Türkiye İsrail'le savaşır mı?

İsrail ordusunun Hatay sınırına oldukça yakın bir konumda bulunan Suriye'nin İdlib vilayetindeki Ebu Zuhur Hava Üssü'nü hedef alması, bölgedeki dengeleri bir kez daha sarsarak yeni bir dönemin kapısını araladı. Dört dalga halinde gerçekleşen bu ağır bombardıman süreciyle birlikte Ankara-Tel Aviv hattında tansiyon yükselirken, kamuoyunda iki ülke arasında doğrudan bir sıcak çatışma ihtimali tartışılmaya başlandı. Prof. Dr. Mehmet Yuva, Aydınlık gazetesindeki köşesinde Ebu Zuhur saldırısıyla tetiklenen bu süreci, muhtemel çatışma risklerini ve krizin perde arkasını kaleme aldı.


Türkiye İsrail'le savaşır mı?
Reklam

Yuva, saldırının ardından sosyal medyada ortaya atılan iddialara dikkat çekerek, bazı kesimlerin bu gerilimi ABD'nin kurguladığı bir "danışıklı dövüş" olarak nitelendirdiğini belirtiyor. Genel değerlendirmeler ise, hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin tutuklama kararı bulunan Binyamin Netanyahu'nun siyasi ömrünü uzatmak ve yargı sürecini askıya almak için bu operasyonları bir kalkan olarak kullandığı yönünde. Buna karşılık İsrail cephesi, saldırıların tamamen istihbari zorunluluklardan doğduğunu savunuyor ve Türkiye'nin Suriye'de kurabileceği bir İHA veya hava savunma ağının, İsrail'in bölgedeki hava üstünlüğüne doğrudan tehdit oluşturacağını belirtti.

Savaş Ekonomisi ve Militarist Düzen

Aydınlık'taki köşesinde meselenin sadece Netanyahu'nun kişisel ve siyasi hırslarına indirgenemeyeceğinin altını çizen Yuva, İsrail rejiminin yapısal temellerine odaklanılması gerektiğini belirterek İsrail'in askeri-endüstriyel kompleksi, teknoloji şirketleri ve tekelci oligarşisi sürekli bir çatışma ortamından beslendiğine dikkat çekti. Silah endüstrisinin büyümeye devam etmesi ve çarkların dönmesi için savaşlar ve işgaller adeta sistemin yaşam sigortası işlevini gördüğünü belirtti. Yuva, bu bağlamda İsrail'in, kendisine askeri, siyasi, ticari veya enerji alanında rakip olabilecek hiçbir bölge devletine gönüllü olarak tahammül etmeyeceğini vurguladı.

Sıradaki Hedef ve İttifak Çözümü

İsrail'in adım adım ilerleyen küresel ve bölgesel stratejisini de analiz eden Yuva, haritadaki tehlikenin boyutlarına dikkat çekiyor. Bugüne kadar Irak, Suriye, Lübnan ve Filistin'i yıkıma uğratan, Mısır'ı ise denklem dışına iten Tel Aviv yönetiminin, İran'dan sonraki hedefinin Türkiye olduğuna dikkat çekti.Yuva'ya göre, varlık sebebi çatışma olan bu tekelci yapıya karşı durabilmenin en değerli ve geçerli çözümü, İsrail'in hedefe koyduğu bölge ülkelerinin kendi aralarında sarsılmaz bir ittifak kurmasından geçiyor.

Neşe Aslan
Editör: Neşe Aslan

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!