TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Kongre Merkezi'nde düzenlenen 23. Dünya Kulak Burun Boğaz ve Baş Boyun Cerrahisi Kongresi'nde (IFOS 2026) yaptığı konuşmada, tıp alanındaki küresel eşitsizliklere ve Gazze'de yaşanan insani krize dikkati çekti. Kurtulmuş, Filistin'de ağır yaralanan çocukların gündeme getirilmediğini belirterek, "Dünyanın herhangi bir yerinde ampute edilmiş birisini, hem de bir İsrail askerinin reklamı üzerinden, onu gündeme getirenler, Filistin'de ayakları ve kolları kesilen binlerce, on binlerce çocuktan maalesef bahsedemiyorlar. Bu büyük utanç insanlık için, uluslararası alanda hepimiz için yeter ve artar bile." dedi.
İstanbul, uluslararası bilim dünyasının buluşma noktalarından biri
İstanbul'un tarih boyunca farklı kültürlerin, anlayışların, dillerin ve dinlerin bir arada yaşadığı önemli bir merkez olduğunu belirten Kurtulmuş, kentin aynı zamanda kültürlerin, bilimsel çalışmaların, araştırmaların ve farklı alanlardaki çabaların Doğu ile Batı arasında aktarılmasına katkı sağladığını ifade etti.
İstanbul'da 129 ülkeden 7 bini aşkın bilim insanı ve araştırmacının katılımıyla uluslararası bir kongrenin düzenlenmesinin son derece önemli olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, IFOS 2026 Kongre Başkanı Prof. Dr. Özgür Yiğit başta olmak üzere organizasyonda emeği bulunanlara teşekkür etti.
Kurtulmuş, Türkiye'nin son yıllarda uluslararası alandaki öneminin giderek arttığını belirterek, yalnızca bu yıl içerisinde dünya çapında önem taşıyan çok sayıda siyasi ve akademik etkinliğe Türkiye'nin ev sahipliği yaptığını söyledi.
Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 150. Genel Kurulu, NATO Parlamenter Asamblesi ve Antalya Diplomasi Forumu'nun yanı sıra NATO Liderler Zirvesi'nin de Ankara'da gerçekleştirildiğini hatırlatan Kurtulmuş, önümüzdeki dönemde Antalya'da COP31'in yanı sıra geniş katılımlı çeşitli toplantıların düzenleneceğini kaydetti.

Teknolojik gelişmeler tıp alanını da dönüştürüyor
Teknolojinin çok hızlı bir şekilde geliştiği bir dönemde yaşandığını belirten Kurtulmuş, bu gelişmelerden en fazla etkilenen alanlardan birinin de tıp olduğunu ifade etti.
Robotik teknolojilerden biyoteknolojiye, yapay zekadan diğer ileri teknoloji alanlarına kadar yaşanan gelişmelerin mutlaka tıp alanında da karşılık bulduğunu dile getiren Kurtulmuş, teknolojik ilerlemelerin sağlık hizmetlerine erişimdeki eşitsizlikleri de daha görünür hale getirdiğini söyledi.
Kurtulmuş, bu konuda şu değerlendirmede bulundu:
"Bir siyasetçi olarak dikkati çekmek istediğim husus, dünyadaki bu yüksek teknolojilerin gelişimiyle birlikte ortaya çıkan eşitsizliğin en fazla gayri adil görünümünün olduğu alanlardan birisi, tıp alanı olmasıdır. Bir tarafta dünyanın en büyük tıp merkezlerinde fevkalade büyük teknoloji ürünü olan alet ve edevatın kullanıldığı, imkanların ortada olduğu bir dünya, diğer tarafta da temel tıp hizmetlerinden istifade edemeyen, tam bir yoksunluk içerisinde olan milyonlarla, on milyonlarla, hatta yüz milyonlarla ifade edebileceğimiz bir insanlık alemi. Bir taraf, varlık içerisinde her türlü tıbbi müdahaleyi, henüz belki hastalık ortaya çıkmadan önleyebilme imkanına sahipken, bir diğer taraf en ağır hastalıkların dahi tedavi edilemediği bir yoksunluk içerisinde yaşamaktadır. Dünyada insanlık tarihi boyunca yaşadığımız adaletsizliklerin en çarpıcı alanlarından birisinin de tıp alanı olduğunu üzülerek ifade ediyoruz."
"Bu büyük utanç insanlık için yeter ve artar bile"
Dünyanın çok sayıda ülkesinde iç çatışmalar veya dış müdahaleler nedeniyle insanların temel sağlık hizmetlerinden dahi yararlanamadığını belirten Kurtulmuş, Gazze'deki duruma da dikkati çekti.
Kurtulmuş, "Ne yazık ki 3 yıldır insanlığın dibe vurduğu, bir soykırımın yaşandığı Gazze, tıp alanında insanlığın yaşadığı çifte standardın en hazin senaryosunun uygulandığı yerdir." dedi.
Gazze'de insanların en temel sağlık hizmetlerine dahi erişemediğini belirten Kurtulmuş, sağlık çalışanlarının ve tıbbi imkanların yaşanan yıkım nedeniyle büyük zorluklarla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Kurtulmuş, "Dünyanın en iyi doktoru olsanız neye yarar, dünyanın en iyi tıbbi imkanlarına sahip olsanız neye yarar? Bombalanan bir ameliyathanede hiçbir tıbbi araç olmadan bir çocuğa müdahale edememenin vermiş olduğu ızdırap, herhalde bir tıp insan için en büyük ızdıraptır." ifadelerini kullandı.
Gazze'deki ameliyathanelerin ve temel tıbbi bakım merkezlerinin işlevlerini yerine getiremediğini vurgulayan Kurtulmuş, Gazze'nin dünyada büyük yıkımın yaşandığı bölgelerden yalnızca biri olduğunun altını çizdi.
İsrail'in Gazze'deki uygulamalarını eleştiren Kurtulmuş, bölgenin ağır bir insanlık dramına sahne olduğunu belirterek şöyle konuştu:
"Görüyoruz ama elimizi uzatamıyoruz. Duyuyoruz ama yetişemiyoruz. Dünyanın herhangi bir yerinde ampute edilmiş birisini, hem de bir İsrail askerinin reklamı üzerinden, onu gündeme getirenler, Filistin'de ayakları ve kolları kesilen binlerce, on binlerce çocuktan maalesef bahsedemiyorlar. Bu büyük utanç insanlık için, uluslararası alanda hepimiz için yeter ve artar bile. Bunu gündeminize getirmek istiyorum."
Tıbbi etik anlayışının kapsamı genişlemeli
Tıbbi etik anlayışının artık geleneksel tıbbi etik yaklaşımının ötesine geçmesi gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, sağlık hizmetlerine ulaşamayan insanların durumunun da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kurtulmuş, "Artık tıbbi etik, yoksulluk dolayısıyla tıbbi hizmetlere ulaşamayanlara nasıl el uzatabileceğimiz üzerine de fikir yormak, baskı ve zulümler vasıtasıyla ulaşamadığımız dünyanın mağdur ve mazlum insanlarına nasıl el uzatacağımız üzerinde de düşünmemizi gerektiriyor." dedi.
Küresel sağlık sisteminde adalet vurgusu
Dünyadaki küresel sağlık yönetiminde de önemli boşlukların bulunduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, özellikle pandemi döneminde sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan sorunların küresel sağlık sisteminin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.
Kurtulmuş, "Sadece çok kısa bir müddet evvel pandemi sırasında ortaya çıkan, zengin ülkelerde bile yoksul insanlara ulaştırılamayan sağlık hizmetlerinin dünya sağlık sistemini yeniden ayarlamak, başta Dünya Sağlık Örgütü olmak üzere bütün küresel sağlık hizmetleriyle ilgili kuruluşları bu küresel adaletsizlik konusunda da harekete geçirmekten de sorumlu olduğumuzu ortaya koyuyor." değerlendirmesinde bulundu.
Kurtulmuş, uluslararası toplantıların yalnızca bilimsel gelişmelerin ele alındığı platformlar olarak kalmaması, aynı zamanda dünyada sağlık alanında yaşanan eşitsizliklerin ve hizmetlere erişimdeki adaletsizliklerin de gündeme taşınması gerektiğini ifade etti.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!