Öğretmenin Karışık İlişkisi Hayatını Kararttı
Öğretmenin karışık ilişkisi hayatını kararttı
Abd'nin florida eyaletinde 29 yaşındaki caroline lawson adlı öğretmen 17 yaşındaki öğrencisiyle birlikte olduğu için tutuklandı.
Öğretmen tampa'daki evinde 17 yaşındaki öğrencisiyle birlikte oldu.
Yetkililer şimdi, caroline lawson'ın kimliği verilmeyen kişiyle yazıştığı ve ilişkisini de o yazışmalarda itiraf ettiği mesajlaşmalarını araştırıyor.
Mesajlaşmalar ise şu şekilde; lawson; "...'yı bir öğrenciyle aldattım"
Kimliği verilmeyen kişi; "aldattım derken birlikte oldum mu demek istiyorsun?" lawson; "evet"
İşte o öğretmen...
Lawson, cuma günü görevinden istifa ettikten kısa süre sonra evinde tutuklanmıştı.
Reşit olmayan bir kişiyle beraber olmakla suçlanan lawson için 30 bin dolar kefalet talep edildi.
Etkili öğretmen nasıl olur?
İdeal öğretmen, iyi öğretmen gibi bir tanımlama yapmak çoğu zaman pek gerçekçi değildir. ayrıca, bir öğretmenin iyi olup olmadığını belirleyen çok sayıda faktör var. sınıftaki öğrencilerin yapısı, velilerin özellikleri ve beklentileri ideal öğretmen tanımlamasını değiştirir.
Hareketli çocukların olduğu bir sınıf için ideal öğretmen ile daha az hareketli sınıf için ideal öğretmen farklıdır. benzer özelliklere sahip çocukların olduğu bir sınıf ile farklı özelliklere sahip çocukların olduğu sınıf için ideal öğretmen yapıları farklıdır.
Dolayısıyla böyle bir tanımlama yapmak çoğu zaman zor ve hatta belki de anlamsız. ancak, yine de hangi tür sınıf, öğrenci ve veli özellikleri olursa olsun belirli çerçeveler çizmek de mümkün. sonuçta, eğitim alanında yapılan araştırmalar, bazı öğretmen özelliklerinin eğitim süreçlerini yönetmede daha etkili olduğunu ortaya koyuyor.
Elbette, her çocuk iyi bir öğretmeni hak eder. o halde, iyi ya da etkili bir öğretmenin hangi temel özellikleri taşıdığını bilmek önemli. buna bağlı olarak, genel çerçevede tanımlanabilecek ideal ve etkili öğretmenin özelliğini şöyle sıralayabiliriz.
Öğretmenin, öğretmek durumunda olduğu konularla ilgili bilgi birikiminin zengin olması gerekir. öğrencilerine öğreteceğinden çok daha fazlasını bilmeli. günümüzde, öğrencilerin konuları öğrenebileceği pek çok farklı kaynak bulunuyor. öğretmenin öğretebileceğinden çok daha fazlasını bu kaynaklardan öğrenme imkanına sahip.
Bu kaynaklardan yararlanan bazı öğrenciler, ilgi alanına giren konularda öylesine derinleşmiş bilgiye sahip oluyor ki, sorduğu sorularla öğretmenini şaşırtabiliyor. öğretmen, bilgi derinliği ve zenginliği ile öğrencisini heyecanlandırıp meraklandıramazsa o sınıfta kaliteli bir öğrenme ortamı sağlaması mümkün değildir.
Beyin, kendisini düşünmeye zorlayan şeyleri sever. cevabı bilinmeyen, çelişkili görünen, o güne kadar hiç akla gelmeyen türden bilgilendirmeler ve sorular beyin açısından ilgi çekicidir. buna bağlı olarak, öğretmenin gerek aktardığı şaşırtıcı bilgiler gerek sorduğu ilginç sorular öğrencilerin o konuya dikkatini yöneltmesi ve ilgi duymasını sağlar.
Öğretmenler, hangi konuyu öğrencilerine aktarıyorsa, o konunun ilgi çekici, şaşırtıcı ve az bilinen yönlerini ortaya koymalı. soracağı sorularla da gerçekten öğrencinin merak duygusunu ve düşünme ihtiyacını harekete geçirebilmeli. bu tür uygulamalar, öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini de daha fazla geliştirir.
Bir öğrencinin kendini ortaya koyabilmesi için olumlu bir duygusal ortama, cesaretlendirilmeye, heyecan duymaya ihtiyacı vardır. öğretmenler, tüm öğrencilerine mutlaka başarı duygusu tattırmalı. onların yapamayacaklarından çok yapabileceklerine odaklanmalı. yaptıklarına mutlaka olumlu geribildirimler vermeli. en küçük bir başarısını bile görmezden gelmemeli, hatta arkadaşlarının da görmesini sağlamalı.
Sınıf, yoğun ilişki ve iletişimlerden oluşan sosyal bir ortamdır. bu ortamda bir yanıyla düzeni sağlamak, diğer yanıyla da iyi bir öğrenme ortamı sağlamak kolay değil. öğretmenler çoğu zaman, bu iki sosyal dinamiğin arasında sıkışıp kalır. gerçekten de oldukça ince bir sınır ve dengeyi korumak zorundadırlar.
Bu zorluk, bazen öğretmenlerin otorite kaygısı taşımasına neden olmakta ve özellikle sınıf ortamındaki çok keyifli ve eğlenceli olabilecek esprili anlar kaçırılmaktadır. öğretmenlerin espri algısının sınırları daraldıkça ilişkiler doğallığını ve insaniliğini de kaybeder. mekanikleşmiş ilişkilerin ise kimseye bir yararı yoktur. öğretmenler, yeri geldiğinde espri yapmaktan kaçınmamalı ya da öğrencinin yaptığı güzel bir espriyi kaçırmamalı. gülümseyen öğretmen ve öğrencilerin olduğu ortamlarda gülümseyen ilişkiler yaşanacaktır. hatta iyi bir espri anlayışına sahip öğretmenlerin sınıf içi otorite sorunları da daha az olur.
GİRİŞ:
25 Kasım 2017 - 15:15
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!