Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatının 13. Zirvesi, uluslararası alandaki yansımalarıyla gündemdeki yerini koruyor. Zirveye Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in katılmaması ve Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in Rusya'nın teşkilata dahil edilmesine yönelik açıklamaları tartışılırken, Dr. Barış Adıbelli gelişmeleri değerlendirdi.
“Türkiye küresel etkisi olan bir bölgesel güç”
Türk Devletleri Teşkilatının 13. Zirvesi'nin “Dilde, fikirde, işte birlik” ve “21. yüzyıl Türk asrı” temalarıyla toplandığını belirten Adıbelli, birlik kavramının Türk dünyası açısından önemine değindi.
Adıbelli, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ittihat ve ittifak vurgusuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“İttihat olmadan yani birlik olmadan ittifak olmaz. Zaten ittifakı bir ortak ülkü üzerine yaparsınız. Bir görüş üzerine yani birlikte hareket edeceğiniz bir ülkü vardır.”
Türk Devletleri Teşkilatının temelinde Gaspıralı İsmail Bey'in birlik anlayışının bulunduğunu belirten Adıbelli, Türk dünyasının yeni uluslararası düzende daha etkin bir konuma geldiğini söyledi.
“Çünkü gelmekte olan yeni bir dünya var. Bakın ufukta ışıkları belirdi. Yeni bir dünya var. Küresel Güney dediğimiz yeni bir ülkeler grubu var. Dolayısıyla Türk dünyasını oluşturan devletler aslında Küresel Güney'in de çekirdek devletleri, önemli devletleri ve çok kutuplu dünyada tabii ki Türkiye olarak biz yerimizi zaten aldık, alıyoruz.”
Türkiye'nin uluslararası konumuna da değinen Adıbelli, “Unutmayalım ki Türkiye küresel etkisi olan bir bölgesel güç. Sıradan bölgesel güç değil.” ifadelerini kullandı.
Türk Devletleri Teşkilatının da benzer şekilde bölgesel bir örgüt olmasına rağmen küresel etkiye sahip olduğunu belirtti.
“Azerbaycan yoksa Türk Devletleri Teşkilatı yıkılır”
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in zirveye katılmamasıyla ilgili tartışmalara değinen Adıbelli, Azerbaycan'ın Türk dünyasındaki tarihsel ve siyasi önemine dikkat çekti.
Adıbelli, “Azerbaycan yoksa Türk Devletleri Teşkilatı yıkılır dedi. Doğru. Çünkü Azerbaycan gerçekten çok önemli bir ülke.” sözleriyle Azerbaycan'ın teşkilat açısından taşıdığı önemi vurguladı.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik ilişkilerini değerlendiren Adıbelli, iki ülkenin birbirinin meselelerini kendi meselesi olarak gördüğünü belirtti.
“Biz Azerbaycan'ı o kadar benimsedik ki, onları o kadar kardeş görüyoruz ki biraz abarttık belki ama biz kendimiz Azerbaycan, Azerbaycan da Türkiye olarak yani arada bir Türkiye Azerbaycan diye bir ayrım yok. Hepimiz bir vücut, biriz diye gördük. Tabii bu biriz diye görürken arada bir küçük kırmızı çizgi var. Karşıdaki de egemen bir devlet.”
Karabağ zaferine de değinen Adıbelli, Türkiye'nin bu mücadeleyi yalnızca Azerbaycan'ın değil, Türk dünyasının ortak meselesi olarak gördüğünü söyledi.
“Beni bilenler bilir. Yıllarca şunu söyledim. Karabağ işgal altında olduğu sürece Türk dünyası diye bir şey yoktur dedim. Yani Karabağ işgal altında olduğu sürece çıkıp da biz Türk dünyası olarak şunu yapacağız, bunu yapacağız demenin bir anlamı yok. Ne zaman orası özgür olur? İşte gerçek anlamda Türk dünyası olur.”
Karabağ zaferinin Türkiye'de büyük sevinçle karşılandığını hatırlatan Adıbelli, Türkiye-Azerbaycan ilişkilerini bozmak isteyen çevrelerin sonuç alamayacağını savundu.
“Türkiye Azerbaycan'dan bir şey çıkmaz, onlara ekmek çıkmaz. Ancak bu işi büyütenler var sizin dediğiniz gibi.”
“Trump'ın amacı Avrasya enerji kaynaklarını ele geçirmek”
Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi sırasında ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı telefonla aramasını değerlendiren Adıbelli, görüşmenin zamanlamasına dikkat çekti.
Trump'ın daha önce de Erdoğan'la görüştüğünü hatırlatan Adıbelli, zirve öncesinde liderlerin bir araya geldiği yemek sırasında gerçekleştirilen telefon görüşmesinin siyasi mesaj taşıdığını savundu.
“Çünkü o yemekte o liderler gördü ki Sayın Cumhurbaşkanını Amerika arıyor, başarılar diliyor. Sayın Cumhurbaşkanı da liderlerin selamını iletiyor. Burada Amerika şu mesajı verdi: Ben de buradayım.”
ABD'nin Orta Asya politikalarının enerji kaynaklarıyla bağlantılı olduğunu belirten Adıbelli, Trump yönetiminin Avrasya üzerindeki hedeflerini değerlendirdi.
“Trump'ın amacı Asya falan değil. Artık eskiden Amerika başkanı Tayvan'dı, Güney Çin Denizi'ydi. Trump'ın başka bir amacı var. Avrasya'yı ele geçirmek. Avrasya enerji kaynaklarını ele geçirmek. Hazar'ı, Orta Asya'yı.”
ABD'nin yalnızca Çin'e giden enerji kaynaklarını değil, Avrupa'nın enerji tedarikini de kontrol etmek istediğini öne süren Adıbelli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Trump'ın gerçek amacı ne biliyor musunuz? Gelecekte önümüzdeki yakın günlerde Orta Asya'dan, Hazar'dan Avrupa'ya gidecek enerjiyi kontrol etmek istiyor. Esas tıpkı Rusya'nın daha önce Avrupa'ya enerji verirken bir şekilde ipleri elinde tuttuğu gibi Trump da Avrasya enerjisini ele geçirerek hem Çin'i kontrol edecek ama Çin'den önce onun için esas mesele Avrupa'yı kontrol edebilmek.”
Trump yönetiminin Ermenistan ve Azerbaycan ile ilişkilerini geliştirmesini de bu çerçevede değerlendiren Adıbelli, ABD'nin Türk Devletleri Teşkilatını Şanghay İşbirliği Örgütüne karşı dengeleyici bir yapı olarak gördüğünü ifade etti.
“Rusya'nın talebi olabilir”
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in Rusya'nın Türk Devletleri Teşkilatına katılmasına yönelik açıklamasını değerlendiren Adıbelli, teklifin Moskova'dan gelmiş olabileceğini söyledi.
Kazakistan ile Rusya arasındaki ilişkilerin Ukrayna savaşının ardından inişli çıkışlı bir dönem geçirdiğini hatırlatan Adıbelli, şu ifadeleri kullandı:
“Dolayısıyla Tokayev'in bu gönlünden geleceğini zannetmiyorum. Rusya'nın talebi olabilir. Rusya da zaten açıklamasında makul dedi. Ben de diyorum ki Macaristan nasıl gözlemci üyeyse sınırlarında milyonlarca Türk'ün yaşadığı Rusya da buyursun gelsin.”
Türk Devletleri Teşkilatının uluslararası alanda daha güçlü bir konuma gelebilmesi için büyük güçlerle ilişkilerini geliştirmesi gerektiğini belirten Adıbelli, Rusya'nın yanı sıra ABD, Çin ve Avrupa Birliği'nin de gözlemci statüsüyle teşkilatta yer alabileceğini ifade etti.
“Eğer büyümek istiyorsanız ciddi manada küresel anlamda etkili bir bölgesel ve küresel anlamda etkili bir örgüt olacaksanız Rusya'sı, Amerika'sı, Çin'i gözlemci üye olmalı. Avrupa Birliği olmalı. Böyle daha büyük oluruz.”
Büyük güçlerin teşkilatta gözlemci olarak bulunmasının Türk dünyasının sorunlarının uluslararası platformlarda gündeme getirilmesine katkı sağlayabileceğini söyleyen Adıbelli, şunları kaydetti:
“Ya düşünebiliyor musunuz? KKTC ile Rusya, Çin, Amerika, Avrupa Birliği aynı yerde gözlemci ortak. Bu büyük bir başarıdır diplomasi adına, Türk diplomasisi adına. Bizim için de iyi, Türk dünyası için de iyi.”
“Biz size abi olmaya değil kardeş olmaya geliyoruz”
Türk Devletleri Teşkilatının geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adıbelli, örgütün kurumsal gelişimini tamamladıktan sonra genişleme sürecine girebileceğini söyledi.
“Şu anda derinleşme aşamasındayız. Nedir o? Biraz daha örgüt otursun, kimliğini, kurumlarını bulsun. Her şey dört dörtlük hale gelsin. Ondan sonra da genişleme başlayacak.”
Türk dünyasını oluşturan ülkelerin kendi egemenlik hakları, mevzuatları ve siyasi kültürleri bulunduğunu hatırlatan Adıbelli, birlik anlayışının bu farklılıklar gözetilerek geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Tabii Türk dünyası deyince bir anda sanki tek bir ülkeymişiz gibi düşünmemek lazım. Her ülkenin kendi egemenliği var, mevzuatı var, siyasi kültürü var, psikolojik kültürü var. Bunlara da saygı duymak lazım.”
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin de egemenlik temelinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Adıbelli, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Çünkü Türk milletinin en büyük özelliği bağımsızlığıdır, egemenliğidir. Kardeşi de olsa kardeşinin bile o kontrolünü istemez. Ne dediler 90'lardan sonra Türk dünyasındaki devletlerimizden? Merhum Demirel bunu çok anlatır. Biz abi istemiyoruz dediler. Çünkü yıllarca Rusya bize onu yaptı Sovyetler Birliği içinde. Biz ne dedik? Biz size abi olmaya değil kardeş olmaya geliyoruz. Kardeşlik demek eşitlik demek. Denklik demek.”
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!