- YENİYOL Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Selçuk Özdağ, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında Abhazya ile Gagavuzya'da yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Her iki bölgenin hukuki statüsünün farklı olduğunu vurgulayan Özdağ, ortak noktanın ise kimliklerini ve kültürlerini korumaya çalışan halkların yaşadığı zorluklar olduğunu ifade etti.
Özdağ, Türkiye'nin hem bölgesel dengeleri gözetmesi hem de soydaş ve akraba toplulukların insani sorunlarına duyarsız kalmaması gerektiğini belirtti.
"Abhaz halkının yaşadığı mağduriyetler görmezden gelinmemeli"
Abhazya'da uluslararası tanınma sorunlarının günlük yaşamı doğrudan etkilediğini dile getiren Özdağ, pasaportların kabul edilmemesi nedeniyle öğrencilerin eğitim, hastaların ise sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sıkıntılar yaşadığını söyledi.
Rusya'nın pasaport politikası üzerinden bölge üzerindeki etkisini artırdığını savunan Özdağ, yabancı sermayenin gayrimenkul alımları nedeniyle Abhaz halkının demografik yapıya ilişkin endişeler taşıdığını da ifade etti.
Türkiye için dört öneri sıraladı
- Özdağ, Türkiye'nin mevcut dış politika çizgisini değiştirmeden insani adımlar atabileceğini belirterek şu önerilerde bulundu:
- Abhaz pasaportlarının belirli amaçlarla seyahat belgesi olarak kullanılmasına yönelik hukuki imkanların araştırılması,
- Sağlık, eğitim ve aile birleşimi gibi konularda insani istisna mekanizmalarının oluşturulması,
- Trabzon-Sohum ve Samsun-Sohum arasında denetime açık yolcu seferlerinin başlatılması,
- Türkiye'deki Abhaz sivil toplum kuruluşları ile ilgili taraflar arasında kalıcı diyalog mekanizmalarının kurulması.
Gagavuz Türkleri için kültürel destek çağrısı
Moldova'nın güneyindeki Gagavuz Özerk Bölgesi'nde de özerklik yetkilerinin zamanla daraltıldığını öne süren Özdağ, bunun bölgedeki huzuru olumsuz etkileyebileceğini söyledi.
Gagavuz Türkçesinin korunması için Türkiye'nin daha kapsamlı eğitim ve kültürel projeler geliştirmesi gerektiğini belirten Özdağ, üniversitelerde akademik çalışmaların artırılması, öğretmen yetiştirme programlarının oluşturulması ve Komrat Devlet Üniversitesi ile iş birliklerinin güçlendirilmesini önerdi.
"Soydaşlarımızı sessizliğe terk edemeyiz"
Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumlara kapsamlı bir eylem planı hazırlanması çağrısında bulunan Özdağ, Türkiye'nin hem Gürcistan ve Moldova'nın toprak bütünlüğüne saygı gösterebileceğini hem de Abhaz ve Gagavuz halklarının haklarını savunabilecek insani politikalar geliştirebileceğini söyledi.
Özdağ, açıklamasını, "Karadeniz'in öte yakasındaki akrabalarımızı yalnızlığa, Moldova'nın güneyindeki soydaşlarımızı sessizliğe terk edemeyiz." sözleriyle tamamladı.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!