Yağlı balık grubunun en bilindik balıklarının başında somon balığı, uskumru ve ton balığı gelmektedir. Bu yağlı balıklar inflamasyonu azalttığı bilinmekte olan Omega-3 yağ asitleri açısından zengindir. Balıkların tüm bu faydalarından istifade edebilmek için en az haftada üç kez balık tüketmeli ve sağlıklı şekilde pişirilmelidir. Balık çeşitleri için en sağlıklı pişirme yöntemi ise fırında ya da buğulama şeklinde pişirme yöntemleridir. Eğer balık uygun ise ızgarada pişirme yöntemi de oldukça sağlıklıdır. Öneri: Balık tüketilemiyor ya da tüketme imkanı oluşturulmuyor ise balık yağı takviye edilebilir.
1-12
Antienflamatuar diyetinde tam tahıllı beslenme oldukça önem taşımaktadır. Ancak tüketilecek besinlerin tam tahıl olmasına dikkat edilmelidir. Pirinç, mısır gevreği, beyaz undan yapılmış ekmek gibi rafine edilmiş tahıllar oluşan iltihabın vücutta tutulmasına yardımcı olmaktadır. Ancak tam tahıllı besinlerde C-reaktif protein düzeyini düşürdüğü bilinmekte olan liften daha fazla miktarda bulunmaktadır.
2-12
Yapılan araştırmalara göre E vitamini “sitokin” olarak adlandırılan pro-inflamatuar moleküllerden vücudu korumaktadır. Lahana, ıspanak ve brokoli gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler yüksek miktarda E vitamini içermektedir. Ayrıca yine koyu yeşil yapraklı sebzeler demir ve kalsiyum gibi daha bir çok vitamin ve mineraller de içermektedir.
3-12
Yapılan bir çok araştırma sonucunda sarımsak, zerdeçal, zencefil ve soğanın anti-inflamatuar özellikler taşıdığı ortaya çıkmıştır. Zencefil, bağırsaklarda ortaya çıkabilecek inflamasyonu azaltmaktadır.
4-12
Zerdeçal ise inflamasyon sürecini tetikleyen ve bağışıklık sisteminizi düzenleyen bir protein olarak kabul edilen NF-kappa B’nin ekarte edilebilmesi için vücuda yardımcı olmaktadır.
5-12
Yine aynı grupta yer alan sarımsak, Nonsteroid Antienflamatuar İlaçlar (NSAİD) gibi çalışarak inflamasyona sebep olan yolları kapatmaktadır. Son olarak soğan aynı sarımsak gibi anti-inflamatuar kimyasalları içermektedir. Bu özellikleri ise zencefil, zerdeçal, soğan ve sarımsağı antienflamatuar diyetinin vazgeçilmeyecek besinleri arasında olmasını sağlamaktadır.
6-12
Antienflamatuar diyetinin Akdeniz diyeti ile olan benzerliklerinden bahsetmiştik. Akdeniz diyeti de zeytinyağı tüketimine ağırlık veren bir diyet programıdır. Elbette aynı şekilde antienflamatuar diyeti de zeytinyağı tüketimine oldukça önem vermektedir. Zeytinyağına adını vermiş olan “oleocanthal”bileşeni, anti-inflamatuar ilaçlarının vücutta oluşturduğu etkiye benzer özelliklere sahip olduğu bilinmektedir.
7-12
Kuru bakliyatlar grubundan fasulye, nohut gibi besinleri etsiz pişirerek,
8-12
Patates ve soğan dışında bol sebze ve meyve tüketilmelidir.
9-12
Süt ürünlerinin bazı durumlar karşısında “romatoid artrit” gibi iltihabik rahatsızlıkları tetiklediği düşünülmektedir. Bunun nedeni ise bazı kişilerin süt ürünlerinin içeriğinde bulunan bir protein türü olan kazeine karşı alerjilerinin olabilmesidir. Ancak bu belirtilen protein türüne karşı alerjileri olmayan kişiler için yağsız ya da az yağlı süt ürünleri tüketimi önemli ölçüde bir besin kaynağı olarak gösterilmektedir. Bununla beraber yoğurt bağırsak iltihabını azaltmaya yarayan probiyotikleri içermektedir. Bu nedenle eğer alerjik bir durum söz konusu değilse mutlaka ana öğünlerinizin yanında bir kase yoğurt ya da bir bardak ayran mutlaka bulunmalıdır.
10-12
Soya ürünlerinde “izoflavon” olarak adlandırılan östrojen benzeri bir bileşen mevcuttur ve bu bileşen vücuttaki iltihap düzeyini düşürmeye yardımcı olmaktadır. Ayrıca yine bu bileşen inflamasyonun kalp ve kemik sağlığı üzerinde oluşan olumsuz etkileri düşürdüğü de tespit edilmiştir. Bu nedenle Antienflamatuar diyetinin vazgeçilmezleri arasında yer alan soya ürünleri diyet sürecinde mutlaka tüketilmelidir.
11-12
Fındık, vücutta oluşan iltihaplanmayla mücadele edebilen ve buna yardımcı olan önemli ölçüde bir yağ kaynağıdır. Özellikle yüksek miktarda içerdiği E vitamini yanı sıra kalsiyum ve lif açısından zengin olan badem ile alfa-linolenik asit ve omega-3 asiti içeriği açısından oldukça zengin olan cevizin tüketimi de önemlidir. Bunun nedeni ise hem fıstıkta, hem fındıkta hem de badem gibi kuruyemiş çeşitlerinde inflamasyonun ortaya çıkardığı zararı onarmaya yardımcı olacak antioksidanların mevcut olmasıdır.
12-12
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!