektedir.”
İran'ın askeri adımlarına ilişkin açıklama
Hamaney, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki faaliyetlerini ve bölgedeki Amerikan askeri varlığına yönelik tutumunu da değerlendirdi.
İran'ın askeri adımlarının yalnızca mevcut gelişmelere verilen karşılıktan ibaret olmadığını savunan Hamaney, bunları daha geniş kapsamlı bir mücadelenin parçası olarak nitelendirdi.
Hamaney, açıklamasında şunları kaydetti:
“İran'ın Hürmüz Boğazı üzerindeki yönetimini icra etmesi ve bölge ülkelerindeki Amerikan askeri üslerini ortadan kaldırması; her ne kadar Üçüncü Dayatılan Savaş'taki Amerika'nın tecavüz ve cinayetlerine bir tepki olsa da, aynı zamanda istikbara karşı bölgesel boyutlarda verilmiş bir öncül cihat sayılmaktadır ve tecavüzlerin tekrarlanması halinde çok daha geniş boyutlar kazanacaktır.”
ABD ile uzlaşma beklentilerine karşı çıktı
Washington yönetiminin politikalarında değişiklik yaşanabileceğini düşünen kesimlere de seslenen Hamaney, ABD'ye verilecek tavizlerin İran'a yönelik tutumu değiştirmeyeceğini ileri sürdü.
İran'ın caydırıcılığını artırmasının önemine değinen Hamaney, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Eğer hâlâ egemenlik sistemindeki davranış değişikliğine veya parti ve klik değişimlerine en ufak bir umut besleyenler varsa ya da Amerika'ya taviz vererek onu İran milletine duyduğu düşmanlıktan vazgeçirebileceklerini zannedenler varsa, büyük bir yanılgı içindedirler. Mutlak caydırıcılık noktasına ulaşmanın tek yolu, kapsamlı ilerleme doğrultusunda 'Mümkün Olduğunca Güçlü İran' stratejisini sürdürmektir.”
Taviz verilmesinin sonuçlarına dikkat çekti
Hamaney, İran'ın dış baskılar karşısında geri adım atmaması gerektiğini savunarak ülkenin elde ettiği askeri ve siyasi kazanımların korunmasını istedi.
Taviz verilmesinin yeni çatışmaları teşvik edebileceğini öne süren İran lideri, açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Egemen düşmana karşı gösterilecek en küçük teslimiyetçi eğilim, şehitlerin kanı ve milletin tüm fertlerinin fedakarlığı sayesinde elde edilen devasa sermayeyi heba edecek ve müstakbir düşmanı daha fazla açgözlülük, müteakip savaşlar ve cüretkarlıklar için daha da cesaretlendirecektir.”
Hamaney: ABD'nin gücü geri dönülemez şekilde geriliyor
İran lideri, açıklamasının son bölümünde ABD'nin uluslararası konumuna ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Washington'ın hem askeri kapasitesinin hem de diplomatik etkisinin zayıfladığını iddia eden Hamaney, ABD'nin küresel hakimiyetinin sona erme sürecine girdiğini savundu.
Hamaney, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Bugün, müstakbirlerin kendi elleriyle yarattığı rezalet sonucunda, Amerika'nın gerilemekte olan güç ve egemenliği, gerek sert askeri güç gerekse uluslararası yumuşak güç boyutunda geri dönülemez bir çöküşe maruz kalmış ve dağılma süreci hızlanmıştır. Büyük Şeytan'ın arzusu, İran milletinin kayıtsız şartsız teslim olmasıdır.”
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!