ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı dünyada bugüne kadar görülmüş en sert ekonomik yaptırım operasyonunu başlatıldığını duyurması ve bu yaptırımları ihlal eden ülkelere bedel ödetileceğini açıklaması üzerine Tahran yönetimi sert bir bildiri yayımladı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada ABD'nin uygulamaya koyduğu yaptırımların sıradan bir ekonomik baskının ötesinde, bağımsız devletlerin egemenlik haklarına açık bir gasp olduğunu ifade etti.
"Hiçbir devlet yabancı bir bankayı ticaretten vazgeçmeye zorlayamaz"
Trump’ın yaptırım kararlarını delmeyi göze alacak ülkelere, havalimanlarına ve finans kuruluşlarına ağır ekonomik bedeller ödetileceği yönündeki tehditlerine yanıt veren Bekayi, yürütülen politikanın hukuk dışı olduğunu vurguladı. İkincil yaptırımların uluslararası sistemde geçerliliği olmadığını belirten Bekayi, tepkisini şu hukuki dayanaklarla dile getirdi:
"Hiçbir devlet, bir diğer ülkenin yargı yetkisine tabi yabancı bankaları, şirketleri veya havalimanlarını, üçüncü bir devletle yürüttükleri hukuka uygun ticaretten vazgeçmeye zorlayamaz. Bu yaptırımlar, Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi’nin 2(1). maddesinde güvence altına alınan 'egemen eşitlik' ilkesini ihlal etmekte ve Uluslararası Adalet Divanı’nın Nikaragua davasında teyit ettiği müdahale yasağına açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Egemen bir devleti hukuka uygun politika tercihlerinden vazgeçmeye zorlamak amacıyla uygulanan ekonomik baskı, uluslararası hukuka aykırı bir eylemdir."
"Klasik sömürgeciliğe korkunç bir şekilde zemin hazırlanıyor"
ABD’nin ekonomik baskılarının bölgedeki deniz ablukası ile birleştiğinde tüm bağımsız devletlerin egemenliğini tehdit ettiğini vurgulayan Sözcü Bekayi, söz konusu dayatmalara boyun eğmenin hiçbir ülkeye saygınlık kazandırmayacağını ifade etti. Bekayi, ABD’nin tek taraflı hamlelerinin küresel sisteme vereceği zararı şu sözlerle özetledi:
"Bu taleplere uymak ne dokunulmazlık ne de saygı kazandırır. Sadece bir devletin bankalarının, şirketlerinin ve havalimanlarının artık yabancı bir lisans altında faaliyet gösterdiğini kabul etmek anlamına gelir.Bunun nihai sonucu, BM merkezli devletler arası sistemin temel dayanağı olan egemenlik hakkının tamamen aşınması ve tam ölçekli klasik sömürgeciliğe geri dönüşe korkunç bir şekilde zemin hazırlanması olacaktır."
Kaynak: İHA
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!