İsrail'in Ebu el-Zuhur Havalimanı saldırısına ABD 'karşı çıktık' dedi: Washington saldırıyı önceden biliyor muydu?

İsrail'in Suriye’nin kuzeybatısındaki Ebu el-Zuhur Havalimanı’na yaptığı saldırıya yönelik tartışmalar devam ediyor. ABD saldırı olacağını biliyor muydu?


İsrail'in Ebu el-Zuhur Havalimanı saldırısına ABD 'karşı çıktık' dedi: Washington saldırıyı önceden biliyor muydu?
Reklam

İsrail ordusunun 18 Ağustos’ta Suriye’nin kuzeybatısındaki Ebu el-Zuhur Havalimanı’na saldırısına yönelik tartışmalar devam ediyor. Washington’ın bu saldırıdan rahatsız olduğu yönünde bir algı öne sürülse de, ABD ve İsrail kanadından gelen peş peşe açıklamalar yoğun bir istihbarat paylaşımı yapıldığı yönündeki şüpheleri güçlendiriyor. 

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye Özel Temsilcisi ve ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, İsrail'in Suriye'deki Ebu Zuhur Hava Üssü'ne düzenlediği saldırı, artan bölgesel gerilim ve Türkiye-İsrail ilişkilerine dair yaptığı değerlendirmede krizin derinleşmemesini "salim kafaların hakim olmasına" bağlarken; ABD’nin bu krizdeki rolü ve geliştirmek istediği "çatışmasızlık mekanizması" tartışmaların odağına yerleşti.

ABD "karşı çıktık" diyor ama Ankara’yı uyarmıyor

Büyükelçi Tom Barrack, İsrail’in saldırı öncesinde ABD’ye haber verdiğini ve Türkiye’nin söz konusu üsse "hava savunma sistemi kuracağı" yönünde bir istihbarat sunduğunu itiraf etti. ABD tarafının bu istihbaratın yanlış olduğunu değerlendirdiğini ve saldırıya "karşı çıktığını" öne süren Barrack’ın bu açıklaması, asıl çelişkiyi de beraberinde getirdi.

Washington’ın saldırıyı önceden öğrenmesine ve İsrail’in niyetinden haberdar olmasına rağmen müttefiki Türkiye’ye bilgi vermemesi, ardından da kriz anında "arabulucu" rolüne soyunması, olayın arkasındaki kurguyu açıkça gösteriyor. Saldırıya engel olmayan ABD'nin, olayın hemen ardından "çatışmasızlık mekanizması" kartını masaya sürmesi, Türkiye’yi Suriye sahasında diplomatik ve askeri bir kıskaca alma planı olarak yorumlanıyor.

"Trump ve Barrack Netanyahu’nun kışkırtmasına dur diyor"

Hürriyet Washington Muhabiri Yunus Paksoy, Barrack’ın İsrail’in saldırısını "gereksiz tırmanış" olarak nitelendirmesini ve Türkiye'nin devlet aklını övmesini tamamen Trump yönetiminin resmi görüşü olarak değerlendirdi.

Paksoy, Netanyahu’nun seçim hesapları uğruna Türkiye’yi kışkırtmaya çalıştığını belirterek Washington’ın tutumunu şu sözlerle yorumladı:

"Yanı başımızda azıtmış bir Netanyahu var. Açık açık savaşın kapısını zorluyor. Ve bizim ülkemizdeki ABD Büyükelçisi herkesten önce İsrail’e ‘uslu dur’ derken Türkiye’nin yanında kalıyor. Trump ise bu arsızlığa yüz bile vermiyor. Barrack bu ifadeleri Başkan’ın tam desteği olmadan kesinlikle söylemiyor. Netanyahu koltuğunu kurtarmak için tehlikeli oyunlar oynuyor; Trump da, Barrack da, Ankara da bunun farkında."

"Destek değil sinsi bir plan: Türkiye’nin harekat alanı kısıtlanıyor"

Saldırıyı ve ABD’nin tutumunu değerlendiren gazeteci-yazar İsmet Özçelik ise meselenin Netanyahu’nun kişisel seçim hamlesiyle sınırlı olmadığını, arkasında Ankara’yı hedef alan daha derin bir diplomatik kurgu bulunduğuna dikkat çekiyor.

İsrail’in ABD’ye istihbarat sağladığı yönündeki açıklamaları vurgulayan Özçelik, Barrack’ın "arabulucu" rolüne soyunmasını Türkiye için bir kısıtlama hamlesi olarak niteledi:

"ABD Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın açıklamaları açıkça şunu gösteriyor; Türkiye saldırıdan habersiz ama ABD saldırı olacağını biliyor. Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığı Barrack’a göre açık bir tehdit ve bu nedenle İsrail’e hak veriyor. Ayrıca Barrack sinsi bir plan içinde. ‘Çatışmasızlık mekanizması’ diyerek İsrail ve Türkiye’yi masaya oturtma, Türkiye’nin harekat alanını kısıtlama peşinde. Bizdeki bazıları olayı küçültüp Netanyahu’nun seçim kampanyasına bağlıyor ancak bu tutum iyi takip edilmeli."

İsrail basınından uyarı: "Türkiye İran değil, karşılık verirse felaket olur"

Tartışmalar sürerken, İsrail’in en çok satan gazetesi Yediot Aharonot’ta yayımlanan analizde de Netanyahu hükümetinin Türkiye politikası eleştirildi. Sima Kadmon imzalı makalede, Türkiye’nin devasa bir NATO ordusuna sahip olduğuna işaret edilerek Tel Aviv yönetimi şu sözlerle uyarıldı:

"Türkiye İran değil. Ankara’yla askeri çatışma abartmaksızın bir felaket olur. Türkiye, en iyi silahlardan bazılarıyla donatılmış devasa orduya sahip bir NATO ülkesi. İran, yıllarca süren yaptırımlardan sonra modern bir hava kuvvetine sahip değil; Türkiye’nin ise böyle bir durumu yok. Ankara ciddi bir şekilde karşılık vermeyi seçerse Tanrı bize yardım etsin."


Beren Alpuğan
Editör: Beren Alpuğan

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!