İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İsviçre’de ABD ile yürütülen müzakerelere ve Lübnan’daki son duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD tarafının tehdit içerikli söylemleri üzerine dörtlü doğrudan görüşmeleri sonlandırdıklarını açıklayan Bekayi, "Görüşmelerin devamı yalnızca arabulucular aracılığıyla mesaj alışverişi şeklinde sürdü. ABD tarafıyla hiçbir doğrudan temasta bulunmadık" dedi.
Başkent Tahran’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Sözcü İsmail Bekayi; dondurulmuş varlıkların kullanımı, Lübnan çatışmasızlık mekanizması, nükleer tesislerin denetimi ve bölgesel iş birliklerine dair açıklamalarda bulundu.
"Dondurulmuş varlıklarımızın kullanımında kısıtlama yok"
Serbest bırakılacak dondurulmuş varlıkların yalnızca ABD ürünleri satın almak için kullanılacağına yönelik iddialara değinen Bekayi, iddiaları "ilginç" olarak nitelendirerek şunları söyledi:
"Daha önce İran’ı yok etmek olarak açıklanan savaşın amacının, şimdi ABD’li çiftçileri zenginleştirmeye indirgenmiş olması ilginçtir. Genel olarak, bu fonların nasıl yönlendirileceğine dair herhangi bir kısıtlamayla karşı karşıya değiliz. Varlıklarımız tamamen ülkenin çıkarına ve faydasına olacak şekilde kullanılacaktır."
"Saldırıların durdurulması anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır"
Lübnan’da oluşturulacak "çatışmasızlık mekanizması" hakkında bilgi veren Bekayi, nisan ayındaki ateşkes mutabakatı ile 18 Haziran tarihli muhtıraya sadık kalınması gerektiğini vurguladı:
"İsrail rejiminin Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürdüğüne tanık olduk. Lübnan’daki saldırıların durdurulmasına ilişkin taahhüt, anlaşmanın ayrılmaz bir parçasıdır. Bu konuda ABD’nin taahhüdü tamamen açıktır ve İsrail rejiminin saldırgan eylemleri için hiçbir gerekçe kabul edilemez."
Bekayi; ABD, İran, arabulucular ve Lübnan hükümetinin katılımıyla kurulacak bu izleme mekanizmasının ayrıntıları üzerinde önümüzdeki günlerde çalışılmaya devam edileceğini ekledi.
"Tehditlerin ardından dörtlü toplantı yapılmadı"
Müzakerelerin gece geç saatlere kadar sürdüğü yönündeki iddiaları yalanlayan Bekayi, sürecin gerçek seyrini şu sözlerle paylaştı:
"İran, ABD ve iki arabulucunun katılımıyla gerçekleştirilen dört taraflı toplantı saat 15.00 sıralarında başladı ve yaklaşık bir buçuk saat sürdü. Verilen 30 dakikalık arada ABD yetkililerinin tehdit içeren açıklamalarıyla karşılaştık. Bu gelişmenin ardından dörtlü toplantı yeniden başlamadı. İran, doğrudan müzakerelere devam etmeme kararı aldıktan sonra sürecin geri kalanı sadece arabulucular üzerinden mesajlaşma şeklinde yürüdü."
"Zarar gören nükleer tesislerin denetlenmesi planımız yok"
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi ile bir görüşme gerçekleşmediğini belirten Bekayi, askeri saldırılarda hasar gören tesislere yönelik denetim iddialarına net bir yanıt verdi:
"Ne Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı ile bir görüşmemiz oldu ne de ABD ve İsrail rejiminin askeri saldırıları sonucu zarar gören İran nükleer tesislerinin Ajans tarafından denetlenmesine yönelik bir planımız var. Esasen bu konuda herhangi bir prosedür de bulunmamaktadır. Biz, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) kapsamındaki mevcut uygulamaları sürdüreceğiz."
"Yaptırımların kaldırılması için 60 günlük süre var"
Yaptırımların kaldırılmasına ilişkin lisansın; petrol, petrokimya ve petrol türevlerinin satışını, buna bağlı sigorta, taşımacılık ve bankacılık hizmetlerini kapsadığını belirten Bekayi, birinci ve ikinci derece tüm yaptırımların kaldırılması yönünde 60 günlük süre içinde daha fazla istişare yapılacağını söyledi. Sözcü ayrıca, İran'ın savunma ve füze kapasitesinin hiçbir şekilde müzakere masasında yer almadığını ve gelecekte de yer almayacağını vurguladı.
"Saldırılarda rol alan bölge ülkelerine ait deliller elimizde"
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarında bazı bölge ülkelerinin lojistik veya aktif destek sağladığını belirten Bekayi, sözlerini şöyle tamamladı:
"Elimizde, askeri saldırı sırasında bazı bölge ülkelerinin aktif rol oynadığını kanıtlayan yeterli delil ve belge bulunmaktadır. Bu konuyu kesinlikle bırakmayacağız; hem belgelendirme yapıyoruz hem de hak talebinde bulunacağız. Bu yasa dışı eyleme destek veren tüm taraflar uluslararası sorumluluk taşımaktadır. İran, bu konuda tüm hukuki yolları kullanacaktır."
Kaynak: İHA