Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Sağlık Bakanlığı'nın açıkladığı 2025 yılı sağlık verilerini değerlendirerek, Türkiye’de kişi başına yıllık hekim başvuru sayısının 13,2'ye yükseldiğine dikkat çekti. Özkaya, sağlık hizmetlerine başvuruların zamanla arttığını ifade ederek, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinin daha etkin kullanılmasının hastane ve acil servis yoğunluğunu azaltabileceğini belirtti.
Başvuruların artışı dikkat çekiyor
Sağlık Bakanlığı verilerine göre 2025 yılında Türkiye genelinde toplam 1 milyar 138 milyon 60 bin 185 sağlık başvurusu gerçekleşti. Bu rakam, kişi başına yıllık ortalama 13,2 hekim başvurusuna karşılık gelirken, OECD ortalamasının 6,5 olduğu ifade edildi. Prof. Dr. Özkaya, Türkiye’nin kişi başına başvuru sayısında dünya sıralamasında Güney Kore’nin ardından ikinci sırada yer aldığını, Japonya’nın ise üçüncü sırada bulunduğunu söyledi.
Yıllar içinde başvuru sayısındaki artış
Prof. Dr. Özkaya’nın verdiği bilgilere göre, Türkiye’de kişi başına yıllık ortalama sağlık başvurusu 2002 yılında 3,1 iken, 2020 yılında 7,3’e, 2021 yılında 8,0’e, 2022 yılında 10,0’a, 2023 yılında ise yaklaşık 11,3-11,4’e ve 2024 yılında 12,2’ye yükselmiştir. 2025 yılında ise bu rakam 13,2 olarak kaydedilmiştir.
Özkaya, başvuruların basamaklara göre dağılımına dikkat çekerek, "Bu sayının daha ayrıntısına bakarsak, 1. basamakta yılda ortalama 5,5 iken, 2. ve 3. basamakta yılda ortalama 7,7 olduğunu görüyoruz" dedi.
Acil servislerde yoğun başvurular
Sağlık hizmetlerinde en sık başvurulan bölümlerin başında acil tıp geldiğini belirten Özkaya, "En sık başvurulan bölümlerden Acil Tıp yüzde 26 ile zirvede yer alırken, İç Hastalıkları yüzde 9 ve Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ise yüzde 6 ile izlenmektedir" diye konuştu.
Özkaya, sağlık hizmetlerine yapılan başvuruların artışının tek başına sağlık sisteminin başarısını göstermediğini belirterek, sistemi değerlendirirken farklı sağlık göstergelerine de bakılması gerektiğini ifade etti. Özkaya, "Bu artışın kalitesi medyada tartışılmakla birlikte ülkemizde sağlık sisteminin kalitesini gösteren verilere bakmak lazım. Anne-çocuk ölümü en önemli kriter olup bu oran 100 bin canlı doğumda 1990’da 100, 2005’de 28,5 iken geçen yıl 11 olarak tarihin en düşük oranına ulaştı" ifadelerini kullandı.
Ayrıca, acil servis ile ikinci ve üçüncü basamak hastanelere yapılan başvuruların yüksek olduğunu vurgulayan Özkaya, "Acil servise başvuru sayısı, 2. ve 3. basamak hastanelere başvuru sayıları yüksek olup, 1. basamakta tanı ve tedavi alabilecek birçok hasta acile ve hastanelere başvurmaktadır. Başta koruyucu sağlık hizmetleri olmak üzere 1. basamak aile hekimliğinin her türlü ilacı yazmaları ve rapor çıkarmaları ile bu oranlar tersine çevrilebilir" açıklamasında bulundu.
Koruyucu sağlık hizmetlerine ilgide artış
Prof. Dr. Özkaya, Sağlık Bakanlığına bağlı Sağlıklı Hayat Merkezleri ile Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) başvurularının da arttığını belirterek, bunun koruyucu sağlık hizmetlerine yönelik olan ilginin yükseldiğini gösterdiğini ifade etti. Özkaya, "Sağlık Bakanlığına bağlı Sağlıklı Hayat Merkezleri, Kanser Erken Teşhis ve Tedavi Merkezleri (KETEM) başvuruları da hızla artmaktadır ve bu ülkemizde sağlık hizmetleri kalitesinin her yıl daha iyiye gittiğini göstermektedir." dedi.

GÖĞÜS HASTALIKLARI UZMANI PROF. DR. ŞEVKET ÖZKAYA, SAĞLIK BAKANLIĞI TARAFINDAN AÇIKLANAN 2025 YILI SAĞLIK VERİLERİNİ DEĞERLENDİREREK, TÜRKİYE’DE KİŞİ BAŞINA YILLIK HEKİM BAŞVURU SAYISININ 13,2’YE YÜKSELDİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ. ÖZKAYA, SAĞLIK HİZMETLERİNE BAŞVURULARIN YILLAR İÇERİSİNDE ARTTIĞINI BELİRTEREK, ÖZELLİKLE BİRİNCİ BASAMAK SAĞLIK HİZMETLERİNİN DAHA ETKİN KULLANILMASIYLA HASTANE VE ACİL SERVİS YOĞUNLUĞUNUN AZALTILABİLECEĞİNİ SÖYLEDİ.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!