EXIT/NEXUS olayından sonra artık mesele yalnızca bir konser veya kültürel etkinlik değildir.
Rum tarafı bir yandan “güven artırıcı önlem” diyor, diğer yandan Kıbrıs Türklerinin uluslararası faaliyetlerinin önünü kesmek için diplomatik girişimlerde bulunuyor.
Büyükelçilerin Kıbrıs Türk tarafının bilgilendirme toplantısına katılmasının engellenmeye çalışıldığı haberlerinin ardından şimdi de KKTC’de gerçekleştirilecek uluslararası bir etkinliğe müdahale ediliyor.
Üstelik 20 Ağustos’taki müzakereciler görüşmesinden sınır kapıları ve diğer güven artırıcı önlemlerde somut bir uzlaşma da çıkmadı.
Buna rağmen Rum tarafı görüşmeleri yoğunlaştırmak ve yeni bir 5+1 sürecine ilerlemek istiyor.
O halde soruyorum:
26 Ağustos’ta neden görüşeceksiniz?
Karşı taraf güven artırmak yerine Kıbrıs Türkünün dünyayla temasını engellemeye çalışıyorsa bunun siyasi bir karşılığı olmayacak mı?
Hiçbir şey olmamış gibi masaya oturulursa Rum tarafına hangi mesaj verilmiş olacaktır?
Sayın Erhürman’ın son açıklamalarındaki terminoloji de ayrıca dikkat çekicidir.
“Eşit insanlar”, “eşit haklar”, “Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların eşitliği” deniliyor.
Ama mesele insanların eşitliği değildir!
Mesele KKTC’nin statüsüdür.
“Siyasi eşitlik” ile egemen eşitlik aynı değildir.
“İki toplum” ile iki egemen devlet aynı değildir.
Kıbrıs Türkü Rumlarla eşit hak isteyen bir azınlık veya toplum değildir.
Kendi devletinin sahibidir.
Bu nedenle Sayın Erhürman’a çağrım açıktır:
26 Ağustos görüşmesini askıya alın.
Rum tarafına, Kıbrıs Türkünün uluslararası temaslarını engellemenin ve KKTC’yi dünyadan tecrit etmeye çalışmanın bir siyasi bedeli olduğunu gösterin.
“Güven artırıcı önlem” isteyen taraf önce güveni yok eden uygulamalarına son versin.
Ardından görüşülecekse de masaya “Kıbrıs Türk toplumu lideri” olarak değil, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak oturun.
Ve masaya “siyasi eşitlik” değil, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü talebiyle gidin.
Diplomasi, ne olursa olsun masaya oturmak değildir.
Bazen masaya oturmamak da diplomasinin mesajıdır.
26 Ağustos’ta verilecek en güçlü mesaj, şartlar değişmediği sürece görüşmeyi askıya almak olacaktır.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!