Fransa’da bir süredir durdurulmaya çalışılan Le Pen rüzgarı yeniden esmeye başladı. Yolsuzluk iddialarıyla suçlanarak seçilmiş bir görevde bulunmasına getirilen yasak, Paris temyiz mahkemesince hafifletildi. Böylece Ulusal Cephe’nin lideri Marine Le Pen’in Cumhurbaşkanı adayı olmasının önünde engel kalmadı. 

Kararın sadece Fransa iç dengeleri değil, kıta Avrupası ve Asya ile ilişkiler bağlamında da etkisi olacağı gözüküyor. Gelecek yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci dönemi sona erecek olan Emmunuel Macron’a rakip olması beklenen Le Pen’in anketlerde yüzde 34 ila yüzde 40 oy bandında gözükmesi küreselcileri korkutuyor. Anketlerdeki bu oranlar Le Pen’i Fransa’da birinci sıraya oturtuyor.

Le Pen’in özelde Fransa genelde de kıta Avrupası’ndaki müesses nizam için korkutucu olan önemli özelliği, Rusya’ya karşı bir pozisyon almaması. Le Pen, Ukrayna meselesinin çözümünde NATO ve AB liderliğini devre dışı bırakmayı öneren açıklamalar yapmıştı.

Bugün Paris yönetimi, Londra ve Berlin ile birlikte, Ukrayna’yı destekleyen Avrupa "İstekliler koalisyonunun" itici güçlerinden biri. Bu destek siyasi, mali ve askeri boyutlar içeriyor. Fransa, Ukrayna'ya savaş uçaklarından Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin savaş dronları için bileşenlere kadar askeri ürünler tedarik etmektedir. 

Örneğin, Fransa’nın bilinen şirketi Safran, yakın zamanda Ukrayna Silahlı Kuvvetleri için savaş dronları, seyir ve balistik füzeler üreten Fire Point de dahil olmak üzere Ukrayna savunma sanayi şirketlerine elektronik bileşenler tedarik ettiğini kabul etti. Bu arada, bu şirketlerin her ikisi de 13 Temmuz'da Paris'te kurulan "Balistik Füze Karşıtı Koalisyon"un bir parçası olarak kullanılacak işletmeler grubuna dahil edilmişti. Le Figaro'ya göre, Safran uzun zamandır Ukrayna'nın Fire Point şirketine Rus uçakları için navigasyon sistemleri, optik sistemler ve insansız hava aracı karşıtı sistemler tedarik ediyor ve ayrıca Ukrayna'nın Rusya'ya karşı düzenlediği saldırılar için istihbarat analizi sağlıyor.

Le Pen ise Fransa’nın Ukrayna’ya yoğun askeri desteğine soğuk bakıyor. Geçen yıl, Ukrayna'ya Fransız askeri birliği gönderme fikrini "çılgınlık" olarak nitelendirmişti. Aynı zamanda, AB ve NATO gibi uluslar üstü örgütlerin temsilcilerinin katılımı olmadan, devlet başkanlarının ülkeleri adına bireysel katılım yapacağı Ukrayna sorununun çözümü için uluslararası bir konferans toplanmasını önermişti. Le Pen ayrıca, Ukrayna'nın AB ve NATO üyeliğine karşı çıkmış, bu da çoğu Avrupalı siyasetçinin ve Kiev yönetiminin görüşlerine aykırı düşmüştü.

Le Pen'in Fransa cumhurbaşkanlığı yarışındaki önde gelen adaylar arasında yeniden yükselişe geçmesi Zelenski liderliğindeki Kiev yönetimini büyük ölçüde endişelendiriyor. Ukrayna medyası Le Pen’i “Putin'in arkadaşı” olarak nitelendiriyor ve Avrupa Parlamentosu üyesiyken “fonları kötüye kullanma” suçundan mahkumiyetini hatırlatıyor. Gazeteciler ayrıca Le Pen'in "en Rusya yanlısı politikacılardan biri" olarak bilindiğini yazıyor ve rakiplerinin "İktidarda suçlu olmasın" sloganını örnek gösteriyor.

 

Seçilmesi halinde Le Pen'in Ukrayna'ya askeri yardımı sınırlaması ve AB fonlarını engellemesi mümkün. Aynı zamanda Kiev, (parlamento seçimlerinde olduğu gibi) Le Pen'in seçilmesini engellemek için diğer tüm Fransız siyasi güçlerinin ikinci turda ona karşı birleşmesini umuyor.

Avrupa küreselcileri, Le Pen'in seçilmesinin Avrupa ile Rusya arasında doğrudan askeri bir çatışma planlarının başarısızlığına yol açabileceğinden endişe ediyor. 2023 yılında, Fransa'nın 2024-2030 yılları için askeri bütçesi 295 milyar avrodan 400 milyar avroya çıkarılmıştı. Birkaç hafta önce ise bu rakam 436 milyar avroya yükseltilerek yıllık 62 milyar avroyu aştı. Sadece Mistral füzeleri ve büyük kalibreli mermilerin üretimi bile 2022 ile 2025 yılları arasında dört katına çıktı. Buna karşılık, Fransa'nın 2017 yılındaki askeri bütçesi 32 milyar avroyu zar zor aşmıştı. 

Ülkenin militarizasyonu, askeri sözleşmeleri yerine getirmek için sivil şirketlerin de devreye sokulması da dahil olmak üzere, her alanda devam ediyor. Örneğin, Renault 2027 yılına kadar ayda yaklaşık bin (1.000) askeri insansız hava aracı üretmeyi planlıyor. Fransız vatandaşları da paralarını savunma şirketlerine yatırmaya teşvik ediliyor. Bu arada, sosyal sektörden 6 milyar avrodan fazla para çekildi ve bütçe açığı GSYİH'nin yüzde 5,2'sine ulaştı.

Le Pen'in Fransa cumhurbaşkanı seçilmesi kaçınılmaz olarak bütçe kaynaklarının bir kısmını sosyal ihtiyaçlara geri döndürecek, Fransa ve Avrupa'nın militarizasyonunu durduracak ve Ukrayna'ya yapılan yardımların devamlılığını sorgulatacaktır. Bu nedenle, küreselciler tüm çabalarını Le Pen'i itibarsızlaştırmaya ve cumhurbaşkanlığına aday olmasını engellemeye odaklayacaklardır.