Tüm dünyada 4 milyondan fazla kişiyi etkileyen coronavirüs pandemisi nedeniyle evden çıkmadığımız şu günlerde belki de okuyunca halimize şükredeceğimiz salgın konulu kitapları sizler için listeledik. İşte o kitaplar...
MAHŞER
Stephen King'ın 1978 yılında yayımlanan romanında biyolojik denemeler yapılan bir kuruluştan kaçan biri, kinsanların yüzde doksan dokuzunu yok edecek mutasyona uğramış ölümcül bir grip mikrobunu yaymaya başlar. Hayatta kalmayı başaran korku ve şaşkınlık içindeki bir avuç insan da kendilerini kurtaracak bir lider arayışı içine girer. Ve iki aday ortaya çıkar... Colorado'da bir halkevi kurmakta ısrar eden 108 yaşındaki hayırsever rahibe Abagail ve kötülükten başka bir şey düşünmeyen, kargaşadan mutlu olan şiddet yanlısı "kötü adam" Randall Flagg...
NEMESİS

Philip Roth tarafından yazılan romanda 1944 yazında, polio salgını Newark sakinlerinin, ama özellikle de çocukların hayatlarını cehenneme çevirirken, gözleri yeterince iyi görmediği için orduya alınmayan genç beden eğitimi öğretmeni Bucky Cantor, şehrin Yahudi mahallesindeki bir okulun bahçe sorumluluğunu yapmakta ve orada oynayan çocukları hastalıktan korumaya çalışmaktadır. Şehirden ve salgından uzaktaki bir yaz kampında çalışan sevgilisi Marcia’yı bir mutluluk hayali olarak hep aklında bulunduran Bucky, bu hayale bir an önce ulaşmak için acele ettiğinde, bütün hayatını değiştirecek bir seçim yaptığının farkında değildir.
SALGIN VE MADALYONUN TERS TARAFI

Reşat Nuri Güntekin'in eseri, Cumhuriyetin ilk yıllarında, Anadolu'nun bir ilçesinde geçiyor. İlçeye bağlı ama ondan uzak bir köyde tanımlanamayan bir salgın hastalık başgösterir. Bunu önceleri çok umursamayan kaymakam ve yardımcısı, koltuk kaygısına düşünce duruma müdahale etmek isterler.
VENEDİK'TE ÖLÜM

Ünlü yazar Aschenbach, yorucu ve yıpratıcı bir çalışmanın ardından, dinlenmek amacıyla Venedik’e gelir. Lüks bir otelde kalırken, genç Polonyalı Tadzio’nun olağanüstü güzelliği karşısında büyülenir. Luchino Visconti tarafından sinemaya da uyarlanan eser Thomas Mann’ın derin duyarlılığının en yalın örneğidir.
MAHŞERİN DÖRDÜNCÜ ATLISI

Andrew Nikiforuk'un yazdığı kitapta; Veba, kızıl, kızamık, çiçek gibi salgın hastalıklar ve kıtlık, kuraklık gibi felaketler tarih boyunca milyonlarca kişinin ölümüne neden olmuş, yenilmez sanılan orduları durdurmuş, toplumsal ilişkilerimizi, yakınlarımıza, sevgilimize karşı davranışlarımızı biçimlendirmiştir. Ne var ki bu kitlesel ölümler durduk yerde, kendiliğinden başlamamış, salgın hastalıklar davetsiz misafir gibi aramıza girmemiştir; mikropların "kitlesel ölümlere yol açan canavar" rolünü üstlenmeleri için insanlar ellerinden geleni yapmışlar, ölümler başladıktan sonra ise hiçbir şey yapamamışlardır. Bakteriler ve mikroplar açısından bir dünya tarihi niteliğindeki Mahşerin Dördüncü Atlısı'nda Andrew Nikiforuk, toplumsal hayatın hastalıklarla yakın ilişkisini çevreci bir bakışla inceliyor, dünyamızın en eski sakinleri olan mikro-organizmalarla barış yapmamızı öneriyor.
VEBA

Albert Camus'un en önemli yapıtlarından Veba, yalnızca çağımızın değil, tüm insanlık tarihinin ortak bir sorununa değinir: Felaketin yazgıya dönüşmesi. Camus'nün hiçbir yapıtında böyle acı bir yazgı, böylesine şiirsel bir dille ele alınmamıştır. "Veba", insanın ve ışığın şiiridir. Bu şiirde renkler alabildiğine koyu, ancak yazarın sesi o denli umut doludur. Beklenmedik bir boyuta ulaşan veba salgını tüm Oranlıları ilkin umutsuzluğa boğar, ardından Doktor Rieux, Tarron ve Grand'ın gösterdikleri dayanışma örneği, başta yetkililer olmak üzere herkese bir güç ve umut kaynağı olur.
KÖRLÜK

Jose Saramago'nun yazdığı kitapta adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen bir kentinde, arabasının direksiyonunda trafik ışığının yeşile dönmesini bekleyen bir adam ansızın kör olur. Ancak karanlıklara değil, bembeyaz bir boşluğa gömülür. Arkasından, körlük salgını bütün kente, hatta bütün ülkeye yayılır. Ne yönetim kalır ülkede, ne de düzen; bütün körler karantinaya alınır. Hayal bile edilemeyecek bir kaos, pislik, açlık ve zorbalık hüküm sürmektedir artık.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!