Kütahya’da Mustafa Arslan’ın yaklaşık 25 yıl önce cep saati merakıyla başlayan tutkusu, zamanla Osmanlı döneminden günümüze uzanan farklı türdeki saatleri içeren özel bir koleksiyona dönüştü. Arslan, koleksiyonunda yer alan cep, masa ve duvar saatleriyle dikkat çekiyor.
Arslan, saatlere olan ilgisinin başlangıcını cep saatleriyle tanımlayarak, "Benim bu özel zevkim cep saati hastalığından başladı. İş büyüdü. Bütün saatlere karşı ilgim var," diyor. İlk başlarda kol saatlerine de ilgi duyan Arslan, zamanla otomatik saatlere yöneldiğini, ancak cep telefonlarının yaygınlaşmasıyla saat kullanımının değiştiğini belirtirken, bu durumun kendisinin saatlere olan tutkusunu değiştirmediğini vurguluyor.
Osmanlı dönemi saatleri ön planda
Koleksiyonunda özellikle Osmanlı dönemine ait saatlere özel bir yer ayıran Arslan, bu saatlerin gümüş ve altın kaplama olanlarını sergiliyor. 1950 ve 1960’lı yıllara ait farklı türdeki kadın ve erkek saatlerinin de koleksiyonun önemli parçaları arasında olduğunu ifade eden Arslan, geçmişte insanların zamanı takip etmek için kullandıkları bu saatlerin, günlük yaşamın önemli bir parçası olduğunu dile getiriyor.
Sergi alanında ilgi artıyor
Mustafa Arslan, sadece kendi evinde sergilemekle kalmayıp, halka da görsel bir deneyim sunmak istediğini vurguluyor. Evinde saklayacak yer kalmadığı için koleksiyonunu sergileme kararı aldığını belirten Arslan, "Amacım bunları sergilemek ve insanlara anlatmak. Hep kendimiz bakmakla olmuyor. Bir yere kapatıyoruz, evde koyacak yer de kalmadı," diye ekliyor.
Sergi alanına gelen vatandaşlar, Arslan’a saatler hakkında sorular yöneltiyor. Bu sayede Arslan, bildiği konularda bilgi verirken, diğer koleksiyonculardan da yeni ayrıntılar öğreniyor. Arslan, koleksiyonuna yalnızca vatandaşların değil, konuyla ilgilenen diğer koleksiyoncuların da ilgi gösterdiğini ifade ederek, farklı koleksiyoncularla bilgi alışverişinde bulunduğunu belirtiyor.
Arslan, koleksiyonundaki saatleri elinden çıkarmaya sıcak bakmadığını, ama zaman zaman takas yaptığını veya isteyenlere verdiğini dile getiriyor. Ticari kazanç amacı gütmeden, bu uğraşı bir hobi ve kişisel merak olarak sürdürdüğünü belirtiyor.
Bir hastalık gibi tanımladığı saat koleksiyonu, Arslan için vazgeçilemeyecek bir tutku haline gelmiş durumda. Arslan, geçmişte ulaşamadığı saatleri koleksiyonuna kazandırarak, farklı dönemlerdeki saatleri gelecek nesillere sergilemeyi amaçlıyor.

MUSTAFA ARSLAN'IN YAKLAŞIK 25 YIL ÖNCE CEP SAATİ MERAKIYLA BAŞLAYAN TUTKUSU, ZAMANLA OSMANLI DÖNEMİNDEN GÜNÜMÜZE FARKLI DÖNEMLERE AİT CEP, MASA VE DUVAR SAATLERİNİ BİR ARAYA GETİRDİĞİ ÖZEL BİR KOLEKSİYONA DÖNÜŞTÜ.
Henüz yorum yapılmamış
Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!