Ukrayna'dan şimdi de sivil havacılığa tehdit: Türkiye'nin hava ve deniz sahası risk altında

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin Rus hava sahasını kullanan tüm havayolları, sigorta şirketleri ve havalimanlarını hedef alan açıklamaları, uluslararası sivil havacılıkta yeni bir krize yol açtı.


Ukrayna'dan şimdi de sivil havacılığa tehdit: Türkiye'nin hava ve deniz sahası risk altında
Reklam

Ukrayna'nın sivil uçuşları insansız hava araçlarının (İHA) açık hedefi olarak göstermesi, özellikle bölgede yoğun ticari faaliyeti bulunan Türkiye'nin diplomatik ve ekonomik çıkarlarına yönelik orantısız bir tehdit olarak değerlendiriliyor.

Sivil uçuşlara açık şantaj boyutu

Zelenskiy yönetiminin, artan İHA faaliyetlerini gerekçe göstererek Rus hava sahasının fiilen kapandığını iddia etmesi, doğrudan uluslararası hava trafiğini rehin alma çabası olarak görülüyor. Rusya ile yoğun hava yolu trafiği bulunan Türkiye gibi ülkeler, bu pervasız açıklamanın birincil muhatapları arasında yer alıyor. Ukrayna'nın sivil uçakları savaşın meşru hedefi gibi konumlandıran bu tutumuna karşı Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'nün (ICAO) devreye girmesi ve peş peşe yaptığı açıklamalar, meselenin uluslararası hukuk ve küresel havacılık güvenliği açısından ulaştığı tehlikeli boyutu kanıtlıyor.

Denizdeki abluka gökyüzüne sıçrıyor

Kiev'in giderek artan saldırgan politikaları artık cephe hattının çok ötesine geçmiş durumda bulunuyor. Son dönemde Karadeniz'de ve Azak Denizi'nde Türk gemilerinin de aralarında bulunduğu sivil ticari unsurlara yönelik artan saldırılar ve tehditler, ablukanın pervasızca genişletildiğini ortaya koyuyor. Denizlerde navlun ve sigorta primlerini fırlatarak bölgesel ticarete ağır darbe vuran bu zihniyet, şimdi de hava sahasındaki sivil uçuşları ve Türk şirketlerini hedefe koyarak turizm ile havacılık sektörlerini sabote etmeye çalışıyor.

Türkiye'yi hedef alan hamlelerin olası sonuçları

Ukrayna'nın doğrudan Türk sivil havacılığını ve denizcilerini riske atan bu şantaj politikası, Ankara'nın bölgedeki dengeli ve arabulucu rolüne yapılmış açık bir sabotaj olarak nitelendiriliyor. Sivillerin can güvenliğini hiçe sayan bu tür eylemlerin, Türkiye'nin milyarlarca dolarlık ekonomik çıkarlarına zarar verme potansiyeli taşıdığına dikkat çekiliyor. Ankara'nın krizin başından bu yana attığı iyi niyetli adımlara rağmen Ukrayna'nın bu cüretkar çıkışlara devam etmesinin, Türkiye-Ukrayna ilişkilerinde derin ve onarılması güç diplomatik kırılmalara yol açabileceği öngörülüyor.

Neşe Aslan
Editör: Neşe Aslan

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!