Türkiye otomotiv pazarı, finansman maliyetlerinin yükseldiği ve tüketicilerin satın alma kararlarını daha dikkatli verdiği yeni bir denge döneminden geçiyor. İkinci el araçlarda satış hızı sınırlı ölçüde artarken, fiyatların enflasyon karşısında değer kaybetmesi dikkat çekiyor. Sıfır kilometre otomobil pazarında ise kampanyalara rağmen yıllık daralma sürüyor.
Güncel sektör verilerine göre ikinci el otomobil satışları temmuz ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 5 artarak 342 bin 305 adede yükseldi. Ancak satışlar, geçen yılın aynı ayındaki 380 bin 782 adetlik seviyenin yaklaşık yüzde 10 altında kaldı.
Bu sonuç, ikinci el pazarında aylık bir canlanma yaşandığını ancak talebin henüz geçen yılki gücüne ulaşamadığını gösteriyor.
Araçların satılma süresi 49 güne geriledi
Pazardaki hareketlilik, araçların ilanda kalma süresine de yansıdı. Haziran ayında ortalama 50 gün olan stokta kalma süresi temmuzda 49 güne düştü. Hafif ticari araçlarda ise bu süre 47 günden 46 güne geriledi.
Bir günlük düşüş sınırlı görünse de satış adetlerindeki aylık artışla birlikte değerlendirildiğinde doğru fiyatlanan araçların daha hızlı alıcı bulmaya başladığı anlaşılıyor. Buna karşılık fiyatı piyasa ortalamasının üzerinde kalan, hasar geçmişi bulunan veya kullanım maliyeti yüksek araçların satış süresi uzayabiliyor.
Fiyatlar yükselse de araç sahipleri reel kayıpta
İkinci el araçlarda nominal fiyatlar uzun süre güçlü kalmasına rağmen enflasyon hesaba katıldığında farklı bir tablo ortaya çıkıyor. Piyasa araştırmalarına göre ikinci el araç fiyatları ağustos ayında bir önceki aya kıyasla yüzde 0,2 geriledi.
Yılbaşından ağustos sonuna kadar fiyat artışı yüzde 5 ile sınırlı kalırken aynı dönemde tüketici enflasyonu yüzde 22,1 seviyesinde gerçekleşti. Son bir yıllık dönemde ikinci el araç fiyatları yüzde 8,7 yükselirken yıllık enflasyon yüzde 31,51’e ulaştı.
Bu veriler, araçların etiket fiyatları yüksek görünse bile enflasyon karşısında reel değer kaybettiğini gösteriyor. Başka bir ifadeyle araç sahibi otomobilini geçen yıldan daha yüksek bir bedelle satabilse de elde ettiği paranın satın alma gücü aynı ölçüde artmıyor.
Sıfır kilometrede daralma daha belirgin
Ağustos ayında sıfır kilometre otomobil ve hafif ticari araç satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20,28 daralarak 81 bin 31 adede geriledi. Otomobil satışları yüzde 25,16 düşüşle 61 bin 529 adet olurken hafif ticari araç satışları yüzde 0,34 artarak 19 bin 502 adede çıktı.
Ocak-ağustos döneminde toplam pazar yüzde 11,91 daralarak 719 bin 996 adet olarak gerçekleşti. Buna rağmen ağustos satışlarının beş yıllık ortalamanın yüzde 4,4, on yıllık ortalamanın ise yüzde 23,9 üzerinde kalması, pazarın tamamen durmadığını; önceki yılın güçlü seviyelerinden geri çekildiğini gösteriyor.
Kampanyalar ikinci el fiyatlarını baskılıyor
Sıfır ve ikinci el araçlar arasındaki rekabet yalnızca liste fiyatları üzerinden şekillenmiyor. Otomotiv markalarının uyguladığı nakit indirimleri, düşük faizli kredi seçenekleri, takas destekleri ve uzatılmış garanti avantajları sıfır kilometre araçların gerçek satın alma maliyetini azaltıyor.
Bu durum özellikle sıfır kilometre araçlarla fiyat farkı daralan bir ila üç yaşındaki otomobilleri olumsuz etkiliyor. Tüketici, küçük bir fiyat farkıyla garantili ve kampanyalı sıfır araca ulaşabildiğinde genç ikinci el araçlardan uzaklaşabiliyor.
Buna karşılık daha erişilebilir fiyatlı, yakıt tüketimi düşük, servis ağı geniş ve yedek parçası kolay bulunan ikinci el modeller talep görmeye devam ediyor. Piyasada aracın yalnızca yaşı ve kilometresi değil; bakım geçmişi, hasar durumu, kullanım maliyeti ve yeniden satılabilirliği de önem kazanıyor.
Yakın vadede piyasayı ne bekliyor?
Mevcut ekonomik koşullar devam ederse ikinci el araç fiyatlarında kısa vadede hızlı ve piyasanın tamamına yayılan bir yükseliş beklenmiyor. Yüksek mevduat faizleri, pahalı taşıt kredileri ve sıfır araç kampanyaları fiyatlar üzerindeki baskıyı sürdürebilir.
Yakın vadede piyasanın şu şekilde ayrışması bekleniyor:
* Ekonomik, az yakıt tüketen ve temiz geçmişe sahip araçlar değerini daha iyi koruyabilir.
* Sıfır araç kampanyalarıyla rekabet eden bir ila üç yaşındaki otomobillerde indirim baskısı artabilir.
* Premium, yüksek motor hacimli ve kullanım maliyeti yüksek araçlarda satış süreleri uzayabilir.
* İlan fiyatı gerçek piyasa değerinin üzerinde kalan araçlarda pazarlık payı genişleyebilir.
* İkinci el elektrikli araçlarda batarya durumu, menzil ve yeni modellerdeki teknolojik gelişmeler fiyatları daha hızlı etkileyebilir.
Bazı sektör tahminlerinde yıl sonuna kadar ikinci el fiyatlarında yüzde 7 ile yüzde 12 arasında ilave nominal düzeltme ihtimali üzerinde duruluyor. Ancak bu oran kesin bir beklenti olarak görülmemeli. Faizlerin seyri, krediye erişim, döviz kuru ve sıfır kilometre araç kampanyaları fiyatların yönünü değiştirebilir.
Piyasa artık doğru fiyatı ödüllendiriyor
Güncel veriler, ikinci el otomobilin kısa sürede yüksek kazanç sağlayan bir yatırım aracından yeniden ulaşım ihtiyacını karşılayan dayanıklı tüketim malına dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Alıcılar açısından mevcut dönem, alternatifleri karşılaştırmak ve pazarlık yapmak için daha uygun bir zemin sunuyor. Satıcılar açısından ise internette görülen ilan fiyatlarından çok gerçekleşen satış fiyatlarına odaklanmak önem taşıyor.
Yakın dönemde doğru fiyatlanan, bakımlı ve geçmişi şeffaf araçların daha hızlı satıldığı; piyasa değerinin üzerinde fiyatlanan araçların ise daha uzun süre ilanda kaldığı seçici bir otomotiv piyasasının öne çıkması bekleniyor.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!