KKTC polisi dün bir sahte para operasyonuna imza attı.
Ne ki, polis, basın, hükümet dahil, çok az kişinin bu olayın öneminin farkında olduğunu düşünüyorum. Nitekim polis tarafından mahkemeye çıkarılan zanlıların, teminatla serbest bırakılmaları da bunu gösteriyor. Teminatlarını yakıp ülkeden kaçmalarından veya kaçırılmalarından endişe etmiyorum dersem yalan olur!
OLAY NE?
Önce GIYNIK Gazetesinden DEVRİM DEMİR'in haberini okuyun: “Girne’de bir spor mağazasında sahte 100 dolar vererek alışveriş yapan İSRAİLLİ çiftin tespit edilmesi ile derinleşen soruşturma çorap söküğü gibi geldi.
Girne CÖŞ ekipleri tarafından, kaldıkları adreste gerçekleşen aramada ele geçirilen 5 bin doların bin dolarının daha sahte olduğu tespit edilirken, zanlıların tasarrufunda bulunan uyuşturucu maddenin 9 gram Hint keneviri olduğu tespit edildi.
17 Nisan tarihinde ‘Sahte para tasarrufu, sahte parayı tedavüle sürme ve sahtekarlıkla para temini’ ve ‘Uyuşturucu madde alma tasarruf’ suçlarından tutuklanan Tamazy Beberashvılı ve Sivan Beberashvılı Levy aleyhindeki soruşturma tamamlandı. Zanlılar teminat talebiyle Girne Kaza Mahkemesine çıkarıldılar.
Girne Adli Şube’de görevli polis memuru Aziz Bağrıkara, zanlıların 17 Nisan tarihinde yapılan şikâyet sonrası tespit edilerek tutuklandıklarını söyledi.
Yürütülen ileri soruşturmada, zanlıların sahte dolarla sadece spor mağazasından değil, Girne’de faaliyet gösteren ‘Piskotti’ isimli işletmeye giderek, yaş pasta ve kurabiye aldıklarını MK 96287582 seri numaralı 100 doları tedavüle sürerek para üstü 2 bin 85 TL’yi sahtekarlıkla temin ettiklerini söyledi.
Bağrıkara, PGM Belge İnceleme ve Devlet Kimya Laboratuvarından beklenen raporların geldiğini, zanlıların 30 günlük turist vizesi ile ülkede bulunduklarını ayrıca 2016 yılından bu yana sürekli tatil için gidip geldiklerini belirtti.
Zanlılar hakkında soruşturmanın tamamlandığını kaydeden polis, zanlılar adına kayıtlı ülkede 2 ev, yine isimlerine kayıtlı kirada 3 dükkan tespit ettiklerini ifade ederek uygun bir teminat talebinde bulundu.
Yargıç Mine G. Serden, zanlıların ileride ağır cezada yargılanacaklarına dikkati çekerek davaları görüşülünceye kadar yurt dışına çıkışlarını yasaklayarak, 250’şer Bin TL nakit, 1’er Milyon şahsi kefalet senedi imza ederek serbest kalmalarına emir verdi."
OLGULARA BAKALIM
Şimdi bu haberdeki olgulara bakalım:
1- Zanlılar İsrail Vatandaşı. Soy isimlerine bakılırsa aynı zamanda GÜRCİSTAN vatandaşı veya Gürcistan doğumlu yahudiler oldukları anlaşılıyor. İsrail Vatandaşı olduklarına göre, çok büyük olasılıkla İsrail ordusunda da görev yaptılar. Ve bu kişiler hala 30 günlük vize ile ülkeye alınıyor.!!!
2- 2016'dan beri, yani 10 yıldır sık sık ülkeye gelip gidiyorlar. KKTC 'ye "özel bir ilgileri" olduğu açık. Acaba bu ilginin kaynağı ve buradaki bağlantıları kimler?
3- KKTC’de kendi adlarına 2 ev ve 3 dükkân satın aldılar ve dükkanları da kiraya verdiler. Bu noktada çok önemli.
Çünkü yasalara göre yabancılar ancak 1 apartman dairesi satın alabiliyor. Daha fazlasını, ya avukatlarla yaptıkları gayrı meşru gizli sözleşmelerle avukatlar adına alıyorlar, ya da müteahhitlerden gayrı meşru gizli sözleşmelerle alıyorlar ama konutlar müteahhit adına kayıtlı görünüyor. Böylece müteahitler, konutlar kendi adlarına kayıtlı olduğu için, yani konutları sattıklarını göstermedikleri için Tapu harçlarını ve vergilerini de ödemiyorlar.
Bu olayda ise durum farklı. 2 konut ve 3 dükkân İsrailli zanlıların KENDİ ADLARINA kayıtlı. Üstelik kiraya da verdiler. Kira sözleşmelerini vergi dairesine onaylatıp onaylatmadıkları ve stopaj vergilerini ödeyip ödemedikleri de meçhul.
Ne ki bundan çok daha önemli MİLLİ GÜVENLİK SORUNU teşkil eden başka sorular da var:
- Yabancılar sadece, GÜVENLİK SORUŞTURMASI YAPILMAK KAYDIYLA VE BAKANLAR KURULU ONAYIYLA ancak 1 apartman dairesi alma hakları varken, KENDİ ADLARINA 5 GAYRIMENKULU NASIL ALDILAR?
- KİMDEN ALDILAR?
- GÜVENLİK SORUŞTURMALARI YAPILDI MI?
- YAPILDI İSE YASAYA AYKIRI OLARAK 5 GAYRI MENKUL ALMA TALEPLERİ DİKKATİ ÇEKMEDİ Mİ?
- Yasaya aykırı olmasına karşın 5 GAYRI MENKUL ALMA İZNİNİ HÜKÜMET NASIL VERDİ? Başbakan ve İçişleri Bakanı kimdi?
- Tapu Dairesi nasıl kayıt yaptı?
- Yoksa yine RÜŞVETLER Mİ DÖNDÜ?
Bu soruların yanıtlarını bekliyorum.
4- Zanlıların 5 GAYRIMENKUL için müteahite en az 1.5- 2 milyon sterlin ödemiş olmaları gerekiyor. Bu para ülkeye nasıl sokulmuştur? Bankacılık sistemi üzerinden mi müteahite ödeme yapılmıştır?
Bankacılık sistemi üzerinden getirilmemişse KARA PARADIR. Ve büyük olasılıkla ya gayrı meşru yollardan nakit olarak bavul içinde ülkeye sokulmuştur ya bitcoin olarak ödeme yapılmıştır ya da müteahhitin yurt dışındaki hesaplarına yatırılmıştır...
Her hal ve karda Polis ve güvenlik birimleri bu paranın kaynağını soruşturmalıdır. Bu İsrailli Gürcistan Yahudileri onca parayı nereden bulmuşlardır, ödemeyi nasıl yapmışlardır? Kaynak İsrail devleti mi, Mossad mı, CHABAD mı? Gürcistan ve İsrail mafyası mı?
Uyuşturucu parası mı, sanal kumar parası mı, casusluk parası mı, Gazze'de Filistinlilerden çalınan paralar mı?
Bu soruların yanıtları bulunmalıdır. Sonuçta devlet bu 5 gayrimenkule el koymalıdır. Bu bağlamda, alım izinlerini veren Başbakan ve İçişleri Bakanı da sorgulanarak olay her yönüyle aydınlatılmalıdır.
5- Habere göre zanlılar 30 günlük turist vizesi ile KKTC 'ya gelmişlerdir. Onca yazmamıza karşın, her biri İsrail ordusunda askerlik yapan, cinayetler işleyen, gönüllü MOSSAD AJANI olan İsraillilere, hala nasıl ülkeye giriş izni veriliyor? İlle de verilecekse niye VİZE ŞARTI getirilmiyor? Gazze saldırısından sonra en az 15 ülke İsrail pasaportu taşıyan kişileri ülkelerine sokmama kararı alırken, biz niye hala bu eli kanlı katilleri sorgusuz sualsiz ülkeye sokuyoruz?
İsrail'in Türkiye, KKTC ve tüm Kıbrıs'a yönelik yayılma hedefleri, düşmanlığı, Rum-Yunan ile kurduğu saldırgan ittifak bilinirken, niye bunu yapıyoruz? Hiç olmazsa niye VİZE ŞARTI getirmiyoruz?
İsraillilerle ortak işler yapan, İsraillilerin sahibi oldukları şirketlerle inşaatlar yapan, İsraillilere binlerce konut satıp milyonlarca sterlin kazanan müteahhitler öyle istediği için mi?
6- Haberde zanlı İsrailliler üzerinde binlerce sahte dolar ve uyuşturucu bulunduğu da belirtilmektedir. Bu da çok önemlidir.
Sahte doları nerede bulmuşlardır?
Kendileri mi basmıştır?
Değilse kimlerden almışlardır?
Uyuşturucuyu birlikte mi getirmişlerdir? Değilse burada kimlerden almışlardır? Uyuşturucu satıcıları ile nasıl temas kurmuşlardır?
Bu İsraillilerin KKTC 'de görüştükleri, birlikte gezip tozdukları, yiyip içtikleri kişiler kimlerdir?
Hangi bölgelere gitmişlerdir?
Nereleri gezmişlerdir?
Telefon kayıtları incelenmiş midir? Temasta oldukları kişiler ve gayrı menkulları aldıkları müteahitler de sorgulanmış mıdır?
TUTUKLANMALARI GEREKİR
Polis ve güvenlik makamları bütün bu soruların yanıtını bulmak zorundadır. O nedenle bu kişilerin tekrar tutuklanmaları ve yeniden sorgulanmaları gerekmektedir. Özellikle yasalara aykırı olmasına karşın 5 gayrı menkulu kendi adlarına nasıl aldıkları, hangi müteahhitten aldıkları, güvenlik soruşturmasından nasıl geçtikleri ve Bakanlar Kurulu iznini nasıl aldıkları mutlaka ortaya çıkarılmalıdır. Özetle konu sadece basit bir sahte para operasyonu olarak ele alınmamalı; yazımda anlattığım tüm boyutlarıyla soruşturulmalıdır. Bunun için de Adli polislerin değil, UZMAN BİRİMLERİN soruşturma yapması şarttır.
Gözleri paraya doymayan 3-5 yapsatçı müteahhitin ve İsrailli şirketlerin " inşaat sektörü çökmesin!!!" yaygarası ile daha kaç İsrailliye, daha ne kadar konut sattıkları, KKTC vatandaşı yapılanlar başta olmak üzere, İsraillilerin toplam kaç dönüm arazi aldıkları mutlaka ortaya çıkarılmalıdır.
Bu bağlamda, Başbakan Ünal Üstel'in kanun hükmünde kararnamelerle, yabancılara mülk satışına kısıtlama getiren yasada yaptığı olumsuz değişiklikler iptal edilmelidir.
Yabancıların 1 olan konut alma hakkını 4'e çıkaran ve sözleşmelerle satılan konutların kayıt zorunluluğunu 6 aydan 7 yıla çıkaran değişiklikler de iptal edilmelidir. Yasa, yapsatçı müteahhitlerin güdümündeki Başbakan Ünal Üstel tarafından, kanun hükmünde kararnamelerle etkisiz hale getirilmiştir.
Bu rezalete derhal son verilmelidir!
- SAHTE DOLARLARLA YAKALANAN YAHUDİLER, SAHİP OLDUKLARI EVLER, DÜKKANLAR VE YANIT BEKLEYEN SORULAR 02.05.2026
- VARAN 71 01.05.2026
- VARAN 70 : HALKIN MALI OLAN EN DEĞERLİ ARAZİLER, YAPSATÇI MÜTEAHHİTLERLE KUMARHANE BARONLARINA PEŞKEŞ ÇEKİLMEYE DEVAM EDİYOR 28.04.2026
- KKTC’deki sessiz işgal hala devam ediyor! 27.04.2026
- VARAN 65: HALKIN MALI OLAN SAHİLLERİN BAZI AÇGÖZLÜ MÜTEAHHİTLERE PEŞKEŞ ÇEKİLMESİ BİTMİYOR 13.04.2026
- Tümünü Gör