Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün "en büyük eserim" dediği Cumhuriyet'in ilan edildiği 29 Ekim 1923, uzun ve çetin bir istiklal mücadelesinin ardından yeni devletin rejimini tescil eden dönüm noktası oldu. Ancak bu tarihi günün resmi bir "bayram" statüsü kazanması ve bugünkü coşkulu kutlama geleneklerinin oluşması belirli yasal aşamalar ve toplumsal adımlarla gerçekleşti.
1-7
Cumhuriyet’in ilanına giden süreçte temel adım, 28 Ekim 1923 akşamı Çankaya Köşkü’nde Atatürk’ün arkadaşlarıyla yaptığı yemekte atıldı. Mustafa Kemal Paşa, tarihî kararı "Yarın Cumhuriyet’i ilan edeceğiz" sözleriyle açıkladı.
2-7
29 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) anayasa değişikliği (Teşkilat-ı Esasiye) teklifi görüşüldü. Akşam saat 20.30 sıralarında oturuma katılan 158 milletvekilinin oy birliğiyle "Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir" maddesi kabul edildi. Kararın ardından yapılan 101 el top atışı ve meclisteki "Yaşasın Cumhuriyet!" sesleri, yeni rejimin müjdecisi oldu.
3-7
Cumhuriyet’in ilanının ertesi yılı olan 29 Ekim 1924’te, bu büyük olayın yıl dönümü büyük bir coşkuyla kutlandı. Ankara’da düzenlenen törenler halkın ve devlet erkanının katılımıyla adeta bir şölene dönüştü.
4-7
Bu ilk kutlamaların ardından, 29 Ekim’in ulusal bir bayram olarak resmiyet kazanması için yasal düzenleme adımları atıldı. Dönemin hükümeti ve milletvekilleri, bu tarihi günün her yıl tüm yurtta coşkuyla anılması için meclise teklif sundu.
5-7
29 Ekim’in milli bayram olarak kutlanması, 19 Nisan 1925 tarihinde TBMM’de kabul edilen 628 sayılı kanunla resmen onaylandı. Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte 29 Ekim, Türkiye’nin ilk resmi ulusal bayramı statüsünü kazandı.
6-7
Kanunla birlikte, 29 Ekim öğleden sonra ve 30 Ekim olmak üzere kutlamaların 1,5 gün resmi tatil olarak kutlanması kararlaştırıldı. Yıllar içerisinde okullarda, meydanlarda ve devlet dairelerinde düzenlenen resmi geçitler, fener alayları ve törenler bugünkü köklü geleneği oluşturdu.
7-7
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!