Prof. Dr. Hasan Ünal’dan Haber365’e Özel açıklamalar: BM Genel Sekreteri’nin cebinde ne var?

Prof. Dr. Hasan Ünal, BM Genel Sekreteri Guterres'in Kıbrıs ziyaretindeki gizli ajandayı ve Türkiye'yi bekleyen tehlikeleri açıkladı.


Prof. Dr. Hasan Ünal’dan Haber365’e Özel açıklamalar: BM Genel Sekreteri’nin cebinde ne var?

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, ay sonunda Kıbrıs Barış Harekâtı’nın yıl dönümünde adaya gelerek görüşmeler yapmaya hazırlanıyor. Peki Guterres’in cebinde ne var? Haber365’e özel açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Hasan Ünal, BM ve AB’nin Kıbrıs üzerindeki "5+1" ve "Federasyon" tuzağını deşifre ederek uyarılarda bulundu: "5+1 masasına oturmak, Türk tarafının bugüne kadarki en doğru pozisyonundan taviz vermesi anlamına gelir. AB’nin vize ve üyelik vaatleri ise tam bir illüzyondur!"

BM’nin "5+1" tezgâhı ve "kapanan federasyon defteri"

BM Genel Sekreteri Guterres’in ve kişisel temsilcisi Maria Angela Holguin’in ay sonunda adaya getirmeyi planladığı müzakere modeline tepki gösteren Prof. Dr. Hasan Ünal, Türkiye’nin son yıllarda kararlılıkla savunduğu "iki eşit ve egemen devlet" modelinden asla taviz verilmemesi gerektiğini belirtti.

Ünal, BM’nin yeniden dayatmaya çalıştığı 5+1 (Kıbrıs Türk ve Rum tarafları, 3 garantör ülke Türkiye, Yunanistan, İngiltere + BM) formatının çok ciddi bir risk taşıdığını vurgulayarak şunları söyledi:

"Türkiye bugüne kadar çok net bir duruş sergiledi: 'Eğer benim egemen eşitliğim kabul ediliyorsa, eşit uluslararası statüm BM Güvenlik Konseyi tarafından tasdik ediliyorsa her türlü müzakereye girerim.' Bu zaten adadaki iki bağımsız ve egemen devletin kendi arasındaki iş birliği müzakeresidir. Bunun ötesinde, yeniden federasyon anlamına gelecek hiçbir masada Türk tarafı olmamalıdır. 5+1 çerçevesinde müzakerelerin yeniden başlatılması çok büyük bir yanlış olur. Türk tarafının doğru pozisyonundan geri adım atması anlamına gelir ve karşılığında hiçbir şey elde edilemez."

Kıbrıs ve Ege’de "taviz pazarlığı"

Prof. Dr. Hasan Ünal, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin Kıbrıs ve Ege’de bir "taviz pazarlığına" dönüştürülmek istendiğini vurguladı. AB’nin Türkiye’ye sunduğu vaatlerin (Gümrük Birliği’nin güncellenmesi, vize kolaylığı, AB üyelik müzakerelerinin canlandırılması veya SAFE savunma programı) tamamen birer tuzak olduğunu belirten Ünal, Batı’nın sinsi stratejisini şu sözlerle özetledi:

"Avrupa Birliği size diyor ki: 'Biz sizinle üyelik müzakerelerini, vizeyi, Gümrük Birliği’ni görüşmeye hazırız. Ama Rumlar ve Yunanistan sıkıntı çıkarıyor. Siz Kıbrıs’ta Rumları, Ege’de Yunanistan’ı tatmin edin, onları üzerimizden çekin, sonra bize gelin.' Bu çok tehlikeli bir hikâyedir. Sizi oturtacakları müzakere masasının müktesebatı 2004 yılındaki AB Zirvesi kararlarıyla belirlenmiş. O kararlar Türkiye’nin nasıl üye yapılacağını değil, neden üye yapılmaması gerektiğini düzenlemek üzere hazırlanmış. Türkiye'nin mevcut müktesebat çerçevesinde üyelik müzakeresi yapması zaten imkânsızdır. Ekonomik ve ticari konular Rumlara ve Yunanlara verilecek tavizlerle çözülemez."

"Kıbrıs’ta federasyon defteri tamamen kapanmalı"

BM Genel Sekreteri Guterres’in görev süresinin sonuna yaklaşırken böyle bir hamle yapmasının arka planını değerlendiren Prof. Dr. Hasan Ünal, durumun Ankara’dan verilen hatalı mesajlardan kaynaklanabileceğine dikkat çekti:

"Normalde Genel Sekreter’in federal temele dayalı bir çözüm için uygun zemin olmadığını bilmesi gerekir. Ancak Türkiye’den bir takım hatalı mesajlar verilmiş olmalı ki, Guterres ve kişisel temsilcisi Holguin Hanım böyle bir plan hazırlığında olduklarını açıklayabiliyorlar. BM’nin bu yaptığı bütün diplomasi usullerine aykırıdır. Türkiye derhal kesin mesajlar vermeli ve Kıbrıs’ta federasyon defterinin tamamen kapandığını dünyaya ilan etmelidir"

"İki devletli çözümden dönülürse Türkiye’yi kimse ciddiye almaz"

Küresel dengelerin Doğu'ya kaydığı, çok kutuplu yeni bir dünyanın kurulduğu bu dönemde Batı’nın Türkiye’ye olan ihtiyacının tavan yaptığına işaret eden Ünal, KKTC’nin tanınması, doğrudan uçuşlar ve doğrudan ticaret gibi stratejik hedeflere odaklanılması gerektiğini belirtti.

Prof. Dr. Hasan Ünal, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

"Guterres’e teşekkür edilmeli ve kendisi açıkça uyarılmalıdır: 'Bize yeni bir plan hazırlamayın. Adada zaten iki devlet var, sadece egemen eşitliğe dayalı iş birliğini konuşacaksak buyurun, yoksa zamanımızı boşuna harcamayın.' Eğer iki devletli çözüm ısrarından vazgeçilip geri adım atılırsa, bundan sonra Türkiye’yi bu konularda dünyada hiç kimse ciddiye almaz. Ayrıca hükümet, ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde Kıbrıs’ta taviz anlamına gelecek bir süreci Türkiye’nin gündemine getirirse buradan siyaseten de çok ağır bir masrafla ve yıpranarak çıkar."

Beren Alpuğan
Editör: Beren Alpuğan

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!