Haber365
  • Gündem
  • Yazarlar
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kültür ve Sanat

Haberler

  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kadın
  • Teknoloji
  • Kültür ve Sanat
  • Seyahat
  • Eğitim
  • Tercih Rehberi
  • Otomobil
  • Emlak
  • Sosyo
Yazarlar Foto Galeriler Videolar Piyasa Ekranı Son Dakika Hava Durumu

Foto Galeriler

Tümü
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Sağlık Teknoloji Kadın Kültür ve Sanat Seyahat Eğitim Tercih Rehberi Otomobil Emlak Sosyo Ropörtaj

Video Haberler

Tümü
Haber Magazin TV - Sinema Spor Teknoloji Eğlence

Kurumsal

  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Reklam
  • İletişim
  • Anasayfa
  • Galeri

Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri

Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri

Kullandığımız tarihi deyimlerin hikayeleri

Deyimleri günlük hayatta neredeyse her gün kullanıyoruz. peki bu deyimlerin nereden geldiği hakkında fikriniz var mı?

Deyimler, hayatımızın hemen hemen her alanında kullandığımız ifade biçimleri olarak varlık gösterirler. bir tür tanım gibi duran çoğu deyim, kalıp olarak birbirinin benzeri olaylar karşısında yaşanan olayları ifade eder ya da tanımlar. söz konusu deyimlerin elbette ki bir geçmişi, tarihi vardır. istanbul üniversitesi edebiyat fakültesi öğretim görevlisi çilem tercüman tarafından “istanbul’un 100 deyimi” adıyla derlenen kitap, istanbul büyükşehir belediyesi kültür aş. tarafından yayımlandı. kitap, günümüzde kullanmaya devam ettiğimiz pek çok deyimin hikayesini ele alarak ilerliyor.

Ateş pahası

Dönemin padişahı kanuni sultan süleyman, yanındaki maiyetiyle birlikte halkalı’da ava çıkar. fakat hava birden bozar ve sağanak yağış başlar. padişahla adamları mecburen karşılarına çıkan ilk eve sığınmak zorunda kalırlar. ev sahibi ocakta bir ateş yakar ve böylece padişah elbiselerini kurutur. elbette evin sahibi bu misafirlerin kimler olduğunu bilmemektedir. padişah, bu durum karşısında yanındakilere dönerek; “şu ateş bin altın eder” der. havanın iyice bozması neticesinde padişah ve adamları geceyi orada geçirmeye karar verirler. ev sahibi misafirlerinin oldukça zengin kişiler olduğunu düşünür ve sabah evden ayrılırken borcunu soran padişaha “bin bir altın” cevabını verir. ateşin değerini padişahın biçtiğini, konaklamanın ise bir altın değerinde olduğunu ayrıca belirtir. ‘ateş pahası’ deyiminin de bu olay neticesinde ortaya çıktığı söylenmektedir.

Ağzınla kuş tutsan nafile

Günlük hayatta sıkça kullandığımız bu deyimin kökeni osmanlı dönemine kadar uzanıyor. fransa’yla iyi ilişkilerin kurulduğu bir dönemde istanbul’a gelen fransa elçisi, topkapı sarayı’nda padişahın huzuruna kabul edilmeyi beklediği sırada işinin acele olduğunu, bir an önce padişahla görüştürülmesi gerektiğini söyleyince şu cevabı alır: “şevketli padişahımız bugün çok hiddetli. biraz önce külahından tavşanlar çıkaran, alev alev yanan çubukları ağzında söndüren, havaya uçurduğu kuşu birkaç sözüyle geri döndürüp ağzıyla ayaklarından yakalayan hünerli bir hokkabazı dahi huzurundan kovdu. senin anlayacağın, ağzınla kuş tutsan nafile, ama yine de büyük bir hünerin varsa söyle, zat-ı şahaneye arz edeyim.”

Çarşamba pazarına dönmek

Yine osmanlı dönemlerine kadar uzanan bu deyim, fatih camisi avlusunun duvarından yavuz selim’e kadar uzanan bir alana kurulan kalabalık ve büyük çarşamba pazarlarından gelmektedir. kargaşayı ve düzensizliği ifade etmekte kullanılan bu deyimi de günlük hayatımızda sık sık kullanmaktayız.

Balık kavağa çıkınca

İstanbul boğazı’nın karadeniz’e açılan kısmındaki rumeli kavağı ile anadolu kavağı’nda rüzgarlı havalarda balık avlamanın bir hayli zor olduğu bilinir. bu nedende balığın bol ve fiyatının da uygun olduğu zamanlarda şehirde tutulan balıkların kavaklar’a kadar götürüldüğü söylenmektedir. bunun dışında kalan zamanlarda uygun fiyata balık almak isteyen vatandaşlara satıcıların verdiği cevap “o sizin dediğiniz ücret, balık kavağa çıkınca olur” şeklindedir. satıcıların verdiği cevap zamanla dilimize yerleşmiş ve deyim halini almıştır.

Dingo’nun ahırı

İstanbul’daki şehir içi ulaşımının atlı tramvaylarla sağlandığı dönemlere dayanan deyimin hikayesi de bir hayli ilginç. şişhane’nin dik yokuşunu çıkmakta zorlanan atlı tramvaylara destek için ek atlar kullanılırmış. destek için eklenen atlar ise taksim’de bulunan dingo isimli ermeni bir vatandaşın ahırında dinlendirilir, oradan yeniden azapkapı’ya götürülürmüş. gün içinde ahıra sık sık girip çıkan atlardan dolayı bu deyimin doğduğu söylenmektedir ve günümüzde sık sık kullanılmaktadır.

Başında kavak yeli esmek

Sorumsuz ve kendi zevkleri uğruna işler yapan gençler için söylenen deyim ise aslında anadolu ve rumeli kavaklarının şiddetli rüzgarları üzerine söylenmiştir. zamanla kişilerin karakter yapılarının tarifinde ve özellikle de gençlik dönemlerinde karşılarına çıkan bu deyimi de sıkça kullanmaktayız.

Dolap çevirmek

Haremlik ile selamlık arasındaki iletişimin sağlandığı dolaplar, eski konaklarda bulunurmuş. söz konusu dolaplar haremlik-selamlık bölmesinin arasında, ağaçtan, silindirik, alt ve üst kısımlarından bir mil ile tutturularak çevrilen dolaplar şeklindeymiş. birbirine ilgi duyan ev sahiplerinin durumdan haberdar olmasını istemeyen konak görevlileri, bu dolay yardımıyla haberleşirlermiş. yani tamamen gizli yapılan bu iş, aslında ‘dolap çevirmek’ deyimini tam anlamıyla karşılıyor diyebiliriz.

Gözden sürmeyi çekmek

Kasımpaşa’da bulunan haliç tersanesi’nde özel bölmelere ‘göz’ adı verilirmiş. bu bölmelerde saklanan ‘sürme’ adı verilen keresteler, zaman zaman marifetli hırsızlar tarafından çalınırmış. günümüzde pek çok durum karşısında kullanılmaya devam edilen bu deyimin temeli, hırsızlık yapan kimselere dayanıyor.

Marmara çırası gibi tutuşmak

Eski dönemlerde ocakları ya da sobaları tutuşturmak için çıralar kullanılırmış. marmara adası’ndan toplanan reçinesi bol çıralar, diğer çıralara göre çok daha güçlü yanıyormuş ve çabuk tutuşuyormuş. aniden öfkelenip sinirlenen insanlar için kullanılan bu deyim, pek çok deyim gibi günümüzde de halen daha kullanılmaya devam etmektedir.

Eşref saati

Osmanlı döneminde önemli bir olayın müjdeleneceği zamanların eşref saatlerine, yani uğurlu vakitlere denk getirilmesine özen gösterilirmiş. saray halkından sokaktaki insanlara kadar herkes buna inanır, özen göstermeye gayret edermiş. söz konusu olayın ya da işin açıklanacağı zamanlarda müneccime başvurulur, onun yönlendirdiği ya da uygun gördüğü bir vakitte gerekenler yapılırmış.

Kabak tadı vermek

Dönemin padişahı fatih sultan mehmet tarafından yaptırılan medresedeki öğrenciler, aynı zamanda yemeklerini de medresenin aşevinde yerlermiş.

Özellikle cuma günleri zenginleşen sofraları, kabak mevsiminin gelmesiyle birlikte değişim gösterir ve türlü türlü kabak yemeği çıkarmış. bunun üzerine söylenen ‘kabak tadı verdi’ deyimi de günümüzde hala kullanılıyor.

İki dirhem bir çekirdek

Özellikle eski istanbul’da şık giyinen kimseler için kullanılan bu deyim, günümüzde de aynı şekilde anlamını yitirmeden kullanılmaya devam etmektedir.

GİRİŞ: 14 Şubat 2018 - 16:00


Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 1-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 2-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 3-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 4-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 5-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 6-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 7-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 8-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 9-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 10-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 11-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 12-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 13-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 14-15
Kullandığımız Tarihi Deyimlerin Hikayeleri 15-15

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!

İLGİLİ HABERLER

Konserde facia gibi kaza: Ünlü şarkıcı hayranının üzerine atladı, genç kız felç...

Kenan İmirzalıoğlu gülme krizine girdi: O sesi duyunca kendini tutamadı! ''Kusur...

Bilim dünyasını şaşkına çeviren olay: Mağarada bulduklarına inanamadılar! 75 bin...

Titanik'in en zengin adamının cesedinde bulunan saat, rekor fiyata satıldı!

TREND GALERİLER

Perseid meteor yağmuru Türkiye'yi büyüledi: Geceye damga vuran kareler

Hititlerden beri kullanılan tuz mağarası kültür ve sanatın yeni adresi oldu

Lozan Barış Antlaşması 103 yaşında

Durumu Olmayan Vatandaşlara Aylık 100 Liraya Kiralık Ev Müjdesi

ABD'li Bilim Uzmanları Açıkladı, Ömrü Uzatıyor!

ABD'deki Yemin Törenine Kıyafetlerin Renk Tercihleri Damga Vurdu!

Haberler

  • Haberler
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Yaşam
  • Sağlık
  • Kadın
  • Teknoloji
  • Kültür ve Sanat
  • Seyahat
  • Eğitim
  • Tercih Rehberi
  • Otomobil
  • Emlak
  • Sosyo

SAYFALAR

  • Yazarlar
  • Son Dakika
  • Günün Haberleri
  • Piyasa Ekranı
  • Canlı Borsa
  • Döviz
  • Altın
  • Gram Altın
  • Kripto Para
  • Endeksler
  • Hisse
  • RSS
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Dünya
  • Spor
  • Magazin
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Kadın
  • Kültür ve Sanat
  • Seyahat
  • Eğitim
  • Tercih Rehberi
  • Otomobil
  • Emlak
  • Sosyo
  • Ropörtaj
  • Haber
  • Magazin
  • TV - Sinema
  • Spor
  • Teknoloji
  • Eğlence

KURUMSAL

  • Künye
  • Gizlilik Politikası
  • KVKK
  • Reklam
  • İletişim

Haber365

2026 Haber365

Haberler, Son Dakika Haberler, Güncel Haberler, Son Dakika, Haber, Gündem, Ekonomi, Spor ve Tüm Kategorilerde En Son Haberler Haber365'de, Haber365.com'da.